Öğretmen 'daha fazla kadro' istiyor
1 Kasım seçimleri öncesinde en büyük vaatlerden biri sayıları 300 bini aşan öğretmen adaylarına verilen “atama” sözü oldu. Seçim kampanyaları sırasında Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da, Başbakan Ahmet Davutoğlu da önümüzdeki şubat ayında 30 bin öğretmenin atanacağını dile getirdi.
Bu sözün tutulmasını isteyen öğretmenler ise “daha fazla kadro” talep ediyor. Üstelik her branşın öğretmeni, kendilerine ayrılacak kadronun yetersiz olacağını şimdiden dile getirmeye başladı.
“Daha fazla kadro” taleplerinden biri de elektrik öğretmenlerinden geliyor. Öğretmenler “Meslek lisesi memleket meselesi” sloganıyla yürütülen kampanyalara atıfta bulunarak meslek liselerine yapılan atamaların öğretmen açığını karşılamaktan uzak olduğunu söylüyor. Öğretmenler geçtiğimiz eylül ayında 297 atama yapılması gerekirken yalnızca 49 kadronun tahsis edildiğini hatırlatarak “Elektrik öğretmenlerinin eylül atamasında taban puanları 83.45 ile kapandı. Ne kadar yüksek puan alsak da kadro verilmediği için atanma şansımız olmuyor” diyor.
Öğretmenlerin bir başka talebi ise eğitim fakültesi mezunlarına atamada ayrıcalık tanınması yönünde. Pedagojik formasyon alarak öğretmen olma hakkı kazananlar ile eğitim fakültesi mezunlarının “eşit” tutulmasına karşı çıkıyor ve kota getirilmesini istiyorlar.
Bir yandan sayıları sürekli artan eğitim fakülteleri her yıl 40 binin üzerinde mezun verilirken, bir yandan da pedagojik formasyonla öğretmen olma hakkının her fakülte mezununa tanınması, atanamayan öğretmenler ordusunu her yıl devleştiriyor. Bu gerçek de öğretmenin atanma çilesinin yakın gelecekte son bulacağını göstermiyor.
Geçtiğimiz günlerde British Council Türkiye ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) “Yükseköğretim Kurumlarında İngilizce - Bir Durum Analizi” raporunu açıkladı. Bu raporu hazırlamak için iki kurum yükseköğretim kurumlarında dersleri gözlemledi, öğrenci ve akademisyenlerle görüşme yaptı.
“Türkiye’de İngilizce eğitiminin neden başarısız olduğu” sorusunun yanıtı arandı.
Çünkü bir öğrenci öğrenimi boyunca bin saatten fazla ders almasına rağmen üniversiteden mezun olduğunda bile İngilizce konuşamıyor, okuyamıyor, yazamıyor ve anlamıyordu.
Uluslararası yeterlilik testlerinde de sonuçlar ortada. Son olarak Education First (EF) 70 ülkenin yeterliliğini ölçtü. Türkiye 50. sırada çıktı.
Müfredat “sıkıcı” olmaktan çıkmadığı sürece bizim çocukların İngilizce öğrenmesi de zor görünüyor.
- Yüzdelik dilimlerinizi nasıl kullanacaksınız?7 yıl önce
- Kendi kayıt alanından tercih yapan avantajlı olacak7 yıl önce
- Yerel yerleştirmeye katılmayana 'sınavlı' tercih yok7 yıl önce
- 1.2 milyon öğrenci için 'lise tercih' maratonu başlıyor7 yıl önce
- 31 Temmuz'da sınav sonuçları açıklanacak7 yıl önce
- 15 dakika kuralı var, 1 saat önce sınav yerinizde olun7 yıl önce
- Acele etmeyin, işlem hatası yapmayın Adaylar en basit sorularda hata yapıyor7 yıl önce
- Önyargılı olmayın, 1 soru ile binlerce sıra atlayın7 yıl önce
- TYT için adres ALES soruları gösteriliyor7 yıl önce
- Zorunluluk varsa istemedikleri liseye gidecekler7 yıl önce