Cama gönül vermek
BİR SERÜVEN, BİR ÇOCUKLUK DÜŞÜ
Tekstil alanında çalışan bir işadamıyken, çocukluğundan itibaren gönül verdiği cama yönelir Yılmaz Bey. Önceleri sadece öğrenmek amacıyla hafta sonları katıldığı eğitimlerin ardından, çok büyük bir projeyi gerçekleştirmek üzere yola koyulur. Cam firmalarının bile üstlenmediği bir sorumlulukla hareket ederek Türkiye'de cam sanatını tanıtıp sanatçılar yetiştiren bir kurumu Riva'da hayata geçirir. 2002'de kurulan bu mekânda, açılışından bugüne cam sanatını Türkiye'de de tanıtmak ve sevdirmek için çeşitli etkinlikler ve eğitim programları düzenleniyor. Türkiye'de de diyorum çünkü dünyada cam sanatına ilgi zaten oldukça yoğun. Bizde ise ne yazık ki cam sanatı yeterince tanınmıyor. Oysa bu inorganik malzeme, bilindiği ve sindirildiği ölçüde çağdaş sanatın unsurlarından biri haline pekala gelebilir.
Lino Tagliapietra, Pino Cherci, Scott Chaseling, Jeff Bonnard gibi çok önemli cam sanatçıları ve ustalarının Türkiye'ye gelmesi ve canlı performanslarının sanatseverle paylaşılması da gene bu kurum sayesinde olur. Kısa bir sürede burası, dünya cam sanatı ortamında önemli bir merkez haline gelmeye başlar. İlk açıldığında sadece altı öğrenciyle yola koyulan Cam Ocağı'nda bugün dokuz ayrı branşta düzenlenen workshop'lara ABD'den, Avrupa'dan, Güney Afrika'dan ve Suriye, Japonya, Abu Dhabi gibi 48 ülkeden öğrenci ve 20 ülkeden eğitmen katılıyor. Okullar da davet ediliyor buraya ve yılda yaklaşık 30-35 bin kişi tarafından ziyaret ediliyor. En önemli hedefleri arasında bir cam müzesi ve taşınabilir cam ocağı projesi de olduğunu söyleyen Yalçınkaya, bu konuda üniversitelerin ve büyük şirketlerin desteklerini beklediklerini belirtiyor. Eylül ayında gerçekleşecek olan "Cam Ocağı Ege'de" sergisiyle ise yaklaşık 25 Türk cam sanatçısı ile 15 yabancı cam ustasının eserleri İzmir AKM'de yan yana gelecek. Cam sanatı, Cam Ocağı'nın sınırlarının dışına çıkacak.
CAM OCAĞI
Atölyelerin yanı sıra bir kütüphane, mağaza, misafirhane, konferans salonu ve geleneksel nazar boncuğu fırınının yer aldığı Nazarköy'ü de bünyesinde barındıran dört dörtlük bir kompleks Cam Ocağı. Cam sevenlerin ve cama yakın duruşu olan herkesin çok iyi bildiği bu mekânın her köşesinde Yılmaz Yalçınkaya'nın cam sevdası kendini hissettiriyor.