Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BENİ Sanat Limanı'na sürükleyen 'İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali'nin bitişine az bir zaman kalışıydı. Gezebilecek vakti nasıl olsa bulurum diyerek hafızama, hatta ajandama not ettiğim onca etkinliği göremeden, bitişine hayıflanırım çoğu kez. Ama bu bienalin benim için anlamı çok büyük; keza 12 yaşındaki oğlum Memo'nun da çalışmaları burada yer alıyor. Kaçırmak olmaz...

        YENİ NESİLDE HAYAT VAR!

        Türkiye'nin ilk çocuk bienali için seçilen tema "Değişiyorum farkında mısın?" her çocuğun yetişkinlerle iletişiminde farklı yollarla ifadelendirmeye çabalayıp durduğu bir olgu değil midir? Bu samimi konsept etrafında çeşitli disiplinlerle sunulan yüzlerce çalışmayı gördüğümde ilk hissettiğim duygu şaşkınlık oldu. Aslında ne seviyede üretimlerin beni beklediğinden pek de emin değildim. Kendi jenerasyonumun çocukluk döneminin sanatla olan kısır ilişkisi geldi aklıma. Ama artık globalleşmiş dünyanın tüm dinamizmine ayak uydurabilen, zehir gibi bir nesil var karşımızda. Çocuklarımızın, gençlerimizin ve onların özellikle de çağdaş sanatın her türlü ifade platformunda yaratıcılıklarını zekalarıyla birleştirebildikleri çalışmaları gerçekten de etkileyiciydi. Hisar Okulu öğrencisi oğlum Memo ise Gonca Sezer atölyesinde gerçekleştirdiği çalışmasında "Kopya çekmek sanattır' demiş. Bahsedilecek daha çok iş var aslında. Burada, etkinliğe katılan tüm küçük sanatçılara teker teker değinemesem de hepsini tebrik ediyorum. 25 Aralık'ta sona erecek bu özel bienale keşke siz de vakit ayırıp gidebilseniz. Çünkü bu etkinliği gezdikten sonra geleceğe daha umut dolu bakacaksınız...

        SUUDİ ARABİSTAN'DAN ÇAĞDAŞ SANAT

        Karaköy'e kadar gelmiş, Antrepo'ya girmişken Sanat Limanı'nın giriş katında sergilenen 'Edge of Arabia: Transition/Geçit' adlı gezici sergiyi görmenizi de öneririm. Sanat Limanı'nın oldukça karmaşık sergileme alanlarına inat burası düzenleme ve bölümleriyle, kurgusu ve metinleriyle, görsel ve düşünsel boyutlarıyla tatminkâr bir sunum gerçekleştiriyor. 22 Suudi Arabistanlı sanatçı, tüm özgünlükleri ve çeşitlilikleriyle burada bir araya gelmişler. Bu bölgenin çağdaş sanatına keskin bir ışık tutmayı başaran sergi "Ben'in Yüzyılı", "Yalnız Dua", "Video Sanatının Doğuşu", "Tüketim Krallığı" ve 'Elçilere Mesajlar" adlı beş tematik bölümden meydana geliyor.

        Sanatçılar kimlik ve inancın merkez eksenleri etrafında, teknoloji, tüketim kültürü ve küreselleşen bilgi çağının etkisine uyum sağlama çabalarını "Geçit"te gözler önüne seriyorlar. Bu sergide yer alan çalışmalara eşlik eden çarpıcı metinler ve tüm alana yayılan ürpertici Arapça ezgiler de yaşanan bu sergi tecrübesini yüksek bir seviyeye taşıyor. Manal Al-Dowayan fotoğrafları eşliğinde şöyle diyor: "...söz verdiği mutluluğun özlemiyle ona yönelirler. Şehir nefes aldıkça boğulmanın kaçınılmaz olduğunu bilemezler".

        Londra, Berlin, Venedik, Dubai ve Riyad'ın ardından şimdi de İstanbul'da sergilenen "Geçit", bu bölgenin çağdaş sanatıyla tanışmak için iyi bir fırsat.

        Diğer Yazılar