Barış Sarıbaş
GEÇTİĞİMİZ haziran çıktığım New York seyahatinde Chelsea galerileri arasında dolaşırken, STUX'ta "Barakat: The Gift" adlı sergiyi de gezebilmiştim. Doğu sanatının özgün temsilcilerinin yer aldığı bu sergide, dokuz sanatçıyı yan yana getiren İtalyan küratör Gaia Serena Simionati nin seçkisinde Türkiye'den de bir isim, Barış Sarıbaş vardı. Barış şu günlerde ise Olcay Art'ta.
'MO(VE)MENT'
STUX'ta savaş uçaklarının merkezde olduğu tuvalleri sergilenen Barış, bu uçaklarla aslında savaş karşıtı tutumunu, anti-emperyalist bir duruşla görselleştiriyordu. Yaşamları yerle bir eden bombardımanlar, onun resimlerinde insanların içine düştüğü geriye doğru ilerlemenin birer sembolü haline gelmekteydi.
Olcay Art ta ise en son ürettiği büyük boy tuvalleri var karşımızda. Üç ayrı seriden farklı kompozisyonlarını "Mo(ve)ment" başlıklı sergisinde bir araya getirirken, soyut atmosferdeki seyahat balonlarını, fotoğraf çeken insanları ve kelebekleri konu ediniyor çalışmalarında. Doğaya ait öğeler hemen her işin içine farklı görsellik içeren türevleriyle dahil oluyorlar; kimi zaman kelebeklerde olduğu gibi ön plana çıkıyor, kimi zaman da figürü çevreleyen mekânsal bir yapıya bürünüyorlar. Geçmişte savaş konusunu ele aldığı resimlerinde, karmaşadan uzak bir atmosfer yaratma yolunu seçen sanatçı, yeni tuvallerinde yansıttığı figür anlayışını, postmodern yaşantının kaotik yapısından çekip çıkardığı bireyin tekilliğine odaklanarak ortaya koyuyor.
'AN'I DONDURMA ÇABASI
Barış'ın figürleri, yaşantısını hafızasına kaydetmek yerine teknoloji çağının yadsınamaz gereçlerinden fotoğraf makinasine hapsetmeyi yeğliyor. Aslında sanatçı, 2004'te kurgulamaya başladığı ancak şimdiye kadar yapmaya cesaret edemediği "fotoğraf çeken" figürleriyle artık sıkça karşılaşacağımıza dair ipuçları veriyor bu yeni serisinde. Fotoğraf çekmenin onun için trajik bir eylem olduğunu belirtirken, kısacık yaşamını
ondurma çabasındaki insanın acizliğini de yansıtıyor bu resimlerinde. Ölümlü insanoğlunun, yaşamını sonsuzlaştırma gayretine ironik bir dille yaklaşırken, kamerasını izleyiciye yönelten figürleriyle, adeta onlara da bu durumun çelişkisini sorgulatıyor.