'Kristal Şehir'
Son zamanlarda Tophane’ye gelip Firuzağa Mahallesi’nden yukarıya doğru çıktıysanız, Mars’ın vitrinindeki “Kristal Şehir” adlı sergide sunulan paramparça aynalı işle çoktan karşılaşmışsınızdır. Claudia von Funcke, İstanbul’un parçalı ve tekinsiz yapısını, şehrin sokaklarından topladığı kullanılmış aynalardan meydana getirdiği “Yönsüzler” adlı düzenlemesi aracılığıyla aktarıyor izleyicilere. Sanatçı misinalarla tavandan sallandırılan kırık aynalarla, deprem tehdidiyle yaşamak zorunda olan İstanbul’un kırılgan ve denetimsiz yapısına işaret ediyor adeta.
MEKÂN VE HAFIZA ÜZERİNE
Italo Calvino‘nun “Görünmez Kentler” adlı kitabından esinlenerek düzenlenen “Kristal Şehir”e katılan on bir sanatçı, farklı disiplinlerdeki üretimleriyle tıpkı Calvino gibi, insanları kentlerde yaşatan gizli nedenleri keşfetmeye çağırıyorlar. Ona göre kentler takas yerleridir ama bu değiş tokuş sadece ticari değil aynı zamanda anı, arzu ve kelime değiş tokuşlarıdır. Sergideki sanatçıların mimariyle, dolayısıyla kentle, imgeler üzerinden kurdukları ilişkiye de anı, arzu, göstergeler, hafıza ve takas gibi temalar eşlik ediyor. Konsept ve uygulaması Pınar Öğrenci’ye ait olan bu sergi Şahinaz Emine Akalın, Luk Berghe, Uli Fischer, Claudia von Funcke, Behrouz Heschmat, Evrim Kavcar, Helene Kazan, Pınar Öğrenci, Mustafa Pancar, Erich Pick ve Kemal Seyhan‘ın çalışmalarını bir araya getiriyor.
GÜVENSİZ YAŞAMLAR
Şehir ve mimarlığın enine boyuna irdelendiği bu sergide deprem, savaş ve şiddet gibi en büyük korkularımızla bir kez daha yüzleşiyoruz. Behrouz Heschmat “Ağaç ev içinde ağaç” adlı çalışmasında toprak yerine ağaçların üzerine, gökyüzüne yakın kurduğu neon kulübeyle kendi çocukluğundaki o “güvenli yuva”nın arayışında. Bu çalışma bir yandan kendimizi en güvende hissettiğimiz sığınaklarımız olan evlerimizin toprağın üzerinde emniyetsiz olabileceği gerçeğiyle karşı karşıya getiriyor bizi. Yaşam alanlarına artık daha fazla müdahale eden savaşlar da Evrim Kavcar‘ın “Senin evin benim evim” adlı çalışmasına konu oluyor. Irak’taki ev baskınlarını anlatan bu işinde sanatçı, muhabir ya da muhtemelen askerlerden biri tarafından çekilen ve internet üzerinden yayınlanan görüntüleri kullanıyor. Şehir üzerinden yola çıkılarak hazırlanan “Kristal Şehir”de sadece mimari ve kentsel dönüşümler ele alınmakla kalınmıyor, modern yaşamda bireyin maruz kaldığı sancılı süreçler de dile getiriliyor. “Mimarlık araştırmaları sergileri” serisinin ilkini oluşturan “Kristal Şehir”in, gelecekte farklı sanatçıların katılımıyla yenilenerek tekrarlanması amaçlanıyor. Eylül ortasında açılan sergiyi 18 Kasım’a kadar izleyebilirsiniz.