Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Hem İspanya hem de Portekiz'i eleyip tarihte Dünya Kupası yarı finaline çıkan ilk Afrika ülkesi olma başarısına erişmek hiç kolay değil. Fas'ı yürekten kutluyorum. Şu ana kadar Fas'a penaltılar da dahil gol atabilen bir yabancı futbolcu da olmadı. Yedikleri tek gol, kendi kalelerine attıklarıydı. Mükemmel bir kalecileri ve çok saygı duyulacak bir savunma tandemleri var evet. Hakimi Amrabat ve Ziyech'in takımlarını taşıdıkları da bir başka gerçek. Santrafor Nesiri biraz takımın gerisinde kalmıştı; o da Portekiz'in işini bitiren isim oldu.

Hocaları Regragui de şimdiden Dünya Kupası'na damga vurdu. Grupta Hırvatlarla berabere kalıp, Kanada'yı yendiler. Belki bu iki sonuç tahmin edilebilirdi. Ancak hem grupta Belçika'yı çok iyi bir oyun sonrasında hem de Portekiz'i çeyrek finalde iyi mücadele ile yenmek; öncesinde 120 dakika İspanya'dan gol yemeyip penaltılarda elemek büyük iştir. Yarı finalde bu kez daha fazla dikkat edileceklerdir. Buraya kadar gelmeleri de müthiş bir başarıdır zaten.

Gelelim elenen tarafa. Futbol yorumculuğum boyunca yıldız, kendini yıldız sana değil gerçekten yıldız oyuncular ile soru yaşayan; kompleks yapan bir hocanın da takımın da başarılı olduğunu görmedim. Fernando Santos ne yazık ki bu yaşında Ronaldo kompleksi yaptı. Çarpıcı İsviçre galibiyeti üzerine Ramos ve Felix'in yeteceğini sandı. Bana göre Bruno Fernandes'in başını çektiği AntiRonaldo'cuların ve "Daha az Ronaldo daha çok Portekiz" diyen bir kısım medyanın gazına fazla geldi. Onlarca örneği var. Elinizdeki en iyi oyuncuyu oynatmayacaksanız her maçı kazanmalısınız. O yıldızı yedek oturtup sonra oyuna alıp "hadi çevir maçı" demekle olmuyor. Ronaldo'yu hiç kadroya almayıp Katar'a getirmese kendisine saygı duyardım. Ama kadroya aldıktan sonra Ronaldo'yu hep oynatmanın bir yolunu bulmak zorundasınız. CR7 olmasa Portekizliler dışında kim Portekiz'i tutar ki?

Oysa büyük oyuncuların kendi milletleri dışında da taraftarları olur. Fenomen Ronaldo için Brezilya'yı; Zidane için Fransa'yı tutanlar vardır. Benim gibi Maradona'ya sebep Arjantin taraftarları da.. Messi olmasa bugün dünyada ve Türkiye'de Arjantin'i tutanların en az yüzde 70'i başka takımları destekler. CR7 de o efekte sahipti. Ona sebep Portekiz'i destekleyenlerin enerjisinden de oluyorsunuz. Bana göre de bir çoklarına göre de dünya futbol tarihinin en büyük 3. oyuncusu olan Cristiano Ronaldo'nun dünya kupaları taribine vedası bu şekilde olmamalıydı.

Portekiz CR7'den sonra kendi milleti dışında taraftar bulamaz. Hepimizin ortak aşkı futbolda 15 -16 yıldır bize kattıkları için kendisine teşekkür etmeliyiz. Ancak bu büyük isim de artık en üst düzey futbol seviyesinde olmadığını kabul etmeli. Yavaştan bir en fazla iki yıl sonrası için emeklilik planlarını başlatmalı.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar