ÜNAL AYSAL'A SORULMAYAN 3 SORU
Galatasaray’ın ‘Bedelli Sermaye Artırımı’ girişimi ile ilgili sorular sordum. Sonra Meriç Müldür de bir yazı kaleme aldı. Ardından diğer gazetelerde başka yazılar ve bazı TV programları da aynı konuyu takip etti. Futbol takımı konusunda güvenlik kamerasına bile konuşan Sayın Başkan Ünal Aysal, bu konuda hiç konuşmuyordu. Ancak bu konudaki yazıların; söylemlerin artmasıyla Sayın Aysal konuyla ilgili açıklamalar yapma yoluna gitti. Önce avukatı aracılığıyla Meriç Müldür’e konuşuldu sonra da başkan bizzat kendi konuştu.
**
Türkiye’de “Futbol Şımarıklığı” çok üst boyutta. Galatasaraylı SPK (Sermaye Piyasası Kurumu) Başkanı Vedat Akgiray; bu tür bir artırım modeli ile herhangi bir şirket gelse başvuruyu reddeder. Ancak söz konusu G.Saray olunca SPK kuralları gevşetti. Yarın F.Bahçe de Beşiktaş da bu yoldan geçebilecek emsale sahipler. Sayın Aysal CNBC-E’de “Bu sondu. Bir daha yok” dedi. Konuyu fazla uzatmanın manası yok. Türkiye’de bu aşamadan sonra bu uygulama geri döndürülemez. Sadece sayın başkana şu 3 soru sorulabilirdi deyip çekiliyorum:
1) Galatasaray Spor Kulübü Derneği ile Galatasaray Sportif A.Ş. ortak yöneticilere sahip. Sermaye artırımını önceden biliyordunuz. Yatırımcı ise bilmiyordu. Galatasaray Spor Kulübü Derneği hisse satmak yoluyla 280 milyon TL yarar sağladı. Bedelli artırımdan sonra hisse satsanız ne kadar kazanırdınız? Ya da bedelli artırım yapacağınızı açıklayıp sonra hisse satsanız ne kadar girdi olurdu?
2) Yönetime ilk geldiğiniz yıl düşük değerden hisse toplayıp yüksek fiyattan satmıştınız. Şimdi de bedelli artırım nedeniyle değeri düşen hisseleri kulüp tekrar toplayıp yeniden satacak mı?
3) Futbol takımı Sportif A.Ş’ye ait, yani futbol takımı olmasa stadın ekonomik değeri yok. Dünya tarihinde kendi maç biletlerini kendine piyasa fiyatından satan başka kulüp var mı? Zaten A.Ş.’ye ait bir değeri A.Ş.’ye satmak konusunda SPK size zorluk çıkardı mı?
(Başkan Aysal burada F.Bahçe örneğini verdi. Fenerbahçe 100 milyon TL geliri olan stadını 12 milyon TL’ye Futbol A.Ş.’ye kiraladı. Oysa Galatasaray, futbol takımının sahibi A.Ş’ye bilet sattı. Arada nüans var. Fenerbahçe yönetimi de Aysal’ın ne dediğini anlamadığı için yanlış bir açıklama yaptı)
**
Galatasaraylı taraftarlara konuyu özetlemek adına şunu söyleyebilirim. Yönetiminiz bir girişim yaptı. SPK da örneği görülmemiş bir şekilde kulübe izin verdi. G.Saray da tam 280 milyon TL kazandı. Böylece ekonomisini toparladı. Yarın Fenerbahçe’de artık açılmış olan bu yoldan gitmeye karar verirse G.Saray’ın topladığının 3 katı para toplar. Dolayısıyla ciddi miktarda hisse satan; sonra 2 kez sermaye artırımı yapan yönetimin de artık gelir getirici proje geliştirmesi lazım. Nasıl ki Fenerbahçe’nin sportif başarı ile ilgili projelere yönelmesi lazımsa G.Saray’ın da artık ‘beton’la ilgili girişimler yapması şart.
Adnan Polat’la helalleşme toplantısı yapılmalı
Adnan Polat ve yönetimi Türk futbol tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde görevden el çektirildi. Mali açıdan ibra edilen yönetim; idari açıdan ibra edilmeme gibi bir gerekçeyle düşürüldü. Bunun nedenleri ve nasılları ile ilgili çok yazılıp çizildi. Bence de Polat yönetimi sportif yönden başarısızdı. Mali disiplin konusunda ise başarılı bir yönetimdi. Kimilerine göre Polat’ın affedilmez günahı! “Liseli olmayan Galatasaraylılar’a üyelik” kapısını sonuna kadar açmasıydı.
Kimilerine göreyse tamamen kendi hataları.
Geçmiş dönem üzerine konuşmanın manası yok. Ancak yapılması gereken çok önemli bir şey var. Polat yönetiminin ardından Aysal yönetimi iş başına geldi. Ancak mevcut yönetimin iş başına gelmesine neden olan kongre mahkemelik oldu. Yargıtay aşaması dahi tamamlandı ve hukuk, Adnan Polat ve arkadaşlarına haksızlık yapıldığına kanaat getirdi. Usulsüz idari ibrasızlığı esastan bozdu. Bundan sonra Polat’ın kulüple yeniden davalık olmasının da bir manası yok. Ancak görev burada “Herkesin Başkanı” Ünal Aysal’a düşüyor. Sayın Başkan’ın Adnan Polat ve yönetimi ile G.Saray kongresini bir araya getirmesi ve iki tarafın da birbiriyle helalleşmesine fırsat tanıması çok şık bir duruş olur. Haksızlığa uğramışlık duygusu taşıyanlar ile mahkemede kaybeden ama pratikte kazananlar arasındaki bir uzlaşma, en çok G.Saray’a yarar sağlar. Sayın Aysal’a da büyük prestij kazandırır.
Beşiktaş’ın stat işi ne vaziyette?
Beşiktaş’ta sular durulmuş gibi gözüküyor. Takımın kalite eksikliği ve beklenti düzeyinin düşüklüğü camianın futbol takımı ile ilgili eleştirilerini minimuma indirdi. Ayrıca mücadele eden; canla başla işini yapmaya çalışan ekip imajı da Aybaba ve oyuncularının kredilerini artırdı.
Öte yandan sezon başlamadan önce çok eleştirilen Beşiktaş yönetime de yoğun gündem arasında hedef tahtasından düştü. Fikret Orman sadece Yıldırım Demirören’den hesap sormuyor diye eleştiriliyor. Yönetim içinde eskiden günde 2 kez haber olan tartışmalar ise en azından şimdilik durulmuş gözüküyor.
Şimdi benim için asıl soruları sorma zamanı yavaş yavaş geliyor. Fikret Orman ve yönetimi şu ana kadar borç indirimi çalışmaları dışında ne yaptı?
Mesela stat izni ne durumda?
Beşiktaş yönetiminin artık icraat yapma ve icraatlarını anlatma zamanı geldi.
- Hoşçakalın1 yıl önce
- Mourinho'yu kovmak ya da kovmamak1 yıl önce
- "Atatürk'ün kızlarıyız"ı sloganını fazlaca kullandıkları için mi rakip çıktı?1 yıl önce
- Millilere tebrikler, Arda'ya bir abi tavsiyesi1 yıl önce
- Yabancı hakemsiz Avrupa kupası hayal1 yıl önce
- Güncel olmayan futbolcular üzerine1 yıl önce
- Mourinho'yu ciddiyete davet ediyorum1 yıl önce
- Mou'nun toparlanması kıyafetinden başlamalı1 yıl önce
- Mou tazminat kovalamıyorsa yapılacaklar1 yıl önce
- En azından derbilerde yabancı hakem şart1 yıl önce