Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        2017 Fahrelnissa Zeid yılıydı. Önce dünyanın en ünlü modern ve çağdaş sanat müzelerinden Tate Modern Londra’da sonra da Deutsche Bank Kunst Halle Berlin’de geniş kapsamlı sergisi açıldı, onunla eş zamanlı biz de İstanbul Modern’in kendi koleksiyonunundan bir seçkiyi izledik burada. Şimdi de sanatçının ailesi ve Türkiye’deki koleksiyonerlerinden alınıp derlenen işlerinden oluşan geniş bir sergi Dirimart Dolapdere’de. Dirimart’ın sahibi Hazer Özil ile yaptığımız sohbette 2003 yılından beri sanatçıyı temsil ettiğini ve Ürdün'deki evine sık sık gidip geldiğini söyledi. Sanatçı 1991’de Amman’da vefat ettiğinden aslında Özil, Fahrelnissa Zeid Estate’in yani külliyesinin temsilcisi. Zaten sergi açılışına oğlu Emir Ra’ad bin Zeid de gelmişti. Sergi Dirimart’ta 18 Eylül’de açılmıştı, 4 Kasım’a kadar açık kalacak.

        REKLAM

        Sergi, sanatçının 1940 ile 1980 yılları arasındaki işlerini kapsıyor. Sanatçı ilk dönemlerinde figüratif çalışmış, daha sonra geometrik desenlerle soyut çalışmaları var ve olgunluk döneminde de portrelere ağırlık vermiş. Hazer Özil, bu sergideki portre çalışmalarının Tate Modern’de sergilenenlerden daha zengin olduğunu söyledi.

        Kendi portresi
        Kendi portresi

        ADILA LAIDI-HANIEH BIYOGRAFİSİNİ YAZDI

        Sergiyle birlikte, Adila Laidi-Hanieh’in orijinalini İngilizce yazdığı ‘İç Dünyaların Ressamı’ kitabı da Dirimart RES tarafından Türkçe'ye çevrilerek yayın hayatına girdi. Kitap, sanatçının Tate Modern’deki retrospektif sergisi için basılmıştı. Kitabın kapağında sanatçının tam kendi stilini yansıtan, kollarında ve parmağında takıları, elinde gümüş aynası ile, tablolarından birinin önünde Ara Güler’in çektiği bir fotoğraf var.

        Dr. Adila Laidi-Hanieh, Filistin sanat ve kültür politikaları ve entellektüel tarihi üzerine ihtisaslaşmış bir yazar, bir eğitimci. İngilizce, Fransızca ve Arapça konuşuyor, bu dillerde kitaplar yazıyor.

        Dr. Adila Laidi-Hanieh
        Dr. Adila Laidi-Hanieh

        Fahrinüsa Şakir Kabaağaçlı 1901’de Büyükada’da doğdu. O zamanın bir burjuva ailesinin altı çocuğunun beşincisiydi. Osmanlı Ordusu'na hizmet eden Cevat Paşa’nın kardeşi, bir subay ve bir diplomat olan Şakir Paşanın kızıydı. 1914’te abisi Cevat, babası Şakir Paşa’yı öldürdü, çıkan afla cezasının yarısını çekti ve Bodrum’a sürüldü. ‘Halikarnas Balıkçısı’ adıyla tanıdığımız edebiyatçı, Bodrum’da mavi turlarıyla, kitaplarıyla Bodrum’un turistik bir yöre olmasına hizmet eti. Fahrinüsa’nın küçük kardeşi Aliye ise bir gravür sanatçısı ve ünlü bir ressam oldu. Teyzesinin kızı Füreya Koral ise Türkiye’nin ilk kadın seramik sanatçılarındandı. Çocuklar Fransızca eğitimle büyüdüler.

        Fahrelnissa Zeid
        Fahrelnissa Zeid

        EVLİLİKLERİ

        Fahrinisa ilk evliliğini Tütün Reji İdaresi’nin yöneticisi İzzet Melih Devrim ile yaptı. Şirin ve Nejad, ilk evliliğinden olan çocukları. Üretken bir sanatçı olan Nejad’ın annesi ve kızkardeşiyle gerilimli bir hayatı oldu. 1930’larda bir gün, Emir Zeid, Türkiye’nin Irak Büyükelçisi olarak atandı ve Ankaraya yerleşti. Emir Zeid’in babası Haşimi sülalesinden Mekke Şerifi Hüseyin bin Ali idi. Emir Zeid’in iki kız kardeşi, İstanbul’da Fahrinüsa ve İzzet ile aynı apartmanda oturuyorlardı. 1932 yazında Emir Zeid ile Fahrinüsa birbirlerine aşık oldular. Fahrinüsa, İzzet’ten boşandıktan sonra ertesi yıl Atina’da evlendiler. Zeid, kariyerinin 25 yılını büyükelçi olarak geçirdi. Kardeşi Irak Kralı Faysal idi. Bundan böyle de Fahrinisa, Fahrelnissa olarak anıldı. Bu evlilikten de Raad isimli bir oğlu oldu. Eşinin görevi dolayısıyla Fahrelnissa sırasıyla hayatını Berlin, Bağdat ve Budapeşte ve Londra’da geçirdi. Bir süre sanatoryumda yattı. Ancak doktorlar ailesine, hastalığının fiziksel değil, psikolojik olduğunu söylediler. İstanbul’a döndü. Çalışmalarını hızlandırdı ve ressam Abidin Dino, Nurullah Berk, Zeki Faik İzer, Elif Naci, Cemal Tollu ve heykeltraş Zühtü Müridoğlu’nun kurduğu d grubuyla sergiler açtı.

         Emir-Fahrelnissa Zeid
        Emir-Fahrelnissa Zeid

        Fahrelnissa Zeid’in hem hayatıyla hem de sanatıyla ilgili gayet geniş kapsamlı bir biyografi ve araştırma kitabı yayınlayan Adila Laidi-Hanieh, şöyle diyor; "…Fahrelnissa Zeid, Boğaz’da, Akdeniz’de, okyanusta yüzmeyi çok seven, üç ülkenin insanı olup kendini hiçbirine tam olarak ait hissetmeyen, çeşitli şehirlerde yaşayan, atölyeler açan, birçok öğrenci yetiştiren, Spinoza, Kandinski, Jung, Kierkegaard, Nietzche okuyan, bize o sarsıcı resimleri bırakan ressam. Yazısı da resmi kadar güçlü olan ruhani bir düşünür. Eserleri zamanın ötesinde duran, kolayca tarihlendirilemeyen veya içinden çıktığı dönemin sanat akımlarına kolayca atfedilmeyen ressam…’

        FAHRELNİSSA ZEID’İN SANATSAL DÖNEMLERİ

        Adila Laidi-Hanieh’e Fahrelnissa Zeid’in sanatsal dönemlerini sordum:

        ALH: Zeid, Türkiye’de yaşadığı gençlik dönemlerinde yani 1920’lerde klasik, figüratif, akademik bir ressamdı. Paris’te gittiği Academie Ranson yıllarında dışavurumcu tarzı benimsedi. Yine figüratif ressam olmayı da bırakmadı. 1940’larda ve 2. Dünya Savaşı sırasında ve İstanbul’da d grubuna katıldığı dönemlerde hala dışavurumcu, figüratif bir sanatçıydı. Derken Londra’ya taşındı. Figüratif işlerininden oluşan sergiler açtı. 1949’lardan itibaren soyut çalışmaya başladı. 1949 ve 50 lerde Londra’nın yanısıra New York’da ve Paris’de sergiler açtı. Sanatsal yaşamında beş soyut dönemi vardır. Paris Avangardı’na girişi önemli bir dönemi. 1960’larda artık çoğunlukla Paris’de yaşamaya başladı ve çeşitli akımları işlerinde gözlemleyebiliriz o dönemde. Soyuta devam etmektedir ama portre çalışmalarına da geri dönmüştür yani figüratife. Son dönemi de kristal kovuklardan fırlamışçasına resmettiği paleokristalo dönemidir. Fahrelnissa’nın sanatsal üslubu on yıl zarfında olgunlaşıp evrilmiştir. Muazzam ölçüde de üretkenlik gösterir. Ürettiği eserler sayıca çok ve üslupsal değişimleri de çok yönlüdür. 70’ler ve 80’lerde sadece figüratif portrelere odaklanmıştır. Bunlar sergilenmek üzere değil, kendisi için yapılan resimlerdir. Amman’da açtığı sergide cam boyama işlerine de rastlıyoruz.

        IRAKTA IHTİLAL VE EMİR ZEİD GÖREVLERİNİ KAYBEDİYOR

        1958 yılında olanlar Fehrelnissa’nın hayatını sonsuza kadar dönüştürür. Emir Zeid’in büyük yeğeni, 23 yaşındaki Kral II. Faysal ve Irak kraliyet ailesinin pek çok üyesi, ülkede yapılan bir darbenin ardından öldürülür. Irak’da cumhuriyet ilan edilir ve Haşemi monarşisi sona erer. Tabii Emir Zeid tek bir gün içinde ailesini, pozisyonunu ve ülkesini kaybetmiştir.

        Fahrelnissa hiç tecrübesinin olmadığı normal ev hayatına döndüğünde pişirdiği bir tavuk yemeği ile lades kemiğini keşfetmiş ve onu sanatının içine katmıştır. Bundan böyle içinde tavuk kemiği ve reçine olan birçok resim yapacaktır.

        EMİR ZEID SONRASI

        Zeid ailesi bir süre Napoli civarında Ischia adasında yaşarlar. Burasını onlara Büyükada’yı hatırlatır. Kışları Londra’da geçmektedir. İstanbul’da ve Paris’te sergiler açar. Darbe sonrası 10 yıl böyle sosyal vecibelerden uzak ve sanatın içinde geçer. Paris’te yaşamaya başlarlar. Emir vefat eder ve Amman’daki Kraliyet Kabristanı’na defnedilir. Fahrelnissa arkadaşlarına yazdığı mektuplarda, kocasının vefatıyla ‘tamamiyle çökmüş olduğundan’ bahseder. Eşinin Paris’te vefatının ardından 5 yıl, kardeşleri Cevat ve Aliye’nin Türkiye’de vefatından iki yıl sonra 1975’te Avrupa’dan ayrılıp Ürdün’e yerleşir. Tabii Haşimi kraliyet ailesinin çeşitli fertleriye burada yeniden bir araya gelir. Evini, resimlerini sergilemek üzere insanlara açar. Eserlerini evin içine, dışına, her yerine, hatta girişe yerleştirir. Hatta gelenler resimlerin üzerinden atlamak zorunda kalırlar. Kendi seçtiği öğrencilere resim dersi vermeye başlar. İşte ‘İç Dünyaların Ressamı’ kitabının yazarı Adila Laidi-Hanieh de annesinin Zeid’le arkadaş olması dolayısıyla onun resim öğrencisidir. Adila, Fahrelnissa Zeid’den Prenses Zeid olarak bahsediyor ve onun çevresinin, dostluğunun, resim hocalığının kendisine çok şey kattığını söylüyor.

        Diğer Yazılar