Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yaşamınız boyunca her konudaki gerçek potansiyelinizi kullanmanıza engel olan şey nedir biliyor musunuz?

        Kötümserlik...

        Başarının sizin için ne anlam taşıdığını bir düşünün. Para, şöhret, mutluluk, sanat ya da spor hayatı. Kafanızda kötümser düşünceleri atmadan bunların hiçbirinden yeterince randıman alamazsınız. Çünkü kötümserler, bardağın hep boş kısmını görmeye alışmışlar ve ve bunu yaşam tarzı haline getirmişlerdir. Onlar hastalık geçirmeden sağlıklı olmayı düşünemezler.

        Acı çekmeden başarı elde edilemez’ onların esiri oldukları düşünce kalıbıdır.

        Çevremizde, ülkemizde ve dünyada bir ya da birçok alanda başarıya imza atmış insanlara bakın. Bu kişilerin yaşamında karamsarlığa kesinlikle yer yoktur. Hedeflerindeki konuma ulaşmayı yaşamın tesadüflerine bırakmazlar. Hırslıdırlar, akıllıdırlar. İstedikleri şeyleri kimseden izin istemeden kendi çabaları ile elde ederler.

        Çizdikleri yolda yaşadıkları yenilgiler onlar için son nokta olmamıştır.

        Son elli yılın çeşitli konularda başarılı olmuş insanları şöyle bir düşünelim;

        Süleyman Demirel, Turgut Özal, Tayyip Erdoğan, Bill Cinton, Berlusconi, Mick Jagger ,Navratilova, Nadal.. Bu örnekleri böylece sıralamak mümkün.

        Bu insanlarda kötümserlikten en ufak bir eser dahi bulamazsınız. Bu insanlar, çizdikleri hayat çizgilerinde mutlu ve her zaman olumlu düşünebilmeyi becerebilen kişilerdir. Arasıra oluşan olumsuzluklardan tekrar motivasyon elde etmeyi iyi bilirler. Kötümser insan bunu yapamaz .En ufak bir aksilikte amaçlarını terk ederler. Dünya çeşitli sebeplerle almış oldukları küçük yenilgiler sebebi ile erken yaşta sporu bırakan yetenekli gençlerle doludur.

        Kötümserlerin en güzel hobileri şikayet etmektir.

        Başarısızlıklarının kesinlikle bir sebebi vardır. Onların yaşamlarında çözüm üretmek yoktur. Başkalarının başarısızlıklarından da gizli bir haz alırlar. Onun yerine başarılı insanlara saldırmayı tercih ederler. ‘Antrenör de bir şeyden anlamıyor. Bu adamda şans eseri genel müdür oldu’ gibi sözleri onlardan sıkça duyarsınız.

        Kişinin öncelikle kendisine ve yaptığı işe inanması gerekir.

        İnanç sahibi olan kişinin yaşamında karamsarlığa yer yoktur.

        Özellikle gençlerin bu konuda çok duyarlı ve dikkatli olmaları gerekiyor. Kötümserlik küçük yaşlarda benliğe yerleşen bir düşünce kalıbıdır. Atılması zaman çaba ve sistemli bir çalışma gerektirir.

        Gençler şunu unutmayınız;

        Yaptığınız işte yolunuza çıkan engeller sizi durdurmak için değil, aşılmak içindir. Engeli aşacak olan ana babanız değil, sadece sizsiniz...

        Üç nesil tenisçi..

        Aslen Ankaralı olup tenis yaşamını yıllarca İzmir’de sürdürmüş olan Oğuz ve Mustafa Azkara kardeşleri tüm tenis camiası çok yakından tanır. İki kardeş çok uzun yıllar boyunca Kültürpark Tenis Kulübü’nü başarı ile temsil etmiş kulüp lig takımının şampiyon olmasında önemli katkılarda bulunmuşlardı. Ayrıca yine her ikisi de milli takımda uzun yıllar tenis oynamış ve dünya klasmanında zamanın şartlarına göre iyi dereceler yapmışlardı.

        Azkara kardeşlerin bu kabiliyetleri hepimizin saygı duyduğu sevgili babaları Mahir hocadan geliyor. Oğuz Azkara, şu anda İzmit Tenis Kulübü’nde eğitmen olarak görev yapıyor.

        Özellikle de doğduğu günden beri tanıyor olduğumuz oğlu küçük Arda’nın ülke çapında başarılı olduğunu duymak beni oldukça duygulandırdı. Arda henüz 8 yaşında olmasına rağmen 9 yaş gurubu turnuvalarda birincilik kazandı. Bu yıl içerisinde katılmış olduğu altı turnuvanın beşinde şampiyonluk, birinde de ikincilik kazandı. Arda galiba genlerinden gelen bir avantaja sahip. Tüm aileyi tebrik ediyorum.....

        Diğer Yazılar