Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Koronavirüsün ülkede ilk ortaya çıkmasının ardından yaşanan süreçte hemen her bilim insanının “ikinci dalga” diye bahsini ettikleri o dalga bu olsa gerek.

Hemen her gün kamuoyuna mal olmuş tanıdık bir isim ya da yakınlarımızla ilgili pozitif olduklarına dair haberler alıyoruz.

Ürkütücü bir süreç bu elbette ama ben şaşırmıyorum.

Çünkü yazılarımı takip edenler bilir ki başından beri zaten bu sonucun yaşanmasının kaçınılmaz olduğuna vurgu yapıyordum.

Evet…

Sağlık Bakanlığı ya da Bilim Kurulu hiçbir zaman itiraf etmedi bunu ama 1 Haziran itibarı ile geçiş yapılan ve “yeni normal” olarak adlandırılan düzenin sürü bağışıklığı ya da başka bir deyişle toplumsal bağışıklık olduğu ayan beyan ortadaydı.

Yani sadede gelirsek…

Virüsün neden olduğu Covid-19 hastalığının bu kadar yaygın olması bir tesadüf değil sevgili okurlarım.

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.

Alınan tüm tedbirlerden vazgeçilmesi ve yeni normal denilse de eski hayata dönüşün bedeli eninde sonunda ödenecekti.

Sadece biz değil, tüm dünya bu bedeli ödüyor şu anda.

Virüs ilk ortaya çıktığı andan sonra alınan tedbirler, günlerce yaşanan toplu karantinalar, sokağa çıkma yasakları filan azıcık olumlu sonuç verdi diye rehavete kapılmanın bir sonucudur bugün yaşanan.

Hani ataların güzel bir sözü vardır…

Demişler ya; “Yediğin hurmalar bir gün gelir seni tırmalar…”

İşte şimdi biz yaz boyu yediğimiz o tatlı hurmaların sancısını çekiyoruz.

Ve gerçek şu ki; Epeyce bir zaman da sürecek bu sancı..

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar