KALAMIŞ'IN BEYEFENDİSİ Wyndham Hotel
HER an bir koşuşturma içerisindeyiz bu koca şehirde. Yabancıların dünyanın dört bir yanından gelip âşık oldukları bu şehrin güzelliklerini fark etmiyoruz çoğu zaman. Ama nasıl fark edeceksin, ortam zaten gergin bir de hayat koşuşturması derken insanın gözü bir şey görmüyor. Her zaman olmasa da bazen hafta sonunu kendime ayırıp bu şehirde turist oluyorum. Kimi zaman Tarabya’da soluğu alıyorum bazen de Karaköy’de yeni güne uyanıyorum. Bu sefer gözümü karşı kıyıya çevirdim. Şehir hatları vapuruna atlayıp geçtim karşıya. Elimde Ajda bardakta demli çayım, Dolmabahçe, tarihi yarımada derken Kız Kulesi ve Haydarpaşa’yı selamlayarak Kadıköy’e yanaştık.
ÖNEMLİ BİR YATIRIM
Vapurdan indikten sonra taksi çevirip hafta sonu tatilimi geçireceğim Wyndham Hotel’e doğru yola koyuldum. Kalamış’ta marinanın tam karşısında yer alıyor. Okuyanlar bilir daha önce otelin teras kısmındaki Ouzo Roof Restaurant’ta yediğim keyifli yemeği sizlere aktarmıştım. Otel o günden aklımda kaldı diyebilirim. İçeri girdiğinizde sizi şık bir lobi karşılıyor. Genel anlamda gri tonları hâkim. Fakat dekorasyon ve renkler öyle özenle seçilmiş ki gözünüze sokulmadan lüksü hissediyorsunuz. Amerikan menşeli Wyndham Grup’un çoğu İstanbul’da olmak üzere yanılmıyorsam toplam 30 tane oteli var Türkiye’de. Ama buraya bir başka özenmişler. Dokusuyla, tarihiyle her yere benzemez Kalamış. Kaybolmayan naif bir yanı var. Kalamış Wyndham ise 19. yüzyıl neoklasik mimarisiyle inşa edilmiş. Binasından iç dekorasyonuna tüm detaylarıyla köşklerde büyüyen bir Kalamış beyefendisi olmuş. Yeme içme konusunda çok zenginler. Özgür Şef, Da Mario, Divan Pastanesi ve Sushico gibi markaların yanı sıra Ouzo Roof ve Remina gibi kendi restoran markalarıyla yeme içme cennetine çevirmişler oteli. Bölgenin yeme içme piyasası için de çok önemli bir yatırım olmuş. Lobide zaman geçirip otelle ilgili ilk tahlillerimi yaptıktan sonra odaya çıktım. Deniz manzarasını biraz seyrettikten sonra bir masaj, ardından da Türk hamamıyla akşama hazırlandım. 3500 metre karelik bu bölümde SPA’sından özel süitlere, güzellik merkezlerinden Türk hamamlarına dört dörtlük bir yenilenme merkezi yaratmışlar. Çoğu otelde spor salonu vardır ya burada bir de ilave olarak cross fit salonu kurmuşlar. Akşam arkadaşlarla Moda tarafında buluşmak için otelden ayrıldım. Daha önce bahsetmiştim, Moda inanılmaz bir değişim içinde. Yeni mekânlar ardı ardına açılmış. Bunun yanında bölgede birçok tiyatro sahnesi ve Süreyya Operası da var. Yakında Cihangir’i sollar, benden söylemesi. Kahvaltı programımdan dolayı çok geçe kalmadan otele döndüm. Güler yüzlü personel izzeti ikram içerisinde kapılarda karşılıyor. Sadece bana değil tüm misafirlere aynı şekilde davranıyorlar.
MARİNADA KAHVALTI
Ertesi gün Bağdat Caddesi’nde dostlarla uzun bir kahvaltı yapıp akşam otele döndüm. Wyndham’ın girişinin sol tarafında Özgür Şef yer alıyor. Burada hem Özgür’le muhabbet ettik, hem de Özgür’ün elleriyle hazırladığı etlerinden yeme fırsatım oldu. Ama kardeşim bir değil, iki değil ki otelin dört bir yanı yeme içme cenneti. Uzakdoğu mu, İtalyan mı, Akdeniz mi, et mi, Greek mi... Ne istersen var. Bu kadar çok seçenekle İstanbul’da tek olduklarını söyleyebilirim. Otelin müşteri profilini çoğunlukla yabancı misafirler oluşturuyor. Teras kısmındaki havuz ise bu yaz İstanbul’da pek modaydı. Otel, konumu ve manzarasıyla rakiplerinin önünde ama onlar da bu nimetin hakkını veriyorlar. Zaten otelcilik konusunda öteden beri bilirim Amerikan ekolü başkadır. Genel merkez de Kalamış destinasyonun üzerine titreyince oteldeki her şey saat gibi işliyor. Wyndham’daki son günümde uzun kahvaltı için Ouzo Roof’a çıktım. Daha önce Ege’nin her iki yakasının mutfağını başarıyla sunan bir yemek yemiştim burada. Bu sefer kahvaltı için geçtim oturdum. Pazar brunch’ı adı altında zengin bir konsept sunuyorlar. Hem Anadolu’nun yöresel ürünleri, hem de Avrupa’nın kahvaltı kültürünü taşımışlar. Peynir çeşitleri, etler, jambonlar, gözlemeler, reçeller. Bunların yanında isteyenler için ev yapımı makarnalar ve tapas tarzı atıştırmalıklar da mevcut. Özellikle humus yatağında yengeç bacağını deneyin derim. Bir yandan manzarayı izleyip bir yandan geç kahvaltının keyfini çıkardım. Otel müşterisinin yanı sıra kahvaltıya dışarıdan gelenler de çok oluyormuş. İşini özenerek yapıyorsan merak etme, insanlar kıymetini biliyor.
Kahvaltıdan sonra kahve için Divan’a indim ve Türk kahvemi içip otelden ayrıldım. Vapurla karşıya geçerken yüzümde keyifli hafta sonumun gülümsemesi, aklımda ise Moda, Kalamış ve Bağdat Caddesi’nin son dönemdeki haklı yükselişi vardı.