Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        "YİĞİDİ öldür ama hakkını yeme" sözleri sanki Günaydın'ın patronu Cüneyt Asan için söylenmiş. Kapıcı dairesinden çıkıp bir kasapta çalışmaya başlayan Cüneyt Asan, çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle sektörde zirveye çıktı. Zaman zaman eleştirdiğim Cüneyt Asan'ın yaptıklarının hakkını da yememek lazım. Şimdiye kadar 26 farklı yerde Günaydın markasıyla hizmet veren ve yanında 1200 kişi çalıştıran Asan, yaptığı milyon dolarlık ciroyla sektörün zirvesine oturdu. Türkiye'nin birçok yerinde kebap, steakhouse, burger ve döner dükkânlarıyla hizmet veren Cüneyt Asan'ın hayat hikâyesi de filmlere konu olacak cinsten. Yaşamı boyunca gece gündüz çalışan kapıcının oğlu Cüneyt Asan, sektörde parmakla gösterilenler arasına girmeyi başardı. Yaptığı işi aşk ve zevkle yapan Asan, kurduğu çiftlikle geleceğe yatırım yapıyor. İşin altyapısına büyük yatırım yapan Asan'ın filmlere konu olacak hayat hikâyesine gelince...

        KASAPTA ÇIRAK OLARAK İŞE BAŞLIYOR

        1959 yılında Erzincan'da doğan Cüneyt Asan, üç yaşındayken ailesi İstanbul Bostancı'da bir gecekonduya yerleşiyor. Babası bir apartmanda kapıcı olarak işe başlıyor. Asan da ailesine maddi destek olmak için ilkokul yıllarında Bostancı Kasaplar Çarşısı'nda çırak olarak işe başlıyor. Maddiyat konusunda sıkıntı yaşadıkları için okuluna veda eden Asan, kendini işine adıyor ve bir yerlere gelmek için hafta sonu, bayram seyran dinlemeyip gece gündüz çalışıyor.

        Asan, 1980 yılında, kıdem atlayarak çıraklıktan ustalığa geçiyor. Askerden döndüğünde de Nimet ve İsmet Yalçın kardeşlerle çalıştıkları kasabı satın alarak ortaklığa adım atıyorlar. Ortaklığın beşinci yılında da kendi et üretimlerini yapabilmek için Tekirdağ-Malkara'da bir büyükbaş hayvan çiftliği kuruyorlar. Bu çiftlikle birlikte, İstanbul'daki birçok restoran ve fabrikaya da et vermeye başlıyorlar.

        ŞİMDİ 26 RESTORANI İKİ ÇİFTLİĞİ VAR

        Nitekim, uzun çalışmalarının ardından ilk restoranlarını Küçükyalı Çamlık'ta açıyorlar. Artan müşteri talebini karşılamak adına Bostancı, Etiler, Kozyatağı, Suadiye şubelerini de faaliyete geçiriyorlar. Her biri öz sermayeyle kurulmuş olan 26 şube ve bir merkez lojistik ofisi olmakla birlikte sektörde Türkiye'nin devleri arasına girmeyi başarıyorlar.

        Malkara'daki çiftlik ihtiyaçlarını karşılamayınca Balıkesir-Gönen'de 300 dönüm arazi üzerine bir çiftlik daha kuruyorlar ve bu çiftlikle büyükbaş hayvan sayısını beş yıl içinde 20 bine çıkarmayı hedefliyorlar. İki yıl içerisinde Günaydın markasıyla süt ve süt ürünleri üretimine geçmeyi planlıyorlar. Yeterli hayvan sayısına ulaşınca da dünyanın en güzel ve kaliteli butik sucuğunu yapmak istiyorlar. Günaydın markasının kalitesini ve servisini sunmak adına yurtdışı tekliflerine temkinli yaklaşıyorlar, daha çok franschsing yönetimiyle genişlemeyi düşünüyorlar. Kendi alanlarında Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek büyükbaş ve küçükbaş besi üretimini öz kaynaklarıyla sağlıyorlar.

        ÇİFTLİK 20 BİN KAPASİTELİ

        BEN DE bu başarı hikâyesini öğrenir öğrenmez Cüneyt Asan'ın Balıkesir-Gönen'deki çiftliklerini ziyaret ettim. Balıkesir-Gönen'deki çiftlik 5 bin hayvan kapasiteli. 2-3 yıl içinde 20 bin kapasiteye ulaşacak şekilde düzenlenmiş. Son teknoloji kullanılarak inşa edilmiş. Asan, doğru hayvan ırkını seçmenin çok önemli olduğunu söylüyor. Bu konuda çok titiz davranıyorlar. Mesela, ellerindeki inekleri Avusturya'dan getirtmişler. Bu hayvanlar, en çok süt veren ve bilinen en iyi et ırkı...

        Bu ineklerden elde ettikleri sütle koca çiftliğin masraflarını karşılıyorlar. 2500 adet getirdikleri bu inekler, şimdi 5 bin adet olmuş. En kısa zamanda et ihraç etmeye başlayacaklarmış ve son olarak şunu da ekleyeyim, bu fabrika sayesinde binlerce insana da istihdam sağlıyorlarmış.

        Diğer Yazılar