Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Son günlerde Nispetiye Caddesi’nde bir biri ardına birçok mekân açıldı. Tam “Nispetiye bitti” derken yeniden tavan yapmasının bence tek bir sebebi var: Bütün dükkânlar boşalıp giderken 4 sene önce Ankara’dan yola çıkan ve hiç alışık olmadığı İstanbul’u mesken tutan, sözünün eri bir kadın Gamze Cizreli. Kendisiyle Ankara Big Chefs‘te bir kere ayaküstü tanışmıştım ama öncesinde hep adını duyardım. Ankara Arjantin Caddesi’nde birçok yenilik yaparak adından çok söz ettirmişti. Biz bilmiyorduk ama Ankaralılar onu çok yakından tanıyordu; açtığı her mekânı ilk günden ağzına kadar dolmaya başlamıştı. Ankara’da Big Chefs’le siyasetçilere ve Ankara’nın önde gelen isimlerine hizmet veren Cizreli, İstanbul büyük bir pazar olduğu için kafasına takmış İstanbul’a gelmeyi. Etiler’de Doğuş Grubu’na ait olan ve eskiden Paul adlı ekmekçinin bulunduğu yeri kısa bir sürede hizmete açtı. Zaten o girişten sonra Gamze Hanım’ı kimse tutamadı. Nispetiye’nin ölü bir cadde haline geldiği dönemde hiçbir baba yiğidin cesaret edemediğini yaptı. Onun girişiminden sonra Nispetiye’de boş yer kalmadı. Milyon dolarlar konuşulmaya başladı. Şimdi Etiler’de kafeden geçilmiyor.

        MEKÂN 7 GÜN FUL

        Ama atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmişti. Artık Big Chefs’te düzen oturmuş, personel oturmuş, müşteri memnuniyeti çok iyi seviyede. Etrafında açılan mekânlardan da etkilenmiyor, çok daha iyi kazanıyor. Geçtiğimiz hafta yılbaşı uğradığım mekânda oturacak yer bulamayınca bu yazıyı yazmak farz oldu. İstanbul’un en çok ciro yapan mekânlarından biri olduğunu daha önceki yazılarımda yazmıştım. Ayrıca “Bitti” denilen bir caddede bunları yapmak yiğidin harcı değil. Neyse mekâna döngerekirse; kapıda sizi karşılayan kızlar kibar. Hemen girişte bir bekleme yeri “Biraz beklerseniz sizi boşalan ilk yere alacağız” demeleri çok hoş. Bu arada “Beklerken bir şey içmek ister misiniz?” diye sormaları da beni acayip derecede mutlu etti. Çok geçmeden bir masaya geçtik. Siparişler verildi, yemek yenildi, her şey çok keyifliydi. Gelen hesap çok uygundu. Müşteri kazıklamıyorlar. Marka oldum diye her gün mönüde fiyat yükseltmiyorlar. Bazı mekânlar, sağ olsunlar, müşteri çoğaldıkça fiyatlarla oynamaya başlıyor. Sonra da iş yapamayacak hale geliyorlar. Artık herkes hesabını iyi yapıyor. Kimsenin ortaya saçacak parası yok...

        ŞUBE SAYISI 18’E ÇIKACAK

        Şimdi Big Chefs yabancıların gözünde en iyi şirketlerden biri. Şimdiye kadar sanırım 12 yer açtılar. Bu sene içinde şube sayısı 18’e dayanacak. Ataşehir’deki yerlerine de öğle yemeğine gitmiştim. Ağzına kadar doluydu. Sanırım bu sene en çok ciro yapacak yerlerden biri olacak. Gamze Hanım’ın mütevazı kişiliğini kaybetmediği sürece daha çok iyi işler yapacağına eminim. Tabii bu kadar büyümenin ardından sağlıklı hizmet vermek için büyük bir ekibe sahip olmak gerekiyor. Mekânın Genel Koordinatörü Tolga Terzi’yi de unutmamak lazım. Bir keresinde köşemde bir eleştiride bulunmuştum. Hemen arayıp gerekeni yaptığını söylemişti. “Bize bir şey olmaz” diyen tarzda bir şirket yapıları yok. “Bana bir şey olmaz” diyenlerin ise günün birinde ne hale geleceklerini göreceğiz. Bir mekân 7 mekân açar, bir mekân 7 mekân batırır. Bu sözü unutmayın.

        Gamze Hanım’la yaptığım röportajın bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum: “Üniversiteden sonra yiyecek içecek sektörüne girdim. Ailede bu sektörden kimse yoktu. Akademisyen bir ailenin kızıyım. ODTÜ İşletme’yi dereceyle bitirdim. Türk-Amerikan ortaklığında bir şirkette çok iyi bir göreve başladım. Müthiş yükseliyordum. 3. yılımda “İstifa ediyorum. Çünkü restorancı olmak istiyorum” dedim. Babamın tansiyonu 20’ye çıktı. İnsanın inandığı yoldan gitmesi çok önemli. Kadın olmak çok avantajlı, çünkü bu sektörde kadına olan güven çok farklı. Kadınlar daha titiz, daha detaycıdır; estetik değerlere önem verirler. İstanbul’da olmak ulusal marka olmak anlamına geliyor. Ankara daha konservatif. Burası ticari açıdan çok iyi.”

        Kim nerede ne yaparken?

        Ebru Akel, arkadaşıyla İstinye Park’a kendi kullandığı araçla gelirken, daha sonra açık alanda bulunan mağazaları tek tek dolaşıp Masa’da kahve molası verirken...

        Hadise, kız kardeşiyle Etiler Nusret’e akşam yemeğine gelirken, sipariş verdikten sonra çalan telefonla bir süre konuşurken, ardından verdiği siparişlerin tek tek tadına bakarken...

        Pelin Akat, yakın dostlarıyla birlikte Sortie’de doğum gününü kutlarken, sahneye çıkıp gelen konuklara teşekkür ettikten sonra doğum günü pastasını oğlu Emre ve eski eşi Varol Kaynar’la keserken...

        Cavit Çağlar, yurtdışından gelen misafirleriyle birlikte Papermoon’a akşam yemeğine gelirken, bir süre barda ayaküstü sohbet edip daha sonra masaya geçerken, yemek tercihi konusunda yabancı misafirlerine yardımcı olurken...

        Diğer Yazılar