Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BODRUM’DA şüphesiz ilk akla gelen mekânlardan biri Ship A Hoy’dur. Her sene benim klasik bir esprim vardır. Ship A Hoy’un ortağı Cemal Yarar’ı gördüğümde “Yine çok yatırım yapmışsınız; bu sene varilleri boyamak biraz pahalıya patlamıştır” derim. Ship A Hoy, içinden yol geçen bir gece kulübü, sıra sıra dizilmiş variller ve sağa sola konmuş localarla birlikte her gün binlerce kişiyi ağırlıyor. Bodrum’a gidip Ship A Hoy’da eğlenmeden dönmek bir ayıp sayılır. Cemal Yarar elinde fenerle bütün gece iş başındadır. Zaman zaman eleştirsem de hakkını yememek lazım. İşine âşık bir adam. Herkesle çok yakın ilişki içerisinde. Gelen müşteriyi memnun etmek için elinden geleni yapar. En büyük sorunu loca konusunda yaşıyormuş. “Herkes loca istiyor ama topu topu 8 loca var. Kime vereceğimi şaşırıyorum” diyor. O gece loca bulamayıp varillerde duranları hemen anlıyorsunuz. Bütün gece suratları asık oluyor, ama boşalan locaya geçtiklerinde yüzleri gülmeye başlıyor. Bizim Türk insanının derdi eğlenmek değil, millete hava atmak. Cemal’in artık sinirleri alınmış gibi görünüyor. Hep gülüyor kardeşim. İnsan nasıl bu kadar mutlu olur. Demek ki işin başarısı güler yüzden geçiyor. Yalnız, Ship A Hoy gibi bir mekânın, yere göğe sığdıramadıkları Meto gibi bir DJ’e ihtiyacı olduğunu da sanmıyorum. Adam kendini tatmin ediyor, başka da bir şey yapmıyor. Müzik dinleyeyim eğleneyim diyen için Meto son tercih bence. Hayatımda bu kadar kötü çalan biri ne gördüm ne de duydum. Kendi kendine remix’ler yapmış. Garip şarkılar çalıyor. Bu DJ’lerin egosu beni öldürüyor. Kardeşim müşteri eğleniyorsa sen iyi DJ’sin. Kendini tatmin etmek için git evinde çal arkadaş! Gelip 2 bin kişinin bulunduğu yerde çalma. En azından benim gibi zaman sorunu yaşayan biri için hiç sempatik gelmiyorsun.

        Maça Kızı’nın eski havası yok

        ESKİDEN cumartesi olunca şüphesiz ilk akla gelen yer Maça Kızı’nın akşamüstü partileri olurdu. Bodrum’da herkesin bir saati var. Maça Kızı da öyle bir saatte iş yapardı. Mekânın sahibi Sahir Erozan sevimsiz, müşteriyle hiç diyaloğu olmayan, burnu havada biri. Annesi de yaşlı bir kadın, ama hâlâ kendini çok genç zannediyor. Çocuklu müşteriye tahammülü yok. Bir keresinde çocukla gelen müşteriye demediğini bırakmamış. Sonra şefler araya girmiş, özür dilemiş. Olacak iş değil, benden dünyanın parasını alacaksın bir de çocuğum var diye azarlayacaksın. Odayı geceliği 720 Euro’dan veriyorlar. Ye, iç derken al sana bin Euro. Ben olsam kovarım. Tuzları kuru. Cumartesi gittiğim akşamüstü partisi çok sönüktü. Bir de ‘avcı’ olarak gelen, parayla çalışan kadın grupları vardı. Mekânda her 10 dakikada bir yerlerini değiştiriyorlar ki fark edilsinler. Neyse, parti güzel olur diye gitmiştim, ama yolda harcadığım zaman boşa gitti. Önceki sene biri barın üstüne çıkıp işemişti. Sanırım ondan sonra akşamüstü partilerinin havası kaçtı. Fiyat konusunu da çok abartmış durumdalar. Bu konuya değinmek istemiyorum ama bir lahmacun 28 TL olur mu? Kardeşim İstanbul’da en iyi yerde bir lahmacun 4 TL, Maça Kızı’nda 28 TL, ağzım açık kaldı. Sonra da Bodrum’un sezonu çok kısa diye söylenir herkes. Kardeşim milleti kazıklaya kazıklaya kimsenin gelecek hali kalmadı. Bodrum’daki mekân sahiplerinde hiç insaf yok, merhamet yok. Bodrum’un hemen karşısında Yunan adaları var. Mesela Leros herkesin dilinde; çok ucuz, çok güzel diye. Herkes tekneyle Leros’a geçiyor yiyip içip akşam eğlenmeye Bodrum’a dönüyor. Bizimkiler vurgunu yapıp kaçma derdinde. Aslında Bodrum 8 ay iş yapacak bir yer. 19 Mayıs tatil diye otel fiyatları hemen iki katına çıkıyor. Yıllardır böyle alışmışlar. Biz ne desek boş. Ben ne yazarsam yazayım Sahir efendi yine lahmacunu 28 TL’ye satmaya devam edecek. Bunu denetleyen yok ki. Ertesi gün maliye kapıya dayansa “Fiş kesiyor musun?” dese bakalım o zaman neler olacak. Sarhoş kafayla fiş fatura kimsenin umurunda değil.

        Maki 29 açıldı, bakalım neler olacak?

        ULUS 29, Maki’nin yerini aldı. Maki 29 adıyla hem gece kulübü hem restoran olarak hizmet veriyor. İşin başında Elvan var. Ben hiç gitmedim, ama benim orada olduğum hafta “Sadece kulüp kısmı ilk defa dolmuş” dediler. “Kaç kişilik?” dedim. Yüz kişi falan ancak alıyorlarmış. Bakalım, neler yapacaklarını hep birlikte göreceğiz. Mekânın sahibi Metin Fadıllıoğlu’nun da Sahir Erozan’dan kalır bir tarafı yok. O da lahmacunu aynı fiyata satıyormuş. Önümüzdeki hafta mutlaka gideceğim; merak ediyorum. Hem fiyatlarını hem de ambiyansını kendi gözlerimle görmek istiyorum. Ama zaman kollayacağım. Gittiğim zaman Metin Bey’in olmaması için gayret edeceğim. Bir keresinde İstanbul Ulus 29’u eleştirdiğim için masama gelip selam vermemişti. Selam versen ne olur vermesen ne olur. Ben müşteriyim. Sen mekân sahibisin. İyi hizmet ver, başka bir şey istemez. Metin Bey, selam verseniz de vermeseniz de ben buyum; yazmaya devam edeceğim. Sosyal statüden dolayı sana ayrıcalık yapacağımı düşünüyorsan yanılıyorsun. Şimdiye kadar size hep öyle davranmış olabilirler... O yüzden hep yukarıdan aşağıya bakıyorsunuz...

        Diğer Yazılar