Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MAGAZİN dünyasında kıdemli olan biri olarak birçok şeye yorum yapabileceğimi düşünüyorum. Çünkü o kadar bilgi ve birikime sahip olduğumu düşünüyorum. Çok ortada olmayı sevmiyorum ama yaklaşık 20 yıldır bu işi yapıyorum. Kimler geldi kimler geçti hepsine tek tek şahit oldum. Gazinolar vardı bitti. Canlı müzik yapılan yerler vardı bitti. Gece kulüpleri vardı çoğu bitti. Şimdi kafeler, Papermoon, Nusret trend oldu. O zaman Şamdan’da yemek yemek trenddi. Süleyman Nazif’e gitmek modaydı. Ziya’da yemek yemek bir ayrıcalıktı. Kufe’de Akrep Nalan’ı dinlemek çok lükstü. Aykut Kutluel çok ünlü bir işletmeciydi. Rahmetli Fahrettin Aslan gazinocular kralıydı. Celal Çapa Sabancı korusu içinde bulunan Samsa’nın patronuydu. O zaman kredi kartı yok denecek kadar azdı. Hafta sonu çuvallarla para taşınırdı. Bir kere şahit oldum 5 çuval nakit para Samsa’dan çıktı. Celal Çapa eğlence sektörünü bıraktı, duayen Ahmet Çapa rahmetli oldu.

        KABADAYILAR CİRİT ATARDI

        Diskoryum vardı. Kabadayılar diğer adlarıyla mafya babaları gece hayatında cirit atardı. Hepsinin mekânlarında locaları vardı. Çoğu rahmetli çoğu hapishanede şimdi. Hepsi özünde iyi insanlardı. Gazeteci olarak bir zararlarını görmedik. Bize hiçbir zaman bulundukları kimlik içindeymiş gibi davranmadılar. Bizi gördükleri yerde selam verip hal hatrımızı sorup öyle içeri girerlerdi. 02019 diye marjinal bir gece kulübü vardı. Eski hurda arabalar içinde eğlence sabahlara kadar sürerdi. Kimi arasanız gecenin bir saatinden sonra burada bulabilirdiniz. Başka partiler de yapılırdı. Bir gün gizli kamerayla çekilip haber programında deşifre edildi o zaman gizli kamera ile çekim yapmak moda haline gelmişti. Televizyon dünyasında haber programı furyası vardı. Kimin nasıl birisi olduğunu bütün halk çok iyi biliyordu. O gizli kameralar sayesinde. O zaman RTÜK yoktu ve bu kadar ceza kesilmezdi Tutti Frutti televizyon programı vardı gece yarısından sonra yayınlanırdı...

        TUNA İLE FADILLIOĞLU ORTAKTI

        Metrobüs yolu tercihli yol vardı. O zaman otobüsler eski olduğundan yolda kalırdı. Mehmet Tuna Metin Fadıllıoğlu ile Şamdan’a ortaktı. İkisi de eğlence hayatının en önemli insanları arasında yer alırdı. Sonra ayrıldılar ve Metin Fadıllıoğlu Mehmet Tuna’ya inat tam karşısında 29 adında bir kulüp açtı. 29’un sırrı uzun süre çözülemedi. Aslında 29 numara Şamdan gece kulübünün kapı numarasıydı. Metin Fadıllıoğlu Mehmet Tuna’ya inat gidip 29 ismini bulmuştu. Uzun yıllar Etiler’de hizmet verdikten sonra Ulus’a taşınınca Ulus 29 olarak hizmet vermeye başladı. Şamdan’a girmek için hatırlı dostun olması gerekiyordu. Ya da çok hatırı sayılır bir insan olmak gerekiyordu.

        CANLI MÜZİK DİNLEMEK MODAYDI

        Nispet gece kulübü vardı. Canlı müzik yapılırdı. O zaman mekânın sahibi Can Koç prens gibi ortalarda dolaşırdı. Nispet’te her gece başka sanatçı sahneye çıkardı. Şu anki Sortie’nin yerinde Pasha vardı. Türkiye’nin en büyük gruplarından Alarko işletirdi orayı. Bütün sosyete ve sanat dünyası oraya giderdi. Reina’nın yerinde Havana vardı. Sonra Tropicano sonra China White oldu. Zenci bodygard’larla İstanbul gece hayatı ilk kez tanışmış oldu. Yıldırım Demirören’i tanımadıkları için içeri almamışlardı. Bu ve bunun gibi birçok örnek yaşandı. Yabancılar baktılar ki burası bildikleri gibi değilmiş toplanıp gittiler. Sonra orası Reina oldu. 11 senedir de devam ediyor. Pasha’nın sonrasında Laila malum Sortie oldu. Sait Halim Paşa yalısı vardı. O zamanlar canlı müzik yapılırdı. İşletmeciliğini Nazlı Ilıcak’ın oğlu Mehmet Ali Ilıcak yapardı. Eğlence sektörüne hızlı bir giriş yapmıştı. Yalıda birbirinden ünlü sanatçılar sahneye çıkarlardı. Eğlence hayatını benimseyen Ilıcak da Etiler’de Alem adında gece kulübü açtı.

        EFSANE BİR ADAMDI

        Kemal Koç vardı. İlk olarak Levent’te Le Select adında bir mekân açtı. Kapıdaki kuyruktan içeriye girmek meseleydi. İki kat ağzına kadar dolardı. Sonra Kemal Koç hızını alamadı Le Select’te mülkün ortakları olan İzzet Antebi’nin babasıyla Venge kebapçısını açtı. Kapıda kuyruk... Kemal Koç’un keyfine diyecek yoktu. Sonra ne olduysa Antebi Ailesi Kemal Koç’u devre dışı bırakıp Venge’nin tek sahibi oldular. Kemal Koç sırayla birçok mekâna imza attı ama Venge ve Le Select gibi ses getirmedi...

        Modern kebapçı furyasıKöşebaşı ile devam etti

        İstanbul'da da gece hayatı bir kere coşmuş. Her şeye özlem duyan İstanbul halkı açılan her yere hücum ediyordu. Derken modern kebapçı Köşebaşı açıldı. Orada da aynı şekilde kebapseverler kuyruk oluşturdu. Hemen orada Köşebaşı’nda müşteri olan Tike’ciler de bir sokak arkasında yer açtılar. Köşebaşı’nın aşçısını alıp kendilerine aşçı yaptılar. Çok büyüdüler. Sonrası malum. Bir gün Tike olayını ayrıca işleyeceğim. Artık herkes seçici olmuştu. Ziya gibi Zihni gibi yerlerin artık eski havası yoktu. Çünkü modern kebapçılar, balıkçılar türemeye başlamıştı. Her yemeği bir arada verme dönemi bitmişti. Kebapçıda kebapçılık balıkçıda balıkçılık yapmaya başlandı. Samsa, Discorium, Airport, Kufe, Alem gibi mekânlar tek tek kapandı. Eğlence hayatı kabuk değiştirmeye başladı. Ekonomik kriz sebebiyle bütün patronlar eğlence hayatından elini çekti. Kebapçılar iş yapmaya devam etse de eğlence hayatı zor günler geçirmeye başladı. Kulüplerin hepsi tek tek battı. Sonra modern zamanla birlikte İstanbul’da bir gökdelen yükseldi...

        Diğer Yazılar