Nusret Ankara'nın havasını değiştirdi
İlk açıldığı günden beri hep konuşulan Steak House'cu Nusret ikinci şubesini Ankara'da açtı. "Nusret ikinci bir şube açarsa iş yapar mı" tartışmaları süredursun Ankara'ya yeni bir hava geldiği kesin. Özellikle siyaset dünyasının önemli patronlarının ilk soluğu Nusret'te aldığını gördüm. Eskiden kebapçıları mesken tutan siyasiler şimdi ilk tercihini Nusret'ten yana kullanıyor. Aslında Nusret açılalı yaklaşık bir ay olmuş. Açılışına gidecektim ama zamansızlıktan gidemedim. İşin aslı herkes gibi ben de Ankara Nusret'in nasıl olduğunu, nasıl bir işleyişi olduğunu, İstanbul'daki yerle arasında bir fark olup olmadığını merak ediyordum. Tüm bu merakları gidermek için yollara düştüm. Nusret ile Ankara'da buluştuk. Tam gittiğimizde öğle servisi bitmek üzereydi. Yine Nusret iş başında bütün masalarla tek tek ilgileniyordu. Ben ilk içeri girdiğimde şöyle bir göz attım. İstanbul Nusret ile dekor hemen hemen aynı. Eski olan binayı yıkıp yeniden inşa etmişler. Ön tarafta sigara içilen bölüm, hemen sol tarafta pişirme yerleri, sağ tarafta büyük bir bar var. Aslında büyük yapmalarının sebebi gelen müşteri ayakta kalmasın yer boşalana kadar barda bir şey içsin.
NUSRET İÇİN YENİ BİNA YAPILMIŞ
Çok iyi düşünmüşler ama Ankara söz konusu olunca en çok et ve tatlı satılıyor. Malum Ankara' nın içkiyle arası yok. İçen de var ama masaların çoğunluğunda su veya portakal suyu görmek mümkün. Hemen arka tarafta bahçe bölümünün üstü kapatılmış. Asıl masa düzeni o bölümde yapılmış. Bina dört kattan oluşuyor. Alt katlar depo bir üstü lavabo ve onların üstünde ise iki salondan oluşuyor. Üst kat daha çok gruplar için dizayn edilmiş. Bütün bakanlar şimdiden üst katı tercih ediyormuş. Benim gittiğim gün yeni Kültür ve Turizm Bakanımız Ömer Çelik, kurmaylarıyla fikir alışverişi yapıyordu. Uzun süren bir yemek olmuştu. Şimdi salona döndüğünüzde hep tanıdık ama ismini bilmediğiniz bir kesim yemek yiyor. Çoğu bürokrat ve işadamı. Malum paranın merkezi Ankara. Bütün büyük şirketlerin çoğunun Ankara'da ya ofisi var ya da merkezi. O yüzden simalar hep tanıdık. Nusret Ankara'nın havasına değiştirmekle kalmamış, herkesin buluşma noktası haline gelen bir yer olmuş. Doğuş grubunun iştiraki olan dream bünyesinde bulunan Ankara Nusret iş yapar mı diye soranlara evet yapar diye söylemiştim. Bir de gidip yerinde görünce bulunduğum tahmin doğru çıktığı için çok sevindim. "Nusret'in olmadığı bir dükkan nasıl iş yapar, çünkü herkes Nusret için gidiyor mekana" gibi söylentiler bence geride kaldı. Artık ciddi bir marka olan Nusret, Nusret olsa da olamasa da iş yapar. Önemli olan şey eğer müşteri İstanbul'da yediği etin aynısını Ankara'da yiyemiyorsa o zaman büyük sorun olur. Ben de arada bir fark olup olmadığını test etmek için masaya oturdum.
BAKANLARIN TERCİHİ ÜST KAT
Sırayla kendi yiyebileceğim etleri tek tek sipariş ettim. Hiçbir farkı yok. İstanbul, Ankara aynı lezzeti aynı sunumu veriyor, personel desen zaten çoğu tanıdık. Çünkü kadronun büyük bir bölümünü altı ay Etiler Nusret'te çalıştırıp daha sonra Ankara'ya götürmüşler. Çoğu müşteri zaten İstanbul'dan Nusret'i bildiği için bir tereddüt yaşamıyor. Fiyatlar İstanbul ile aynı. Günde ortalama 500 ile700 kişi arası yemek yiyor. Daha Ankara'da çoğu kişinin Nusret'in açıldığından haberi yok. Tam duyulduğu zaman daha çok iş yapacağına inanıyorum. Ve kısa bir süre sonra da Ankara İstanbul'u sollayacak gibi geliyor bana. Çünkü İstanbul'da bir çok alternatif mekan var ama Ankara öyle değil. Kısacası Ankara'da seçeneğin az oluşu ve en önemli nedeni olarak da tam herkesin sevdiği ve her kesime hitap eden bir mekan olduğu için Ankara Nusret'in, İstanbul'u geçeceğine inanıyorum. Yılardır her Ankara'ya gidişimde bir kebapçıya götürürlerdi. Çünkü başka mekan yoktu. Ama artık Nusret gibi mekanların açılması ile birlikte Ankara da yeme içme sektöründe var olduğunu göstermeye başladı. Nusret, sabah yola çıkıp öğle servisine katılıp daha sonra aksam üstü uçağıyla geri dönüp Etiler'de servise çıkıyor. İnanılmaz bir tempo, inanılmaz bir çalışkanlık. Nusret çok çalışkan bir çocuk. İstese bunların hiçbirini yapmaz. Ama işini çok sevdiği için gece gündüz demeden çalışıyor. Ben karayoluyla hafta sonu Kartalkaya'ya geçerken Nusret'in uçakla dönüp servise çıkması takdir edilecek bir olay. Haftanın en az beş günü bunu yapmak gerçekten çok zor. Şimdilik Nusret bunu yapıyor. Mekan oturana kadar yapmaya da devam edecek.