Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Sosyetenin son günlerde dilinden düşmeyen mekânı Alavya Otel şüphesiz. Sahibi Erol Tabanca'nın birkaç yeri alıp birleştirerek çok güzel bir mekân ortaya çıkardığı konuşuluyor. Ben hiç gitmedim. Ancak içinde Fogo adında da bir İtalyan restoranı var. Özellikle hafta sonunda yer bulmanın biraz zor olduğu konuşuluyor. Gitmediğim için şimdi ne desem boş olur. Böyle mekânlar bir sene iş yapar, sonra kimse adını bile hatırlamaz. Ancak geçtiğimiz hafta sonu Alaçatı tarihinde bir ilk gerçekleşiyor. Otelin bulunduğu yere kimliği belirsiz iki kişi gelip Fogo'yu kurşunluyor. Bütün Çeşme ve Alaçatı bu olayı konuşuyor. Peki, olay nasıl gelişmiş hemen onu aktarayım. Fogo'nun personeli yan tarafta bulunan Avlu adlı mekânın sahibi Murat Alp İskender'le çöp mevzusu yüzünden tartışıyorlar. "Çöpü buraya koyarsın, koyamazsın" tartışması kavgaya dönüşüyor. Fogo'dan birkaç personel Murat Alp İskender'i dövüyorlar. Olay tabii ki büyüyor. Bir gün sonra Fogo iki kişi tarafından kurşunlanıyor. Murat Alp İskender'in ifadesi alınmış ama yapmadığını söylemiş. Olan biten bizi ilgilendirmez ama içeride müşterilerden biri bacağından yaralanıyor.

        Çeşme'de kazan kaynıyor

        Kimin yaptığı bilinmiyor. Ama Çeşme Emniyet Müdürü Mahmut Muçlu çok çalışkan biri. Çok kısa bir sürede olayı aydınlatacağından eminim. Çeşme'nin gözbebeği bir yerde böyle bir olayın olması Bodrum'u aklıma getirdi. Hatırlayan varsa Bodrum'daki mekânlarda da sürekli böyle olaylar olurdu. Özellikle barlar sokağında çok şahit olmuştuk. Sonra ne oldu; barlar sokağı bir dönem sonra bitti. Kimsenin uğramadığı bir yer oldu. Şimdi Alaçatı da miadını doldurmaya başladı. Niye diye soracak olursanız, görünen köy kılavuz istemez. Silahlar patladı, biri yaralandı. Artık yol açıldı bundan sonra böyle olayları sık sık duyarsınız. Çünkü Bodrum'da insanlar kazanılan parayı paylaşmayı nasıl bilemediyse, Çeşme de şimdi aynı durumda. Marrakech yan komşusu Sole Mare ile düşman. Geçen yaz ise Marrakech'in sahibi Mehmet Özöner, komşusu Can Çelebioğlu mekânına eğlenmeye geldiğinde kalkıp güvenlik için konulan kameralardan görüntü alıp medyaya dağıtıyor. O da kalkıp son teknoloji ses sitemini Marrakech'e çevirip rahatsız ediyor. Komşusu Sola Mare de Çelebioğlu'na destek vererek bu olaya katılıyor. Mehmet Özöner "Niye destek veriyorsun" diye Solo Mare ile düşman oluyor. Şimdi bunlar Çeşme'nin perde arkasında konuşulan olayları. Çeşme de çoktan kendi içinde kaynamaya başladı bile. Milyon dolar kazanan mekân sahipleri artık paranın verdiği güç ile birbirlerini batırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bekleyip neyin ne olduğunu hep birlikte göreceğiz ama ben sonunu pek hayır görmüyorum.

        Sunset ve 29 ne kadar kira veriyor

        İstanbul'un en gözde iki mekânı. Her biri yıllık milyon dolar cirolar yapıyor. Peki, buraların sahibinin kim olduğunu biliyor musunuz? Buraların sahibi İstanbul Büyükşehir Belediye Park Bahçeler Müdürlüğü. Mekânların ise çok düşük rakamlarda kira verdikleri hep konuşuluyor. Gece hayatında en çok merak edilen konuların başında bu kira konusu gelir. Kimi aylık 10 bin dolar kira veriyor diyor, kimi 15 diyor. Artık resmi rakamı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden bekliyoruz. Rakam verirlerse merak da giderilmiş olur. Daha öncesinde buralarda büyük yapılar yokmuş. Ancak zamanla bir şeyler yapa yapa kocaman mekânlar olmuş. Bugün Sunset 500 kişilik bir mekân. En son o kadar büyük değildi. Şimdi önü açıldıkça açılıyor. "Devletin yeri" zaten diyerek bir şey diyen yok sanırım. Belki de denetleyen kurumların başında olanlar "Aman bulaşmayalım adam herkesi tanıyor, sonra bizimle uğraşmasın" mı diyorlar acaba. Çünkü Sunset küçücük bir mekânken sonra ön tarafa kocaman bir yer daha yaptı. Normal şartlarda Boğaziçi ön görünüm olduğu için şemsiye koymak için bile izin almak gerekiyor. Boğaziçi İmar Müdürü Süleymen Hut yeni göreve geldi. En kısa zamanda neler oluyor bitiyor diye bakacaktır. Dinamik ve başarılı bir bürokrat. Çok çalışkan, gece gündüz iş başında. Tabii Sunset'teki bu genişlemeler Süleyman Hut'un müdür olmasından önce yapıldı sanırım. Sunset'in girişinde hemen karşı sol tarafta kocaman bir alan var. Geçici olarak yapıldı deniliyor. İstendiği zaman sökülüyor. Kanun buna izin veriyor herhalde. Ama büyüdükçe büyüye Sunset şimdi ön tarafa doğru çıkmaya başlamış. Geçtiğimiz gün gittiğim mekânda bahçe yeşil olan alana yani parka doğru büyüdükçe büyümüş. Bir ara Sunset tadilattaydı. Ben de ne yapmışlar diye merak etmiştim. Dekorda bir değişim yok. Sadece bahçe bölümünü biraz daha büyütmüşler. Acaba bu mekânlar büyüdükçe kiraları da yükseliyor mu? Tabii ki hayır. Çok komik kiralar veriyorlar. Bugün tekrar ihaleye çıksa 20 katı daha yüksek bir değerle alıcı bulur. Demek ki Barış Tansever'e artık 20 milyon TL cirolar yetmiyor. Daha çok kazanmak için mekânı büyüterek bendeki cazibesini yitiriyor. Tamam, kimse Barış'a bir şey demiyor. Ancak mekânın ambiyansı bozulması adına bile bile yapıyor; daha çok ciro daha çok kar düşüncesi. İşte ben mekâncıların bu tavırlarını sevmiyorum.

        20 milyon TL ciro yetmiyor mu?

        "Bin şükür güzel iş yapıyoruz, senede 20 milyon TL ciro yapıyoruz" demiyorlar. Daha çok nasıl kazanırım diye düşünüyorlar. O zaman önden, sağdan, soldan, arkadan mekânı büyütüyorsun, ambiyans kalmıyor. Eskisi gibi keyif almıyorsun. Restoran yetmiyor. Bir de gece kulübü yapayım o da yetmiyor, akşamüstü parti yapayım o da yetmiyor... Mekânı büyüteyim. Oda yetmiyor üstünü kapatayım. Allah bunlara akıl fikir versin. Aynı şey Ulus 29 içinde geçerli. Küçücük bir mekân binlerce metrekare olmuş durumda. Restoran ayrı gece kulübü ayrı. Ulus 29'un da Sunset'ten bir farkı yok. Ona da kimse bir şey demiyor. Metin Fadıllıoğlu'nun çok imtiyazlı biri olduğunu herkes söyler. Belki bu dedikoduları kendi yayıyordur. Bakın ben çok güçlüyüm bana dokunan yanar imajı veriyor. Sunset Barış da aynı şekilde, gazete patronları, holding patronları Sunset'te yemek yediği için, herkese rahat ulaştığı için kendini çok güçlü zannediyor. Ama bu işler öyle olmuyor. Oraya yemeğe gelen hesabını ödeyen gazete patronuna kimi şikayet ediyorsun. Çünkü Barış'ın böyle bir huyu var. Patron yemeğe gittiği zaman hemen yanına yanaşıp şikayetleri arka arkaya sıralar. Olmadık şeyler anlatır. Her işe girmek ister. En son enerji işine girdiği söylenir. Bu iki mekânın dışında, son günlerde çok popüler olan bir mekân için de şok dedikodular var. Sadece 90 bin TL kira verdiği bunun ise günlük cirosuna eşdeğer olduğu konuşuluyor. Yakın zamanda size daha ayrıntılı aktaracağım.

        Diğer Yazılar