Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Sütün faydaları saymakla bitmez... Doğumdan ölüme dek belki de en faydalı besinlerden biri denilebilir. Ancak tabii ki her bünyenin tepkisi aynı değildir ve her şeyin fazlası zarar. Laktozun yeterince sindirilememesi, laktaz eksikliği gibi sorunlar sıkıntılara yol açabilir.

Yularca, inek sütü midede şişkinlik, hazımsızlık, ürtiker plakları (vücutta oluşan kaşıntılı kızarıklıklar) gibi istenmeyen rahatsız edici semptomların kaynağı diye bilinir. Bu reaksiyonlar süt proteinlerine karşı alerji ya da laktoz intoleransından kaynaklanır. Bebeklerde her ikisi de aynı anda olabilir. Süt, çocuğun karşılaştığı ilk yabancı protein kaynağı ve muhtevası ile çok önemli bir besin kaynağıdır ve bu nedenle bebeklerin diyetinden kolayca çıkarılamaz.

Laktoz intoleransı, sütün baskın şekeri laktozun yeterli sindirilememesinden kaynaklanır. Bu yetersizlik laktaz enziminin eksikliğinden kaynaklanır. Laktaz enzimi normalde ince bağırsak hücreleri tarafından üretilir. Laktaz enzimi laktozu, emilip kana geçebilmesi için daha küçük formları olan galaktoz ve glikoza parçalar. Alınan laktozu sindirebilmek için gerekli laktaz enzim eksikliği olan her insanda semptom görülmese de bu insanlarda laktoz intoleransı var kabul edilir. Genel olarak semptomlar laktoz alımı sonrası mide bulantısı, kramplar, dolgunluk, şişkinlik, gaz, ishaldir. Bu semptomlar laktoz alındıktan yarım saat ile 2 saat arasında bir süre sonra başlar. Semptomların şiddeti kişinin laktozu tolere edebilmesine göre değişir.

Laktoz intoleransının bazı sebepleri çok iyi bilinmektedir. Örneğin ince bağırsak ülseri enzim üretimini azaltabilir. Daha seyrek olarak çocuklarda laktaz üretimi doğuştan düşük olabilir. Birçok insan için ise laktaz eksikliği doğal olarak zamanla gelişen bir durumdur. Yaklaşık 2 yaşından sonra, vücut; laktazı daha az üretmeye başlar. Bununla birlikte birçok insan yaşlanmadan önce semptomlarla karşılaşmayabilir. Her ne kadar Kuzey Avrupalı birçok insan hayatları boyunca kendilerine yetecek laktaz üretebiliyor olsalar da; Ortadoğu, Hindistan, Afrika'nın bir bölümünde yaşayan insanlarda ya da bu insanların dünyanın herhangi bir yerindeki akrabalarında laktaz eksikliği oldukça yaygındır. Yetişkinlerin %70'inde değişik derecede laktoz intoleransı mevcuttur. Avrupa'da bir çok ülkede beyazların % 5'inde, diğer etnik gruplarda ise daha yüksek oranlarda laktoz intoleransı mevcuttur. İntoleransa neden olan süt ve süt ürünlerinin miktarı insandan insana semptom çeşitliliğine neden olur.

Düşük bağırsak laktaz aktivitesine sahip birçok insan, bir bardak sütü rahatsızlık hissetmeden tolere edebilir. Sert peynir (laktozu düşüktür) ve yoğurt gibi fermente süt ürünlerini de rahatlıkla tolere edebilir.

TEDAVİ

Sindirim sisteminde laktoz emilimini belirlemek için kullanılan testler laktoz tolerans testi, hidrojen solunumu testi ve dışkı asit testidir.

Laktoz tolerans testi önce bir aç kalma süreciyle başlar ve daha sonra laktoz içeren bir sıvının içilmesi onu takip eder. 2 saatlik periyotlarla kan örnekleri alınır. Laktozun emilimi ile artması gereken kanda glikoz seviyesi ölçülür. Normalde, laktoz sindirim sistemine girdiğinde laktaz enzimi tarafından galaktoz ve glikoza parçalanır. Kana geçen galaktoz ve glikoz karaciğere gider. Galaktoz karaciğerde glikoza dönüşür ve kan glikoz düzeyi yükselir. Eğer laktoz tam olarak parçalanmaz ve emilmez ise kan glikoz seviyesi yükselmez.

Solunumda hidrojen testinde, insanın solunumundaki hidrojen miktarı ölçülür.

LAKTOZ MİKTARI

Bütün hayvan sütleri laktoz içerir. Soya sütü aslında bir bitki suyudur ve laktoz içermez, laktoz intoleransı olan insanlarda benzer semptomlara yol açabilir. Bazı insanlar sadece inek sütüne karşı alerjik rahatsızlığa sahip olsalar da, laktoz intoleransı olan insanların hayvani sütlerden uzak durmaları gerekmektedir.

GİZLİ LAKTOZ

Her ne kadar süt ve sütten yapılan gıdalar doğal besin kaynaklan olsa da, laktoz sık sık hazır gıdalara eklenmektedir. Laktoz toleransı düşük olanlar şunu bilmelidirler ki; birçok gıdada düşük oranlarda laktoz bulunabilir. Örneğin; ekmek ve diğer tahıl ürünleri, işlenmiş kahvaltılık tahıllar, patates, çorba ve kahvaltılık içecekler, margarin, salata sosları, şekerlemeler ve diğer çerezler, bisküvi ve kek karışımları, süt ürünleri içermez diye etiketlenen bazı ürünler (örneğin, kahve kremalan ve diğer kremalar) aynı zamanda süt ürünlerinden türetilen dolayısı ile laktoz içeren katkı maddeleri bulundurabilirler. Akıllı tüketiciler gıdaların etiketlerine dikkatli bakmayı öğrenirler. Sadece süt ve laktoz miktarı ile yetinmezler aynı zamanda peynir altı suyu, süt yan ürünleri, ve yağsız süt tozlarına dikkat ederler. Eğer etiket üzerinde bunlardan birisi mevcutsa ürün laktoz içeriyor demektir.

Bunlara ek olarak laktoz; reçete ilaçlannın % 20'sinin, diğer ilaçlann ise % 6'sının yapımında kullanılır. Birçok doğum kontrol hapında da, mide asidi ve gazı için üretilen tabletlerde olduğu gibi laktoz vardır. Bunlar ancak şiddetli laktoz intoleransı olanlarda etki gösterir.

Bebek beklerken aşırı kilo almamak için...

Aşermek veya aşırı derecede yemek yemek, bazı yiyeceklerin üzerimizde bıraktığı yeme istegi olarak görülse de kişiye, zamana ve duruma göre değişmektedir. Aşermek belli yiyeceklere karşı açlık duymak demek değildir. Niçin aşerdiğimizin basit tek bir nedeni yoktur. Aşermenin altında fiziksel ve duygusal nedenler olabilir.

Şeker aşermesi

Şekeri istemenin temel neden lerinden biri kan şekerimizin düşmesidir. Eğer vücudumuzun enerj isi yeterl i değilse enerj iyi tamaml amak veya geriye getirmek için beyin komutuyl a tatl ı isteğini artırır. Aynı zamanda günl ük besl enmemizde yer alan beyaz ekmek, beyaz makarna, rafine edilmiş ürünler şeker seviyemizi etkil eyerek yeniden ve yeniden şeker istememize neden olur.

Mood'unuz önemlidir

Duygul arımız aşerme konusunda oldukca önemli rol oynar. Sık sık duygusal yapımızdaki iniş çıkışlar bizi yiyeceklerle bunu düzenleme isteğine sürükler.Örneğin rahatlamak istediğimiz bir anda eğer evimizde bir tatlı ya da çörek varsa onlara yönelmeniz rahatlamayı destelemek amaçlıdır. Yiyecekleri daha iyi hissetmek veya stresinizi hafifletmek için kullanıyorsanız bunu kontrol altına almanız gerekecektir. Bu durum için söylenecek en kötü senaryo 'binge eating' yani hiç nokta koyamadan duygusal boşluklarda aşırı yemek yemektir. Binge Eating duygularımız bloke olup cözülmesine çare aradığımız anlarda yiyeceklerin çözüm noktası sanılmasıdır. Basitçe kabullenmemiz gereken şey korku, stres, üzüntü ve hatta sevinçlerimizi bile yiyeceklerle çözemeyeceğimiz gerçeğidir.

Alternatif yol

Bazı geçici terapiler bizim aşırı yeme ihtiyacımızın tedavisinde etkili olabilir. Örneğin hipnoz duygularımızdaki gelgitlere bağlı sapmaların bilinçaltına inerek kendimizi sorgulamamıza yol açmakta bunun sonucunda ise rahatlamış sorgular kendini normal iştaha bırakmaktadır. Ayrıca yine hipnoz, bazı yiyeceklerin bilinçaltındaki tad duyusunu değiştirerek ondan uzaklaşmamızı sağlamaktadır.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar