Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Geçtiğimiz hafta özel bir akşam sebebiyle İzmir'deydim. Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde "Otistik Çocuklar" yararına KAMED (Kadın Meclisi Üyeleri Derneği) tarafından ve Gönüllü Kadınlar Derneği'nin işbirliğiyle düzenlenen güzel proje, "Yağmur Çocukları" olarak adlandırıldı. Gecenin tüm geliri, Anadolu Otizm Eğitim ve Mücadele Vakfı, Konak Moris Bencuya Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi ve Sabahat Akşıray Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi'ne bağışlandı. Uzmanlar otizmi kısaca: "Üç yaşından itibaren başlayan, sosyal iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan, beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlık" olarak tanımlıyorlar.
İzmir'in önemli sanat hamilerinden ve en değerli şahsiyetlerinden sayın Filiz Sarper Eczacıbaşı'nın, bu özel gecede beni de görmekten mutlu olacağını belirtmesi üzerine, İstanbul'dan doğduğum memleketim İzmir'e uçtum. İyi niyetlerle hazırlanmış birçok değerli aktivitenin yanı sıra, bana da otistik bir çocuğumuzla birlikte çalmam önerildi. Bu özel davetin beni öylesine onurlandırdığını ve benim için büyük mutluluk olduğunu içtenlikle söylemek istiyorum. Sonsuz teşekkürler.
KAMED başkanı sevgili Ayşe Akın'a sohbetimizde, öncelikle bu ve benzeri faaliyetlerin İzmir gibi önemli bir kente son derece yakıştığını söyledim. Doğduğum kenti bana daha da sevdirdiğini ifade ettim. Medeni girişimlerin toplumsal farkındalığı geliştirdiği ve insani gereklilikleri bilinçlendirerek daha da netleştirdiği bir gerçek. Belki de henüz yeterince düşünülemeyen veya zayıf kalmış noktaların aslında ne kadar önemli olduğu ve ortaya çıkarılarak desteklenmesinin ne denli insana yaraşır bir misyon olduğu ise başka gerçek. Bu akşamı organize eden ve burada isimlerini zikredemediğim herkesi gönülden kutluyor, başarılı faaliyetlerinin artarak devamını diliyorum.
O akşam yaşadığım en manalı şey, bana göre, sevgili Cem Vardarcı ile sahne aldığım andı. Kendisiyle tanıştığım ilk dakikadan itibaren kolaylıkla iletişim kurabilmemin sebebi hiç kuşkusuz ki onun samimi tamperamanı, keskin zekâsı, sebatlı ve çabuk öğrenen biri olmasıydı. Yıllar önce kalem tutamayan parmaklarıyla bugün keman çalan Cem'in, benimle birlikte sahnede, Pleyel'in iki keman için bestelediği ikililerini sevgiyle çalabiliyor olmasının neyi ifade ettiğini takdir edebilirsiniz. Sevgili Cem'in, uzun ve zorlu bir süreçten sonra, tedavi ve kapsamlı eğitimle çok büyük okyanusları kat ettiğini görebiliyor olmak ve onun bu olağanüstü zaferini sahnedeki sadece birkaç dakikada beraber yaşayabilmiş olmak, beni çok etkiledi. Salondaki herkesi duygulandırdı. En başta kendisini, tanımaktan çok mutlu olduğum sevgili ailesini ve tüm değerli yol göstericilerini candan tebrik ediyor ve bütün çocuklarımızın yollarının sonsuza dek açık olmasını diliyorum!..

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • bulut16 9 yıl önce 'kutsal' kelimesi yaşama verilen umudun adıdır. uzanan eli tutan, çaresiz birinin yüreğindeki umutdur, ışıktır. sevgili sanatçılarımızın bu uzanan eline tutunan ışıkların onların yıldızlarını parlatacağından eminim. kutsal olan işte bu niyettir. teşekkürler sevgili tuncay yılmaz:)
    CEVAPLA