Vogue Türkiye'nin Paris çıkarması
Geçtiğimiz hafta sonu Doğuş Halding'in bünyesine kattığı Vogue Türkiye dergisinin daveti için Paris'e giden kafileye ben de katıldım. Şunu söylemek istiyorum muhteşem bir davet organizasyonuydu. Davet için THY'den özel olarak kiralanan uçağımıza binmek için Atatürk Havalimanı'na gittik. Bizi giriş kapısından itibaren ellerinde Vogue yazan pankartlarla üçer metre aralıkla dizilmiş görevliler chek-in yaptıracağımız kontuara kadar yönlendirdiler. Özel açılan kontuarda beklemeden yapılan işlemlerimizden sonra dirakt olarak bizi Garanti'nin lunch'ına aldılar. Güzel bir kahvaltı ve gruba katılanlarla kaynaşma sohbeti sonrası uçağa bindik. THY'nin nefis ikramları ve fransız şarapları eşliğinde güzel bir yolculuktan sonra Cherles De Gaulle havalimanına indik. Bizi havalimanında özel olarak görevlendirilen Türk görevliler yine ellerinde Vogue pankartlarıyla karşıladılar. Bize özel kiralanmış aynı renk yaklaşık 30 adet Mercedes mini vanla konvoy halinde George V- Four Sesons Hotel'e vardık. Hiç beklemeden önceden hazırlanmış oda kartlarımızı alarak şampanyalarımızı içtikten sonra odalarımıza yerleştik. Hiçbir sorun yaşamamamız için hazırlanan Türk görevlilerin ilgisi harikaydı. Odamıza yerleştikten sonra kendimizi Paris caddelerine attık. Buz gibi bir hava olmasına rağmen Champs-Elysees'de biraz gezdikten sonra Saint Germain'de bir kafede oturarak kahve şampanya keyfi yaptık. Ama yine de donduk. Birkaç alışveriş yaptıktan sonra otelimize döndük.
MICHELIN YILDIZLI RESTAURANT
Akşam saat 19:00 da bizim için kapatılan Michelin yıldızlı şefi ile bilinen La Laurent Restaurant'ta Doğuş Grubu patronu Ferit Şahenk, eşi Diana Şahenk ve tabiki yılların deneyimli yöneticilerinden Erman Yerdelen'in ev sahipliğinde kapıda şampanyalarla karşılandık. Bu arada bu mutlu gününde Deniz Şahenk'te oğlunu yalnız bırakmayarak Paris'e gelenler arasındaydı. Ferit Şahenk'in Türk-Amerikalı eşi Diana Hanım tam bir ev sahibesiydi. Aslında kendisi Amerikalı ama ben bizim adetlerimizi, terbiyemizi ve masafirperverliğimizi en iyi şekilde benimsemiş olan Diana Hanım'a Amerikalı değil de türk-Amerikalı diyorum. Herkesle tek tek el sıkışarak kendisini tanımamıza rağmen yine de kendini tanıttı. Hoş sohbet yenilen yemek çok güzel ve eğlenceliydi.(En kötüsü de sigara içmek için buz gibi havada dışarıda üs kurmamızdı. Ancak orada da Ferit Şahenk bizleri yalnız bırakmadı.)Yemek daveti sonrası davetliler için üç gece kulübünde masalar ayrılmıştı. Biz Maxim's gece kulübünde eğlenmeyi tercih ettik. Enteresan bir atmosferde gayler ve lezbiyenlerle eğlendik. Birbirlerinin kucaklarına atlayanlar, öpüşenler falan filan. Ertesi sabah bizim için ayrılan bir kahvaltı salonunda saat 13:00 a kadar kahvaltımızı ettik. Daha sonra yine özel araçlarla Hüseyin Çağlayan'ın defilesini izlemeye gittik. Biraz uzun bekledik ama ön sıralardan Hüseyin Çağlayan'ın koleksiyonunu izleme imkanı bulduk. Zaten 15 dakikada bitti. Defilesi gibi kendisi de en son podyumda gözüktü ve cöööö dedi ve kaçtı. Defile bitimi otele döndük. Daha sonra grup akşam partisi öncesi Paris sokaklarına dağıldı.
ŞAMPANYALAR SU GİBİ İÇİLDİ
Akşam 22:30 başlayan Hotel de Crillon'a gittik. Bizi kapıda Vogue Türkiye'nin Yayın Yönetmeni Seda Domaniç ve ekibi karşıladı. Genç pırıl pırıl insanlar. Herkes Vogue Amerika'nın efsanevi editörü Anna Wintour'u (Moda dünyasının ürktüğü kadın) görmek için sabırsızlıkla bekliyordu. Ben göremedim ama partide çok kısa bir süre gözüküp kaçmış. Partiye Vogue'un birçok ülkedeki yayın yönetmenlerinin yanı sıra Roberto Cavalli Olivier Theyskens, Ricardo Tisci, Delfina Delletrez Fendi ve Mathew Williamson'ın yanı sıra Türk modacılardan Hüseyin Çağlayan, Bahar Korçan, Atıl Kurtoğlu, Ayşe-Ece Ege katıldı. İstanbul sosyetisenden Önder-Nazlı Öztarhan, Aylin-Hakan Saruhan, Siren-Gökhan Çarmıklı, Levent-Sema Kızıl gibi birçok ismin katıldığı 900 kişilik partide su gibi şampanya içildi. Hatta sudan daha çok... Klasik olarak partiye katılanların çoğu sigara içmek için tarihi hotel Crillon'un terasında buluştu. Hatta bir ara korktum. Tarihi bina yanacak veya çökecek diye... Muhteşem parti sonrası otelimize döndük. Ferit Şahenk ve davetlileri saat 04:00'a kadar otelin barında geceyi noktaladılar. Sabah güzel bir kahvaltı sonrası da yine Paris'in buz gibi sokaklarında turladıktan sonra otelimize gelerek özel araçlarımızla havaalanına giderek İstanbul'umuza döndük. Bu arada Doğuş Yayın Grubu tarafından hayata geçirilen moda dünyasının yeni bebeği Vogue Türkiye'nin Paris lansmanın ardından Türkiye'de daha kapsamlı bir davetin hazırlıkları başlamış bile...
Diana Şahenk, Hüseyin Çağlayan'ın defilesinde daha sonra sipariş vermek için beğendiği kıyafetleri cep telefonuyla çekerek kaydetti.
- İsviçre'nin 721'inci YAŞI KUTLANDI12 yıl önce
- Babalar işte anneler tatilde12 yıl önce
- Eğlenceyi değil dinlenmeyi seçtiler12 yıl önce
- ST.TROPEZ'DEN BEBEK MÜJDESİ12 yıl önce
- SOSYETE YUNAN ADALARINDA12 yıl önce
- Eski eşler tekrar bir arada12 yıl önce
- Nişantaşı'nda Viyana Haftası12 yıl önce
- KOÇLAR'IN geleneksel iftarı12 yıl önce
- 'SANA iNAT EVLENiYORUM'12 yıl önce
- Jade Bodrum'u sevdi12 yıl önce