Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Değerli dostlar, dünkü yazımda yıllardır "Avrupa ile ilgili çöküş" teorimi nasıl "işlediğimi", gazetelerde geçmişte yer alan yazılarımdan yaptığım alıntılar ile aktarmıştım... Sizlerden de "sayısız" katkı geldi... Gelenlerden de öğrendim ki; özellikle 2007 Kasım krizi sonrasında televizyonlarda yaptığım konuşmalarda "Avrupa'nın çöküşü tezimi" anlattığımda Türk kamuoyuna "aşırı ve imkânsız" gelmiş! İnternet siteleri "Yiğit Bulut'tan çılgın öneri" diye başlıklar atmışlar! Arama motorlarından tırnak içinde ayrı ayrı "yiğit bulut"+Avrupa+kaybeden" veya "Yiğit Bulut"+"çılgın öneri" gibi aramalarla hepsine ulaşabilirsiniz... Bunlardan bir tanesini ben size aktarayım... Avrupa batıyor ve özellikle "ABD ile AB'siz işbirliği" açıklamalarımdan sonra bir büyük internet haber ağında şu yazı çıkmış, aynen alıyorum: "...Avrupa birliği krizle birlikte bitecek... Türkiye Amerika'ya KKTC'de askeri üs vermeyi önersin... Yeni bir dünya düzeni kuruluyor... Bunlar Yiğit Bulut'un çarpıcı iddiaları... 'Bu klasik anlamda basit bir kriz değil' diyen Yiğit Bulut bambaşka bir tablo çiziyor... Onun dediğine göre dünya düzeni değişiyor ve yeni bir düzen kuruluyor. İddiasına göre de Amerika bu krizden çok çabuk çıkacak. Asıl olan Avrupa Birliği'ne olacak... Yiğit Bulut şöyle anlatıyor: 'Bu dünyanın genleşme sürecinden sonra büzüşme sürecine girmesi... Yani yeni bir dünya düzeni kuruluyor... Bu dünya düzeninde artık Avrupa Birliği diye bir şey yok... Amerika yine süper güç olacak... Karşısında Rusya, Hindistan, İran ve Çin merkezli 4'lü bir süper güç ortaya çıkacak. Bu krizde kaybeden ise AB olacak... Peki neden AB kaybedecek? Yiğit Bulut'un buna yanıtı şöyle: Çünkü AB'nin yeraltı zenginliği yok... Doğu Bloku ülkelerini aldılar içlerine, kaynaklarını anında hortumladılar. Tüm bankalarına sahip oldular. Artık tüketecekleri bir kaynak yok... Artık Amerika ile AB'yi tartışmaktan vazgeçmeliyiz... Amerika'ya 'KKTC'yi tanıyın size üs verelim teklifinde bulunalım.' Gemilerini Akdeniz'de tutabilmek için inanılmaz paralar harcıyor Amerika... Bu gerçeği görmek gerekiyor artık... Yeni dünya düzeninde Avrupa Birliği yok artık... KKTC'yi yok edip AB'ye üye olmanın bize ne çıkarı olacak. Onun yerine yeni politikalar geliştirilmeli..." Değerli dostlarım, daha bunun gibi onlarca konuşma ve yazıma ulaşabilirsiniz...O gün ne dediğimi çok iyi biliyordum, bugün de biliyorum! Ve "açık mektup" başlığı altında Türk halkına çağrımı yeniliyorum... İşte "açık mektup" olarak aktarmak istediklerim: Değerli dostlarım, Avrupa Birliği, 200111 Eylül saldırısı öncesinde hayal edilen dünya düzeninde yaşama şansı olan fakat 2001 sonrası ortaya çıkan gelişmeler ve konjonktürel yapı içinde "hiç imkânı kalmayan" bir yapıdır... Bu masal, Alman bağlantılı bir medya grubu tarafından özellikle 2001'den itibaren Türkiye'ye pazarlanmış olup, o grubun iş dünyasını kontrol eden sivil toplum örgütünü kısa süreli tepe noktasında elinde tutması ve Belçika pasaportlu haber müdürünün, "grubun menfaati AB'de" algılamasına patronlarını inandırması sonucu; hararetle Türk kamuoyuna anlatılmış ve Türkiye bu yola çekilmeye çalışılmıştır... İlk dönemde AK Parti de maalesef "bu tuzağa düşmüş" fakat özellikle 2005 sonrasında "küresel konjonktürü" doğru okuyarak; "AB yolundan tamamen çekilmiştir"! AK Parti "Türkiye'yi doğru pozisyonlandırırken" AB havucu ile Türkiye'yi kontrol etme sevdasındaki medya grubu ve uzantılarının da doğal "tasfiye süreci" hızlanmıştır... Ey Türk insanı, Yeni Dünya Düzeni içinde "Türkiye tarihi bir fırsatın" eşiğindedir! Yeni sistem içinde "köşe taşı olma" şansı kapıya kadar gelmiş ve "sadece fark etmemizi beklemektedir"! Zaman silkinme ve "gerçeği görme, elimizi uzatıp bizim olabilecekleri tutma, irademizi" ortaya koyma zamanıdır! Türkiye için "en doğru hamle Avrupa Birliği projesini" tek taraflı askıya almak, gümrük birliğini durdurmak ve "kısıtlamalardan" kurtularak "serbest" kalmaktır! Avrupa gemisine hiç hak etmediğimiz bir şekilde bağlı kalarak batmak bizim kaderimiz olamaz! Aynı hatayı 1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı yapmış ve "kaybedecek olanlarla birlikte, coğrafyasının hakkını veremeyerek, kendini kurtaramayarak" batmıştır... Almanya'ya bağlı "birinci batışı" doğru okumak ve bugün "bu yoldan" dönmek için adım atmak zamanıdır! Değerli dostlarım, bir Türk insanı ve bu ülkeyi seven biri olarak, kim ne derse desin; bu çağrıyı yapmak benim görevimdir... Türkiye "tarihi bir fırsatın eşiğindedir"! Bugün bu adımı atabilecek olanlar "tarihe geçeceklerdir"! Yaşasın "Tam bağımsız, AB ve IMF gibi boyunduruklardan" kurtulmuş, kurulan Yeni Dünya Düzeni'nde "tarihin, coğrafyasının ve konjonktürün" verdiği yeri anlayıp, alabilen bir Türkiye! Son söz: Tarihin sarkacı belki de 1000 yılda bir, bazı toprakların üstünde salınır... Bugün de salınıyor olabilir... Uyan Türkiye! Uyan Türk insanı!

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar