Dolar yine 1.55 ama benim hâlâ sakalım yok!
Dolardaki 1.55 referansım kimilerine göre takıntım ilgi ve tepki çekmeye devam ediyor! Son dalgada Bloomberg ekranlarında başta olmak üzere birçok platformda çıktım yine bağırdım: Her dalga 1.55'e dönüşü tadacaktır! 1.55 üstünde kalamaz, dönüşü yine 1.55'e olacaktır!
Değerli dostlar, şakayla karışık her zaman üstünde duruyorum; paritede "paradigma" bile kaysa dolar ve Euro, TL'ye karşı zor değerlenir! Nedenini bin defa yazdım, bir daha yazmayacağım...
Bu noktada geçmişten de örnekler vererek size diyorum ki: Geçmişte aldığınız dolar kredilerinizi panik olmadan sorgulayın!
Neden mi?
Geriye dönelim ve bugüne kadar analiz edelim...
Değerli dostlarım, 2006 yılının Mayıs-Haziran döneminde, dolar kuru gördüğü zirveyi yani 1.551.75 bandını test ederken ve özellikle yakın dönemdeki iki dalgada 1.75-1.83 dahi test edilirken TV kanallarında şöyle konuşmalar dinledim: "Kısa vadede kur daha da yukarı gidebilir, amatör yatırımcıların dolar kredilerini kapatmaları yararlı olacaktır..."
Bunu söyleyenler gazeteciler, bankaların ekonomistleri, onaylayan da programı yapan arkadaşlardı! Daha sonra birçok programda aynı mantığı değişik ifadelerle izledim; her şey çok kötüydü ve asla "dönüş yoktu."
Bu kadar karamsar olanlar ve özellikle "dalgalı kur sisteminin" ana yapısını gözden kaçıranlar, açıkçası şunu ortaya koyuyorlardı: Üzerinde yol aldığımız gemi batabilir, siz en iyisi şimdiden köpekbalığı kaynayan suya atlayın... Maalesef bazı yatırımcılar da atladı...
O dönemde ve son dalgalanmalarda; konuştuklarımda ve yazdıklarımda ve söylenenlerin "aksini" defalarca ifade etmeye çalıştım. Çalıştım ama artan "panikle" algılaması bozulan bazı yatırımcılar, "maliyetine, o güne kadar ödedikleri taksitte ortaya çıkan kur kazançlarına, kurun geri dönebileceği gerçeğine" bakmadan kredilerini kapattı...
Peki tam dalgalanma sırasında bu tip yorumlara inanarak panik halinde yıllardır ödediği kredileri 1.55- 1.75 bandında kapatanlar sonrasında kâr mı etti? Panik halinde hareket etmek onlara ne kazandırdı? Daha doğrusu kime kazandırdı? Sadece şu kadar söylemem yeterli; bırakın dalgalı kur sisteminde "dip-zirve-ortalama" analizi gibi detaylı maliyet bilgilerini, bırakın uzun vadeli kredilerde "ilk yıllar ana paranın ödeme kadar azalmadığı" gerçeğini; sadece kura bakarak bile şunu söyleyebiliriz : "O günlerde değil, takip eden yıl içinde ne zaman olursa olsun kapatsalardı" kesin daha kârlı olacaklardı...
Giriş sonrası aklınıza şu soru gelebilir; bugün bu konuyu neden gündeme getirdim ve özellikle "dalgalı kur sistemini" vurgulayarak ne demek istiyorum?
Söylemek istediğim çok açık: Kurda ne zaman hareket olsa hemen "alım ile" kâr edileceğini düşünmek veya her harekette "devam eden" krediyi kapatmayı düşünmek "en doğru" davranış değildir...
Detayları birlikte grafiğe de bakarak sorgulayalım...
Grafik bize neler diyor?
■ 2002 sonundan itibaren dolar kredisi alanlar, kredilerini "kur" 1 milyon 300 bin üstündeyken kullanmaya başlamış...
■ 2001-2003 başı arasında kur 1 milyon 300 bin-1 milyon 500 bin arasında dalgalanırken, 2003'ün Mart ayında 1 milyon 770 bin test edilmiş... Bu dönemde kredi kullananlar 1 milyon 700 bin seviyesinden TL karşılığını alırken, taksitleri düşen kurdan ödemiş...
■ 2003'ün başında 1 milyon 770 bin test edilmesinden itibaren kur gerilemeye başlamış ve 2006 başına kadar 1 milyon 250 bin dip olmak üzere devamlı düşen bir trend oluşmuş...
■ 2005-2006 döneminde 1.25 dibini test eden kur daha sonra 1.75 zirvesini zorlamış ve bugün itibarıyla yeniden 1.25-1.35 yani gördüğü "dip" bölgesinde...
Sonuçlar:
1- 2001 sonrası dolar ile kredi kullananlar özellikle bazı dönemlerde, TL karşılığını yüksek kurdan alıp, gerileyen dinamik içinde düşen kurdan ödedi. Bu gerçeğe özellikle 2001 -2003 arasındaki TL faizlerinin dolar faizine göre ne kadar yüksek olduğu detayını da ekleyin, ortaya çıkan sonuç net: 2001-2007 Kasım arasında dolar ile kredi kullananlar TL ile kredi kullananlara göre kıyaslanmayacak kadar fazla kâr etti...
2- TL ile döviz arasındaki geçmiş ve geleceğe yönelik incelemelerinizi şu formüle göre yapabilirsiniz: Örneğin dolar ile aylık ödemeniz 1000 dolar, aynı paraya TL ile ödemeniz 1.800 YTL ise; 1 dolar 1.800 YTL olana kadar dolar kredinizde kârdasınız. Kullanacağınız kredinin "dolar" ve "YTL" karşılığı aylık ödemelerini kıyaslayabilirsiniz. Burada çok önemli bir detay daha var; dolar kuru ne kadar süre tahmin ettiğiniz aralıkta kalacak?
3- Dalgalı kur sisteminde ödemenizi belirleyen ana unsurların sabit veya sadece yukarı eğimli artan değil, değişken ve aşağı-yukarı gidebilen dinamikler olduğunu lütfen unutmayın ve en önemlisi, hesap yaparken lütfen "heyecanınıza" göre değil, matematik gerçekler ile hareket edin...
Son söz: Bugün Türk vatandaşları için dolarla kredi kullanmak mümkün değil! Şirketler hâlâ kullanabiliyor! Yukarıda yazdıklarım şirketler ve geçmişte yakın döneme kadar daha doğrusu "dolar ile kredi kullanımı" kaldırılana kadar kullanmış olanlar için geçerli! Lütfen panik olmayın! Varolan kredilerinizi algılamanızı bozanların ortaya attıkları ile sorgulamayın!
Not: Dolar-Euro ilişkisi nereye gelirse gelsin, TL her zaman değer kazanmaya devam edecektir! Yeni Dünya Düzeni ve Yeni Türkiye gerçeği gereği!
- Başbakan'ın üç önemli cümlesi... Ve 'en çarpıcı' olanı!13 yıl önce
- Amerika 'not kaybetmiş'!13 yıl önce
- Kısa ve öz yazıyorum: Kriz tellallarına kulak vermeyin; TÜRKİYE KRİZE GİRMEYECEK!13 yıl önce
- 2009'da bakın ne haldeymişiz!13 yıl önce
- Türkiye'nin ekonomi tarihi13 yıl önce
- 'Tehdit Algılaması' tam olarak çökerse; altın, petrol fiyatlarında ve piyasalarda neler olabilir?13 yıl önce
- Türkiye'nin 'özelleştirme sürecini' sabote ediyorlar... Peki yetkililer neden seyrediyor13 yıl önce
- Hepimiz aslında küresel sistemin 'işçileriyiz'! 1 Mayıs'ı bu gözle algılayıp, kutlayalım!13 yıl önce
- Türkiye gibi 'çok değişkenli' ülkelerde ev almak çok karmaşık bir süreçtir!13 yıl önce
- Askeri darbe dönemi kapandı yeni trend 'finansal darbe'!13 yıl önce