Barış Kaygusuz

Aralık ayının son günlerinde Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve geride bıraktığımız 2.5 ay içerisinde 150'den fazla ülkeyi etkisi altına alan, 10 binden fazla kişinin de hayatını kaybetmesine neden olan koronavirüs salgını dünyayı esir almaya devam ediyor.

 

Avrupa kıtası salgının yeni merkezi haline gelirken, İtalya, İspanya, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde vaka sayıları 10 bin barajını geçti. Avrupa Birliği'nin de omurgasını oluşturan bu dört ülke krizden ciddi bir şekilde etkilenirken, şu ana kadar 3405 kişinin hayatını kaybettiği İtalya dünyada en çok ölümün yaşandığı ülke oldu.

18 bin 77 vakanın tespit edildiği İspanya'da 831 kişi hayatını kaybederken, 10 bin 995 kişide virüs tespit edilen Fransa'da 372 kişi koronavirüs kaynaklı nedenlerle yaşamını yitirdi.

Almanya'da ise diğer üç Avrupa ülkesinden farklı bir tablo mevcut. Zira ülkede şimdiye kadar 15 bin 439 vaka tespit edilirken, can kaybı sayısı sadece 44.

Peki koronavirüsten diğer tüm ülkeler gibi sert bir şekilde etkilenen Almanya'da ölüm oranlarının İtalya'dan, İspanya'dan, Fransa'dan, ABD'den ve hatta Güney Kore'den çok daha düşük olmasının nedeni ne?

ALMANYA'DA DURUM NASIL, HÜKÜMET HANGİ TEDBİRLERİ ALDI?

Şüphesiz ki koronavirüs salgını Almanya'yı da pas geçmedi ve Batı Avrupa ülkesini tüm gücüyle vurdu. Enfekte kişi sayısı hızla artarken, Berlin hükümeti geçtiğimiz günlerde tüm okulları, fabrikaları, barları ve toplanma mekanları kapattığını duyurdu.

Ancak ülkede henüz bir karantina uygulamasına gidilmiş değil. Almanya Başbakanı Angela Merkel, "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra en ciddi olay" olarak tanımladığı salgınla ilgili eyalet yönetimlerinden sokağa çıkma yasağı önerileri gelirken, konuyla ilgili son kararın federal hükümet tarafından verilmesi bekleniyor.

Çin, İran, İspanya ve İtalya dışında kalan tüm ülkelerden daha yüksek enfekte kişi sayısına ulaşan Almanya'da ölüm oranının çok düşük olmasının birden fazla nedeni bulunuyor.

Almanya'da vaka sayılarının artışı - worldometers.info

1. BİR HAFTADA 150 BİN TEST

Almanya'da vaka sayısının fazlalığındaki en önemli nedenlerden biri şimdiye kadar yapılan test sayısının fazlalığı.

Sadece bir hafta içerisinde 150 binden fazla kişiye koronavirüs testi uygulanan ülkede vaka sayısının hızlı artışı ve bağlantılı olarak ölüm oranının düşmesi sürpriz değil. Bu rakam çok fazla test uygulayarak salgını büyük ölçüde kontrol altında tutan Güney Kore'nin bile üzerinde.

İngiltere'de salgının ilk gününden itibaren 54 bin test yapıldığını, Türkiye'de ise bu rakamın 10 bin dolaylarında seyrettiğini düşünürsek Almanya'nın olabildiğince fazla test yapma politikasının ciddi düzeyde karşılık bulduğunu söyleyebiliriz.

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus da geçtiğimiz günlerde test yapmanın önemine dikkat çekmiş ve şu ifadeleri kullanmıştı: Tüm ülkelere basit bir mesajımız var: Test, test, test. Her şüpheli Kovid-19 vakası için test.

2. SALGINA YAKALANANLARIN YAŞLARI

Almanya'nın dünyanın en genç nüfuslarından biri olduğunu söyleyemeyiz. Hatta ülke, Avrupa'da yaşlı nüfus bakımından salgından en çok etkilenen ülke olan İtalya ile yarışıyor.

İtalya'da 65 yaş üstü kişiler nüfusun yüzde 22'sini oluştururken, Almanya'da bu oran yüzde 21.1 seviyesinde.

Ancak salgının yayılması kadar, hangi gruplar arasında yayıldığı ve salgın merkezlerinin hangi noktalar olduğu da ölüm oranları bakımından belirleyici bir etkiye sahip.

Robert Koch Enstitüsü'nün verilerine göre Almanya'da şu ana kadar tespit edilen vakaların yüzde 80'i 60 yaşın altında. Durumun böyle olması da Almanya'daki vakaların iyileşme oranını etkiliyor ve ölüm oranlarını şimdilik belli bir seviyede tutuyor.

Örneğin Seattle Times'ta yer alan bir haberde, ABD'de bulunan bir huzurevinde yaşayan 120 kişiden 81'inin koronavirüse yakalandığı ve bunlardan 34'ünün hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bu örnek virüsün yayıldığı yerin önemini de ortaya koyuyor.

Dünya Sağlık Örgütü'nden Michael Ryan da geçtiğimiz hafta yaptığı konuşmada yaş ortalamasının önemine dikkat çekmiş ve "İtalya her zaman insanların nasıl uzun yıllar boyunca sağlıklı yaşayabileceği konusunda bir rol model olmuştu. Fakat bu durumda, İtalya'da ölüm oranı daha yüksek olacaktır" demişti.

3. SAĞLIK SİSTEMİ KAPASİTESİ

Robert Koch Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Lothar Wieler, bu hafta içinde gazetecilere yaptığı açıklamada Almanya'nın haftada 160 bin test yapabilme kapasitesi bulunduğunu ve gerekli görülmesi durumunda bu sayının artırılabileceğini söylemişti.

Test üretim kapasitesine benzer bir durum Alman sağlık sistemi için de geçerli. Birçok ülkede vakalar belli sayılara ulaştıktan sonra, yerel sağlık kapasitelerinin zorlanması nedeniyle ciddi durumda olan hastalar yeterli sağlık hizmetini alamıyor.

İtalya'da ölüm oranlarının yüksek olmasının en ciddi nedenlerinden biri olarak sağlık sisteminin yetersiz kalması gösterilmişti. Benzer bir şekilde salgının başlangıç noktası olan Wuhan'da koronavirüse yakalananlar aşırı yüklenmeden dolayı yeterli sağlık hizmetini alamamıştı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel: Sizin kişisel önlemleriniz önemli bu çok ciddi bir durum. Çok iyi bir sağlık sistemimiz var ama herkesin aynı anda hastaneye gitmesi halinde de sistemimiz çökebilir. Ölen kişiler rakam değil. Anneler babalar insanlarımız.

 

4. HENÜZ NET BİR ŞEY SÖYLEMEK İÇİN ERKEN

Almanya'daki mevcut rakamları değerlendirerek ölüm oranlarının şimdilik düşük olduğu değerlendirmesini yapmak şu aşamada mümkün ancak net bir şey söylemek için henüz erken. Zira Alman hükümeti, milyonlarca kişinin enfekte olmasını bekliyor ve salgının henüz başlangıç aşamasında olduğunu söylüyor.

İtalya'da ölüm sayısının diğer ülkelerden fazla olmasının en önemli nedeninin, salgının orada daha erken başlaması olduğunu hesaba katarsak, bu rakamların ve ölüm oranlarının değişeceğini ve en doğru değerlendirmenin her şey bittikten sonra yapılabileceğini söylemek doğru olacaktır.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri