HABERTURK.COM

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Habertürk'ten Kübra Par'ın sorularını yanıtladı. Desdici 15 Temmuz'da sokaklarda kurulan Cumhur İttifakı'nın devlet ve millet menfaatine olduğunu söyledi.  BBP'nin de bu ittifaka destek verdiğini bundan sonra da şartlar değişmediği müddetçe desteğini sürdüreceğini kaydetti. 

BBP Lideri Destici'nin sorulara verdiği cevaplar şöyle: 

Türkiye yeni sistemle beraber ittifak siyasetiyle yürüyor. Çok küçük oranlarda oy alan partilerin bile partilerin bile kritik öneme sahibi olduğunu görüyoruz. Böylesi bir tabloda bundan sonra hangi ittifakta yer aldığınızı sormak istiyorum. Kimi açıklamalarınızda iç politikadaki bazı meselelerde örneğin emeklilikte yaşa takılanlar gibi hükümetle aynı çizgide olmayabilirsiniz. BBP yeni dönemde nasıl bir siyasi çizgi izleyecek.

 

"MİLLETİN İSTİBALİ VE İSTİKLALİNİN YANINDAYIZ"

MUSTAFA DESTİCİ: Kurulduğu günden beri nerede duruyorsak oradayız. Milletin ve devletin durduğu yerdeyiz. 15 Temmuz'da devlet milletle beraber çok açık bir saldırıya maruz kaldı. Sadece FETÖ tehlikesi olarak değerlendirmeyelim. Neticede FETÖ de emperyalistlerin, siyonistlerin kuklası. ABD de besliyor. Bir Barış Pınarı Harekatı'ndan sonra ABD'nin AB'nin aldığı tavır. Kıbrıs'taki gelişmeleri ekleyebiliriz. Rusya bizim kuzey komşumuzdu, Kırım'ı işgaliyle ve şimdi aşağıdan Suriye'den de komşumuz oldu. Bizim devletin, milletin istikbali ve istiklalinin yanında durmaktan başka çaremiz yok. Cumhur İttifakı 24 Haziran seçimlerinde kurulmadı. 15 Temmuz gecesi sokaklarda kulundu. BBP de bunun parçası olarak durduğu yerde duruyor.

Cumhur İttifakı'na destek veriyorsunuz, ama tam olarak üçlü bir parçalı olduğunu görmüyoruz. 31 Mart yerel seçimlerine gidiyorduk, BBP'nin ne yapacağı merak ediliyordu. Sivas'ta Cumhurbaşkanı'nın göndermesi oldu. 'Muhsin kardeşimin istismar edilmesine tahammül edemiyorum. Şimdi Sivas'ta belediyeyi almak için gayret içine giriyor' demişti. BBP neden Cumhur İttifakı'nın yanında yer almak istedi?

DESTİCİ: Cumhur İttifakı sadece seçimlerden ibaret bir ittifak değil. 24 Haziran seçimlerinde AK Parti, MHP, BBP oluşan bir ittifaktı. YSK'ya verilen resmi ittifak belgesinde yazıyordu. Yerel seçimlerle ilgili AK Parti'nin MHP ile ittifak yaptığı, yapmadığı yerler vardı. Büyükşehir olmayan illerin tamamında her parti kendi adayını çıkardı. Yerel seçimlerde biz şöyle bir strateji belirledik. O zaman da partilerin oyu il genel meclisinden çıkıyordu. 'İl genel meclislerinde ful oy, belediyelerde de kazanma ihtimalimiz olan yerlerde aday çıkaracağız' dedik. Hem 15 Temmuz ruhuna uygun olarak dedik ki, 'belediye meclisi, il genel meclislerinde aday göstermeye çalışacağız belediye başkanlıklarında Güneydoğu başta olmak üzere aday çıkarmayacağız, Cumhur İttifakı'nın adayını destekleyeceğiz. HDP'nin kazanma ihtimali olmayan yerlerde güçlü adayımız varsa onlarla gireceğiz' dedik.

"MALAZGİRT'TE ADAY ÇIKARSAYDIK HDP KAZANACAKTI"

BBP'nin ciddi oranda son yerel seçimde oyu artmış. Belediye meclislerinde 900 bin oy. Bunu neye bağlıyorsunuz?

DESTİCİ: Geçtiğimiz seçimlerde 1.55, bu seçimlerde 1.90 oy aldık. Belediye başkanlıklarında da az oy almadık. 1400 seçim çevresinin sadece 350 aday göstermemize rağmen az oy almadık. Malazgirt'te biz aday çıkarsaydık HDP kazanacaktı. Çünkü AK Parti 7 oyla kazandı. Bizim önceliğimiz milletimiz ve devletimiz. Belediye meclis üyeliğinde 900 bin civarında, büyükşehir olmayan illerimizde de 1.82 oy aldı BBP. Konya seçimleri net bir örnek. Biz Konya'nın 12 ilçesinde aday gösterdik yüzde 7 civarında oy aldık. Çoğu kimsenin bizim Konya, Sakarya, Erzurum, Ordu, Yozgat, Kayseri, Eskişehir, Manisa, Gaziantep, Malatya belki aklıma gelmeyen başka illerimiz vardır, Trabzon'da çok oy aldık. Bu BBP'nin kurulduğundan bugüne kadar, 26 yıllık çizgisine sadık bir çizgiyi, devleti ve milleti önceleyerek doğruya doğru, yanlışa yanlış diyerek sürdürülmesinin milletimiz tarafından teveccühüdür. Bu giderek yükseliyor.

Son yapılan siyasi anketlerde MHP'nin oyu yükselişte görünüyor. Bunu siyasi analistler 'AK Parti'ye bir şekilde darılan seçmen çok uzağa gitmek istemiyor, MHP'ye yöneliyor'. BBP'nin oylarındaki kıpırdanış bununla alakalı olabilir mi?

DESTİCİ: Bir sebebi olabilir ama tek sebebi bu değildir. BBP'nin ilkeli siyasetidir. Biz bugüne kadar ülkemiz, milletimiz, inançlarımız için gerekli her fedakârlığı yaptık.

Cumhurbaşkanının Sivas'ta yaptığı konuşmaya 'kırıldım, incindim' dediniz. Şimdi sizin oy oranınız yükselmiş, siyaseten BBP adına doğru adım attığınızı düşünüyor musunuz? Cumhur ittifakını desteklemeyip, BBP olarak girmiş olsaydınız oylarınız daha yüksek olabilir mi? Siyaseten hata yaptık diyebiliyor muydunuz?

"1994 VE 2002 KRİZİNDE HANGİ SİSTEM VARDI?

DESTİCİ: Oylarımız yükselebilirdi ancak biz inancımızın gereğini yaptık. Doğu'da her yerde aday koyabilirdim ama bugün AK Parti'nin kazandığı birçok yerde HDP kazanabilirdi. '3-5 fazla oy alalım' anlayışında değiliz. Biz sadece oy için siyaset yapmıyoruz. BBP siyasi harekettir sadece bir parti değilir. BBP ile kurulan partiler var mı şu anda? Çoğu bir iki seçimden sonra gitti. Rahmetli genel başkanımız nasıl Refahyol'a 'Müslümanların iktidarını engelletti dedirtmeyeceğim' dediyse bizim de tavrımız o tavrın devamı.

Bir önceki seçimlerde 24 Haziran'da MHP sizin Cumhur İtitfakı'nın resmi ortağı olmanıza sıcak bakmıyordu. BBP'nin Cumhur İttifakı'na yakınlığı tek taraflı aşk mı?

DESTİCİ: Yok değil. İttifak görüşmelerini tek başıma yapmadım. Karşımda muhatabım vardı hem de Türkiye'nin Cumhurbaşkanı. Arkadaşlarım denk muhataplarıyla yaptılar. Biz bu kararı kendi başımıza vermedik. Bunlar konuşulmadan ittifak kurulmadı ki. Biz ittifakı sadece seçimden, milletvekilliğinden, belediye başkanlığından ibaret görmüyoruz. Her iki seçim sonucuna baktığınızda BBP özveride bulunan, fedakârlık yapan siyasi partidir. Bunun milletimiz tarafından takdir edildiğini gördük.

Yeni sistem oturmadı, Türkiye'yi tıkıyor, buradan parlamenter sisteme dönmemiz lazım diyor CHP...

DESTİCİ: 1994, 2001 krizinde hangi sistemle yönetiliyordu?

Siz ekonomide sorun olduğunuzu düşünüyor musunuz?

"BİZ ERKEN SEÇİMİ GEREKLİ GÖRMÜYORUZ"

DESTİCİ: Ekonomi, dış politika, eğitimde, sağlıkta başka alanlarda az ya da çok problemlerimiz var. Dün Tarım Şurası'ndaydım. Türkiye tarım ürünleri ithal eder bir noktaya geldi deniyor. Doğru yalan değil. Bizim ithalatımız var ama ondan daha fazla da ihracatımız var. Tarımda problemlerimiz var. Üretenin doğrudan desteklenmesi lazım. Ben bir çiftçiyim aynı zamanda. Mazottaki verginin yüzde yüz çiftçiden kalkması lazım. Destekle, üretsin ondan sonra vergisini al. Burada çok önemli mesafeler alındı ama yeterli değil. BBP bundan daha iyisini yapacağını söylüyor. Esnafımızı, sanayicimizi de desteklemeliyiz. Şu anda enflasyon 8.55. Peki bu bankalar hala niye yüzde 20 faizle kredi veriyor? Faiz normalde enflasyonun bir puan altı veya üstü olur. Uzun vadeli gerekirse 2 yıl ödemesiz desteklerin verilmmesi gerekiyor. Andora dediğiniz nüfusu 75 bin olan ülkenin turizm yıllık geliri 10 milyar Avro. Biz yapılanı takdir edeceğiz, eksiklikleri yapıcı şekilde söyleyeceğiz, çözüm önerilerimizi söyleyeceğiz. Erken seçimi gerekli görmüyorum. Altyapısı ve gerçekliği olmadığını düşünüyorum. Erken seçim için Cumhurbaşkanı'nın 'seçim' demesi lazım ikincisi Meclis'te 400 kişinin el kaldırılması gerekir. Seçimlerin zamanında yapılacağına inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanının hukuken aday olma hakkının olduğunu düşünüyorum

Yeni sistemin aksayan yönünün olduğunu düşünüyor musunuz?

DESTİCİ: Bu sistemle ilgili biz bir proje yayınladık. Biz zaten buna yakın bir sistem önermiştik. Bakanlar meclisin dışından olsun. Yasama da sadece yasa görevini, yürütme de yürütme görevini ifa etsin. Şu anda kitabi olarak bu sağlandı. Yargı da bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesi de eklenerek yoluna devam edecek. Bu uygulamada bazı hatalar, eksiklikler, noksanlıklar var. Uyum yasaları seçim erkene alınınca biraz yarı kaldı. Bu sürecin sadece değişen sistemin Anayasa'ya uygunluk açısından değil eksik ve noksanlıkların giderilmesi için çalışma yürütülmesi lazım. Siyasi Partiler Yasası'nın değiştirilmesi lazım. Yargıyı rahat bırakmamız lazım. Şu anda çok iyi Adalet Bakanımız var. Bu tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesine bağlı kalarak varsa mağduriyet alanları da giderilerek çok titiz çalışmalar yürütülüyor. Güvenlik meselesinde çok iyi çalışan İçişleri Bakanımız var. Milli Savunma Bakanlığımız çok iyi çalışıyor, harekatlarda görüyoruz. Hamdolsun güçlü bir ordumuz var. Ama eksiklikler, noksanlıklar yok mu? Var. Biz doğru olanların yapılması noktasında bir yol izleyeceğiz. Yapıcı muhalefet yapacağız. Barış Pınarı Harekatı, siyasi bölücüler hariç bir olduysak, temel meselelerimizde de bir olmak zorundayız.

Hukuk konusunda CHP ve İYİ Parti'den şiddetli eleştiriler geliyor. Hukuk ve adalet sistemi üzerine CHP, İYİ Parti, HDP'den gelen eleştirilere katıldığınız noktalar var mı? KHK'lar konusunda Cumhur İttifakı'nın iki üyesi biraz daha farklı mı düşünüyorsunuz?

"EYT'DEKİ MAĞDURİYETİN GİDERİLECEĞİNE İNANIYORUM"

DESTİCİ: Sayın Cumhurbaşkanı sapla samanı birbiriyle karıştırmamak lazım dedi. Benim söylediğim de bu. Yaşının yanında kuru yanmasın, eğer burada mağduriyet varsa hukuk devletin temel ilkeleri içerisinde giderilsin. Açığa alınmış, ihraç edilmiş ama hakkında hiçir takibat yok, bulunamamış, dolayısıyla hukuk devletinin gereği yerine getirilsin, istismara açmadan tabii.

Emeklilikte Yaşa Takılanlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan 'seçim kaybetsem dahi bu işte yokum' dedi. Siz ne düşünüyorsunuz?

DESTİCİ: Burada yanlış anlaşılmalar var. Eylül 99'dan önce işe başlayanları konuşuyoruz. Devlet demiş ki kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıl çalışıp 5 bin çalıştığınızda emekli olursunuz demiş. Daha sonra kuralı değiştirmişler. Bu iktidardan önce değişmiş. Bu arkadaşlar erken emeklilik istemiyor. Ellerinden alınan hakların geri verilmesini istiyor. Sanki 38 yaşında hepsi emekli olacakmış gibi bir algı var, bu da doğru değil. En erkeni 43 olur. Ben bu yükün altından kalkabileceğimizi düşünüyorum. Mağdur olan milyonlarca insan ve aileleri var. İyiniyetli bir çözüm aramalıyız, biz bunu buluruz. Kademeli olarak emeklilik hakkı verilebilir. Mutlaka sağlık hizmetlerinden faydalanmaları lazım. Bedenle çalışanlar var. Diyelim ki öğretmen ya da hakim. Emekli ol deseniz de 60 yaşına kadar olmaz. Çünkü maaşı yarı yarıya düşecek. Burada emekli olmak isteyenler bedeni ile çalışan insanlar. Bunların çoğu çalışamaz hale gelmiş. Bunun giderilmesi lazım. İstihdam noktasında da katkı sağlayacaktır. Emekli olanların yerine yeni gençlerimiz işe gireceklerdir. Şu anda devlette 5 bin lira maaş alıyorsa emekli olunca 2 bin liraya düşecektir. Buradan da devletin kârı olacaktır. Ben sayın Cumhurbaşkanının da bu konuda doğru bir şekilde anlatıldığında doğru olan bir şeye itiraz etmediğini, onun yanında durduğunu şahidim. Burada emeklilikte yaşa takılan kardeşlerimize biraz daha sabır tavsiye ediyorum. Bu konunun eninde sonunda çözeleceğine inanıyorum. Bu konuda mağduriyet var. Hükümet daha önce pekçok mağduriyetini giderdi. Ben bu mağduriyetin de giderileceğine inanıyorum. Hükümete tavsiyem, özelikle ilgili bakanlığımıza tekrar tüm tarafların biraraya gelerek çalışma yapılması lazım. Toplum şunu bilmek zorunda. Bunlar kaç kişi? Bu 5 milyonsa eğer, onun kaçı hangi senede emekli oluyor?

Cumhurbaşkanı Danışmanı Vedat Bilgin'in çalışma yaptığını ve çıkan sonuçtan sonra Cumhurbaşkanı'nın olmaz dediği söylendi...

DESTİCİ: Hayır Vedat Bilgin'den çok daha önce. 1 milyon emekli olsa ortada emekli maaşı 1 milyon 600 bin. Bunu devletimiz çözer. Bu 18 milyar 200 milyon tutuyor.

Yeni kurulacak siyasi partiler var gibi görünüyor. Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın siyaset dünyasına yeni kurduğu partilerle katılacakmış gibi görünüyor. Sizce başarılı olurlar mı?

DESTİCİ: Demokrasi içerisinde herkes parti kurabilir. Burada soracağımız şu olabilir; bir proje var mı? Bu dışarıdaki görüşmeler insanın midesini bulandırıyor doğrusu.

Aklınızda böyle bir şüphe mi var?

DESTİCİ: Hayır kamuoyuna yansıyor. Bize birtakım bilgiler geliyor. İktidarı değiştirelim de nasıl olursa olsun yaklaşımı. Sistem meselesi çok önemli. Eski sistemde Türkiye'de yabancı güçler istedikleri gibi iktidarla oynuyorlardı. Hatırlayın Refahyol'u. Mesele ne irtica, başörtüsü, Erbekan değil. Tamamen ekonomi ve dış güçlerin hakimiyeti. Ordumuz Barış Pınarı'nda büyük kahramanlıklar sergiliyor. Meclis'in içinde bir grup 'hain işgalci' diyor. Bunu başka bir ülkede, diyelim ki Ermenistan, ABD, Fransa'da kendi ordusuna 'hain, işgalci' diyebilir mi? Böyle hainlerin olduğu meclis yapımız da var.

"PARTİ KURACAK ARKADAŞLARIMIZ OYUNA GELMEMELİ"

Yeni kurulacak partilerin böyle bir durumu mu sözkonusu?

DESTİCİ: İlkesel bir şey söylüyorum, böyle olmamalı diyorum. Dışarıdan parti kurma arayışı olan arkadaşlarımızın, yeni siyasetçi adaylarımızın dışarıda bir arayış içerisinde olmamaları lazım. Partiler tabanlarıyla yaşar.

Yeni kurulacak partilerin tabanda karşılığı olmaz mı size göre

DESTİCİ: Bakın bir seçimlik partiler kuruldu. Rahmetli İsmail Cem'lerin kurduğu parti vardı. Şu anda Türkiye'de böyle bir ihtiyaç görmüyorum. Ama bu bir demokrasidir parti kurana niye kuruyorsun denilmez. Bir ilkeler olması lazım. Ben hassasiyetlerimi belirtiyorum. Geçmişte bunlar yaşandı. Bunları Tükiye'ye yaşatanların da bugün esamisi okunmuyor. İyi de hatırlanmıyorlar. Bu kişilere, arkadaşlara bu çerçeveye dikkat etmelerini istiyorum. Belki onlar farkında da olmayabilir. Dışarıdakilerin içerideki uzantılarına hizmet etmemek lazım. Biz fedakârlığı devletimiz, milletimiz için yapıyoruz. Allan en iyi bilendir, herşeyi bilendir, gün gelecek bu millet, bu ümmet ayağa kalkacak, o topraklarda çok kanlı işgaller yapacak, oraları sömürenler, ABD'nin, Rusya'nın, Fransa'nın onların petrollerinde ne hakkı var? Gün gelecek bunlara karşı hep birlikte kıyama kalkılacak. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Günlük siyasi kızgınlarlala genel çerçevemizi, hassasiyetlerimizi zedelememeli. Asgari müştereklerde buluşabilmeliyiz.

Yeni kurulacak partiler ittifak sistemindeki dengeleri değiştirilebilir deniliyor

DESTİCİ: Tam da bunun için kuruluyor. Hesabı kitabı bunun için yapanlar var. Arkadaşlar dikkat etsinler, kendileri üzerinden bu hesabı yapanlar var, bu oyuna gelmesinler diyorum. ABD bize niye düşman? Binlerce kilometreden gelmiş. Benim Kürtle ne problemim olabilir. Türkiye Cumhuriyeti devleti Kürtlerin devleti. En çok Kürt kökenlilerin bulunduğu devlet. Çerkez, Boşnak, Alevi, Sünni hepimizin devleti. Bu Temsilciler Meclisi'ndeki kararlar niye alınıyor? Onlar aynen Refahyol döneminde olduğu gibi bu iktidar değişsin istiyorlar. Bunu değiştirelim, bizimle ortak çalışacak iktidar getirelim isteniyor.

Şöyle analizler yapılıyor, önümüzdeki süreçte ittifaklar ikili değil üçlü olabilir. Böyle bir tabloda BBP olarak siz İYİ Parti-yani partiler ittifakında mı durursunuz, Cumhur İttifakı'nda mı yer alırsınız?

DESTİCİ: Biz devletin ve milletin yanındayız. Şu anda devlet ve millet menfaatini temsil eden Cumhur İttifakı'dır. BBP 15 Temmuz'da sokakta kurulan ittifakın içindedir. Burada son olarak iki konuya değinmek istiyorum. Samsun Çarşambalılar çok arıyor. Çarşamba ovasına kütle enerji santrali kuruluyor deniyor. Tarım havzaları özellikle olumsuz etkileniyor. Biz santrallere karşı değiliz ama mutlaka doğanın korunması lazım. Bu tür yatırımlar yapılmadan önce halkın bilinçlendirilmesi lazım. Burada özellikle çiftçilerimizin Tarım Kredi ve Ziraat Bankası'na olan borçların ötelenmesiyle ilgili talep var. Kredi kullanan öğrencilerimizin geri dönüşlerle ilgili faizli ve ivedi çağırmalarla ilgili çözüm bulunması lazım. Ben de kredi kullandım, tek maaşımla bütün borcumu kapattım. Çünkü faiz yoktu. Son olarak bizim şu anda elimizi attığımızda aldığımız 5 milyon oyumuz var. Biz kadrolarımızı da büyük oranda Alperen gençlerimizle güçlendireceğiz, yenileyeceğiz, zenginleştireceğiz Allah'ın izniyle...