Son Dakika

HABERTURK.COM/AJANSLAR

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yapılan açıklamada, hükümet güçleri tarafından kontrol edilen Idlib kentinin Ahraru'ş Şam, Nusra Cephesi, Aksa Askerleri (Cundu'l-Aksa),Sunne Ordusu (Ceyşu's-Sunne),Feyleku'ş-Şam ve Hak Tugayı (Livau'l- Hak)'tan oluşan Fetih Ordusu koalisyonu tarafından ele geçirildiği kaydedildi. Açıklamada, ülkenin kuzeybatısında bulunan kentin, 4 gün süren şiddetli çatışmaların ardından ele geçirildiği bildirildi.



 

Suriye'de İdlib şehrinin ele geçirilmesi amacıyla kurulan muhalif çatı birliği Fetih Ordusu, ülkenin kuzeybatısında yer alan İdlib kentinde kontrolünü tamamıyla sağladığını duyurdu.

Fetih Ordusu'ndan yapılan açıklamada, bağlı birliklerin 5 günden bu yana ülkenin kuzeybatısında yer alan İdlib kent merkezinde, rejim güçlerinin bulunduğu yerlere düzenlediği saldırılar sonunda kentin tamamının denetimini sağladığını belirtti.

Fetih Ordusu'nun saha komutanlarından Usame Ebu İbrahim,yaptığı açıklamada, birleşik muhalif birliklerin 5 günden bu yana İldib kentinde Esad güçlerinin bulunduğu bina ve karargahlara ağır silahlarla düzenlediği saldırılar sonucunda bugün şehrin kontrolünü tamamıyla ele geçirdiğini söyledi.

Rejimin hava saldırılarına karşı halkın güvenli bölgelere taşındığını ifade eden İbrahim, "Şehir müzesi, hava istihbarat şubesi, kent terminali, İdlib merkezi ceazevi, valilik binası, şehir postanesi, cinayet şube büro amirliği ve birçok askeri ve güvenlik güçlerinin karargah olarak kullandığı yerlerin kontrolünü sağladık" dedi.

IDLİB'İN ELE GEÇİRİLMESİ SONRASINDA SURİYE'DE HANGİ KENT KİMİN KONTROLÜNDE?

Kaynak: Al Jazeera, Reuters, AA

"ESAD GÜÇLERİ, KENTİN GÜNEYİNDEKİ MASTUMA KIŞLASINA DOĞRU KAÇIYOR"

"Şehir içindeki çatışmalarda muhaliflere direnemeyen Esad güçleri, kentin güneyindeki Mastuma kışlasına doğru kaçıyor" diyen İbrahim, Suriye ordusunun hava saldırılarına karşı sivilleri daha güvenli bölgelere taşıdıklarını dile getirdi.

Çatışmalarda çok sayıda rejim askerini öldürdüklerini ve esir aldıklarını da vurgulayan İbrahim, bazı askerin kıyafet değiştirerek halka karıştığını ve bunlardan 40'a yakın "şebbihayı" yakaladıklarını ifade etti.

Fetih Ordusu'ndan Ebu Raşka ise "Kent merkezinin kontrolünü sağladık, Allah'ın izniyle güneydeki illere doğru ilerleyeceğiz. Beşşar, senin askerini eze eze sana doğru geliyoruz" dedi.

Fetih Ordusu'nun, Esad'ı destekleyen İdlib'e bağlı El-Fuaa köyünü de kuşattığı belirtildi.

Ahraru'ş Şam, Nusra Cephesi, Aksa Askerleri (Cundu'l-Aksa),Sunne Ordusu (Ceyşu's-Sunne),Feyleku'ş-Şam ve Hak Tugayı (Livau'l- Hak) gibi büyük gruplar, "Fetih Ordusu" (Ceyş'ul-Fetih) adı altında "İdlib'e ortak saldırı" düzenlemek amacıyla birleştiklerini açıklamıştı.



Muhalif Çatı Birliği Fetih Ordusu, Suriye'nin kuzeybatısında yer alan İdlib kentinin denetimini tamamıyla sağladı. Kent merkezine giren Muhalif Çatı Birliği mensupları, Hafız Esad'ın heykeli üzerinde fotoğraf çektirdi.


İDLİB'İN ELE GEÇİRİLMESİ NE ANLAMA GELİYOR?

Peki İdlib'in ele geçirilmesi ne anlama geliyor? İdlib'in düşmesi Halep, Hama, Şam gibi şehirlerdeki muhalif hareketi nasıl etkiler? Bu ittifak ne anlama geliyor ve savaşın seyrini nasıl etkiler? Haberturk.com'un ulaştığı Ortadoğu'yu yakından yakip eden isimler son gelişmeyi böyle değerlendirdi.

ÖZCAN TİKİT/GAZETE HABERTÜRK YAZARI

Suriye'deki devrimin başladığı günden itibaren rejimin gaddarlığını fazlasıyla tecrübe etmiş başlıca kentlerden biridir İdlib. Lakin Fetih Birliği'ni oluşturan grupların İdlib'i alması da ne yazık ki zulmün biteceği anlamına gelmiyor. Zira bu grupların içinde de insan hakları konusunda sicili kabarık olanlar var. İnsani çerceveden görünen bu.

Zulmün sona ermesi Suriye'de herkesin üzerinde mutabık olacağı bir anlaşmayla mümkün. Ancak o günün de Suriye'ye henüz cok uzak olduğu anlaşılıyor.

Anlamı?

IŞİD'in güçlü bir devlet dışı aktör olarak ortaya çıkışı  Esad'la mücadele eden diğer silahlı grupları da birleşmeye itti. IŞİD'in dünyanın hedefi haline gelmesi diğer grupları daha makul birer aktöre çevirdi.

Tabi rejimin sivillere yönelik barbarca saldırılarının yanı sıra bölgede günden güne yükselen mezhebi gerilimin de bu grupları daha güclü kılan bir zeminin oluşumuna hizmet ettiği aşikar. Idlib'in Fetih Birliği tarafından alınışı bu durumun somut göstergesi oldu. Bundan sonra da muhalefetin kazanımlarının artması kuvvetle muhtemel. Lakin rejimin Idlib'de yaşadığı yenilginin çevre bölgelerdeki mücadeleleri nasıl etkileyeceğini şimdiden kestirmek güç. Idlib yakınındaki Lazkiye gibi stratejik önemdeki Suriye ordusunun elindeki güçlerin direnişçilerin daha yoğun saldırılarına maruz kalması söz konusu olabilir.

Bununla birlikte sanırım bugün için şunu söylemek mümkün. Suriye'de IŞİD'in elindeki Rakka, rejimin elindeki Şam ve Kürtlerin elindeki kantonlar dışında bir dördüncü güçlü merkez de ortaya çıkmaya başladı. Suriye sorununu çözecek formül bu güç dengeleri ve arkalarındaki uluslararası aktörleri memnun edecek bir formül olmalı. Bu da aslında dünyanin Suriye'de ne kadar grift ve zor bir meseleyle yüz yüze olduğunu gösteriyor.


Bölgeyi yakından takip eden gazeteci Mehmet Akif Ersoy:

Stratejik olarak haritayı önünüze koyduğunuzda İdlib, Halep ya da bunların kırsal bölgelerindeki süreçler çok uzun zamandır yaşanıyor. İdlib'de çok uzun zamandır muhalifler neredeyse tüm kırsal bölgeleri kontrol ediyorlardı. Burada birkaç farklı çatışma var. Bunlardan bir tanesi son savaşta Amerika'nın desteklediği "ılımlı muhalif" dedikleri grubun tasviye edilmesi süreci. Daha radikal islamcı olarak anlatılan grupların bu süreci kontrol edilmesi ve onlardan elde geçirdikleri silahlarla 4 senedir devam eden İdlib kuşaması vardı. "4 senedir devam ediyor ama kent alınamıyordu" şeklinde de bir algı vardı. Algıyı kırdılar. Şu anda onlardan elde edilen silahlarla İdlib'i ele geçirdiklerini ifade ediyorlardı. Bu şöyle bir sonuç doğuracak bu çok önemli. Esad'ın ordusu İdlib'in şehir merkezini aslında çok küçük bir bölgeyi kontrol ediyordu. Hatta şehrin tamamı kuşatma altındaydı. Muhalifler İdlib'i stratejik olarak da ele geçirmek istemiyorlardı. Yerel kaynaklarla konuştuğunuzda temel duruşun bu olduğunu görüyorsunuz. İdlib'i ele geçirmeleri çok çok zor değildi. Beraberinde ele geçirmek istemiyorlardı çünkü Esad, kontrol ettiği bölgelerde halkın nefes almasına izin veriyor. O bölgeleri havadan bombalamıyor. Suriye muhalefeti de Suriye halkı da muhalefeti destekleyen halk da havadan bombardıman olmadığı için İdlib şehir merkezinde nispeten güvenlik bir şekilde yaşıyabiliyorlardı. Bu saatten sonra Esad, şehir merkezlerini de bombalayacak. O nedenle İdlib'in şehir merkezinde de güvenlik bir yaşam olmayacak.Temel sorunlardan bir tanesi bu. Esad'ın ordusu kapsamlı bir operasyon başlatır mı, yeniden İdlib'i ele geçirmeye çalışır mı, bunlar soru işareti. Şehir merkezinden bundan sonra göçler başlayacak, insanlar güvenli şekilde orada yaşayamayacaklar. Amerika'nın desteklediği ya da Özgür Suriye Ordusu açısında ya da Suriye'de ılımlı muhalefet dediğimiz gruplar açısından da sıkıntılı bir nokta ise "4 senedir yapamadıklarını birkaç grup birleşerek İdlib'i ele geçirdi" algısı. 

Bunu "Esad'ın ordusu bıraktı, Şam'ı da bırakır, İdlib düştü her şey düşer, yeniden bir süreç başlıyor" gibi görmüyorum. 

İdlib şehir merkezi de Halep'te muhalifetin kontrol ettiği bölgelerde olduğu gibi havadan bombalanacak.

TÜRKİYE'YE YENİ BİR GÖÇ DALGASI OLUŞTURUR MU?

Oluşturabilir, Türkiye'ye çok yakın bir bölge. İdlib şehir merkezinin muhalefetin ekonomisine katacağı herhangi bir şey yok. İdlib'de şehir merkezini ele geçirdiğiniz zaman oradaki insanların ekonomik olarak da yaşamlarını sürdürmesini sağlamak durumundasınız. Eğer orada petrol ya da farklı bir takım gelir kaynaklarınız yoksa bu başka bir sıkıntıyı beraberinde getiriyor. 

Yerel kaynakların dediklerine göre, insanlar güven içinde yaşamak istiyorlarsa şehir merkezlerine kaçıyor çünkü en azından hava bombardımanları olmuyor. Esad, kendi kontrol ettiği bölgeleri bombalamadığı için daha az ölüm riski vardı. Şimdi İdlib'i de bombalayacak siviller oradan kaçmaya çalışacaklar. Kaçacakları bölgeler muhtemelen sınır bölgeleri ve Türkiye olacak diye düşünüyorum.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300