17 Aralık soruşturmasında takipsizlik kararı
Başsavcılık, Rıza Sarraf, Barış Güler ve Salih Kaan Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 53 kişi hakkında takipsizlik kararı verdi
HABERTÜRK HABER MERKEZİ / Serdar KULAKSIZ - Sedef ŞENKAL DEMİR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Aralık soruşturmasında “usulüne uygun delil toplanmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı ve örgüte rastlanmadığı” gerekçesiyle aralarında işadamı Rıza Sarraf ile bakan çocukları Barış Güler ve Salih Kaan Çağlayan’ın da bulunduğu 53 kişi hakkında takipsizlik kararı verdi.
İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Aralık operasyonunun başlangıcından 305 gün sonra 53 kişi hakkında takipsizlik kararı verdi. 17 Aralık 2013’te başlayan soruşturmada, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in de aralarında bulunduğu 53 kişi gözaltına alınmış, işadamı Rıza Sarraf, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, eski bakanlardan Zafer Çağlayan’ın oğlu Kaan Çağlayan ve eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’in de aralarında bulunduğu 14 şüpheli tutuklanmıştı. Tutuklu tüm sanıklar daha sonra tahliye edilmişti.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner’in yürüttüğü soruşturmanın takipsizlik gerekçesinde, “usulüne uygun delil toplanmadığı”, “suçun unsurlarının oluşmadığı” ve “herhangi bir örgüt suçu bulunmadığı” belirtildi.
RÜŞVET YOK: 63 sayfalık takipsizlik kararında, AB Bakanı Egemen Bağış’ın, Rıza Sarraf’a kredi temini, gazetede çıkacak haberlerin engellenmesi ve yurtdışına çıkış vizelerinde kolaylık sağlanması konularında rüşvet verildiğinin iddia edildiği ancak bu işlemlerin hiçbirinin AB Bakanı’nın görev alanı ile ilgili olmadığı belirtildi. Bu nedenle rüşvet suçunun unsurlarının oluşmayacağı ifade edildi.
DELİL BULUNAMADI: Kararda, Sarraf’ın şirketlerinin iş ve işlemlerini kolaylaştırıp rakip şirketlerin işlerini zorlaştırdığı iddia edilen Halkbank Genel Müdürü Aslan’ın bu eylemleri gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığı belirtildi. Soruşturma dosyasında, şüphelinin evinde ele geçirilen paraların, şüphelinin ifa ettiği görevle bağlantılı bir şekilde ve görevin ifasından duyulan memnuniyetin ifadesi olarak tevdi edildiğine ilişkin bir delil olmadığı ifade edildi.
YARDIM KANUNU’NA MUHALEFET: Aslan’ın ifadesinde söz konusu paraları Çorum Osmancık İmam Hatip Lisesi inşaatında ve Balkanlar’da yapılacak bir üniversite için kullanılmak üzere yardım amaçlı kabul ettiğini söylediği belirtilen kararda, Osmancık İmam Hatip Lisesi inşaatını yürüten dernek yetkilileri ve Balkanlar’da yapılacak Bosna Hersek Üniversitesi yetkililerinin bu ifadeyi doğruladığı belirtildi.
İlgililerin başvurusu üzerine 1 milyon Euro’nun İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi’nin 4 Mart tarihli kararı ile Üsküp Eğitim ve Kültür Vakfı Türkiye temsilciliğine iade edildiği belirtilerek, Aslan’ın eyleminin “Yardım Toplama Kanunu’na muhalefet” olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Eylemle ilgili olarak evrakın işlem yapılmak üzere İstanbul Valiliği’ne gönderilmesi kararlaştırıldı. Aslan’dan elde edilen paraların da valiliğe gönderilmesine de karar verildi.
KOVUŞTURMAYA YER YOK: Mahkeme, tüm şüphelilerin suç işlemek için örgüt kurmak, örgüte üye olmak ve yönetmek, suç örgütünün amaçları doğrultusunda faaliyette bulunmak, suçtan
elde edilmiş mal varlığını aklamak, sahte belge düzenlemek, rüşvet vermek, kaçakçılık, fuhuş için kadın temin etmek suçlarından haklarında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına yönelik karar verdi.
KARAR TBMM’YE GÖNDERİLECEK
Kararın kesinleşmesinden sonra şüpheliler hakkındaki adli kontrol kararları ile mal varlığı üzerine konulmuş tedbir kararları kaldırılacak. Kararın bir örneği, yasama dokunulmazlığı nedeniyle savcılık tarafından haklarında soruşturma yapılamayan ancak Meclis Soruşturma Komisyonu tarafından soruşturulan kişiler yönünden TBMM Başkanlığı’na gönderilecek.