Serkan AKKOÇ / GAZETE HABERTÜRK

Kilis’te dolaşmaya başladığınızda, kentteki Suriyeli nüfus hemen hissediliyor. Özellikle çarşı bölgesinde kaldırımlarda yürümek dahi güçleşebiliyor. Kilis halkıyla Suriyeliler, ancak giyim kuşamlarıyla birbirinden ayırt edilebiliyor. Üzerinde Arapça yazıların bulunduğu dükkânlara adım başı rastlanıyor. Suriye’deki paralarını Türkiye’ye getirebilenler ticarete başlamış. Çoğunlukla manav, kuruyemişçi, bakkal, fırın ve tavuk lokantaları işletiyor. Şehirde Suriyeliler ile ilgili asayiş olaylarıysa yaşanmıyor.

‘HİNDİSTAN AJANI YAKALADIK’

Çarşıda resmi bir polis ekibi, yolumuzu çeviriyor ve kimlik kontrolü yapıyor. Yaklaşık 150 bin göçmenin bulunduğu Kilis’te bize kimlik kontrolü yapılmasının nedenini sorduğumuzda polis, “Kentte ajan kaynıyor. Gazeteci gibi dolaşıp ajanlık yapıyorlar. Hindistan’ın ajanını bile yakaladık burada” diyor.

ÇOCUKLARA KONTEYNER OKUL

Kilis’te ilk ve orta öğretim çağında 30 bin Suriyeli çocuk bulunuyor. Çocukların yüzde 75’i, geçici eğitim merkezlerinde Suriye müfredatıyla eğitime devam ediyor. Suriye Birlik ve Yardımlaşma Derneği’nce açılan “Yarının Meşaleleri Geçici Eğitim Merkezi”nde ilk ve ortaöğrenim çağındaki 189 erkek, 217 kız olmak üzere 406 Suriyeli öğrenci eğitim alıyor. Okulun finansmanı dernek tarafından sağlanırken, belediye ve resmi kurumlar da destek oluyor. İmzalanan protokolle Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yönetilen okulda, Türkçe dersleri de veriliyor. Okulda, Suriyeli ve Türk öğretmenler görev yapıyor.

KADINLARA İŞ EĞİTİMİ

Kentte Suriyeli kadınlara yönelik “Çok Amaçlı Toplum Merkezi” (ÇATOM) adı verilen meslek edindirme kursları da açılmış. ÇATOM’u aslen Suriye Azez’li olan, Şam’da psikologluk yaparken savaş nedeniyle 3 yıl önce ailesiyle Kilis’e yerleşen Necla Elşeyh yönetiyor. Kilis’e geldiği ilk sene kursları evinde veren Elşeyh, belediyenin desteğiyle şehir merkezindeki eski bir kilisede daha çok kadına ulaşıyor. Suriyeli kadınlar burada biçki, dikiş, nakış, örgü, kuaförlük gibi kurslara katılarak kazanç sağlayabilecekleri işleri öğreniyor. Kursa katılan kadınlara Kilis Belediyesi de aylık 250 TL harçlık veriyor. Kadınlar, ürettikleri eşyaları kermesler düzenleyerek satıp ayrıca gelir elde etmeye çalışıyor.

BELEDİYE BAŞKANI KARA: MERKEL’İ KİLİS’E BEKLİYORUZ

NOBEL Barış Ödülü için kolları sıvayan Kilis Belediye Başkanı Avukat Hasan Kara, Avrupa’da en samimi liderin Almanya Başbakanı Angela Merkel olduğunu söylüyor. Başkan Kara, “Merkel parlamentoda konuşurken Kilis’i örnek veriyor. Merkel’i davet ediyoruz. Gelsin, yerinde görsün nasıl yaşandığını. Şu anda Kilis’te kişi başına düşen yeşil alan 1.1 metrekare” diyor.

 

Suriye’ye 97 kilometre sınırı bulunan ve nüfusu 90 bin 400 olan Kilis, kayıtlı 127 bin, gayri resmiyse 150 bin Suriyeliye kucağını açıyor

Kentte hizmet veren 50’ye yakın STK’nın temsilcileri ve Suriyeli sığınmacıların önde gelenleriyle toplantılar yapan Kara, “Dünya tarihinde büyük göçlerin yaşandığı kentlerde toplumsal travmalar yaşanmıştır. Ancak Kilis’te tarih yazılıyor. Kilis 5 yıldır barış, kardeşlik ve sabır içinde Suriyeli misafirlerimize kucak açmış durumda. Bu sadece Türkiye değil, dünya tarihine bir örnektir. Dünyadaki insanlık, hürriyet, yaşam hakkı adına söz söyleyen örgütlerin gelip Kilis örneğini incelemesi ve dünyaya anlatması lazım” diye konuşuyor.

SURİYELİLER NE DİYOR?

‘ATOMCU’ BÜFESİ AÇMIŞ

Muhammed Kassap, 28 yaşında. Halep’ten 7 kişilik ailesiyle 1 yıl önce Kilis’e gelmiş. Şehrin en işlek Mürteza Caddesi’nde “Atomcu” açmış. Kilislilere havuç, portakal, nar suyu satmaya çalışıyor. Dükkân için bin TL kira verdiğini söyleyen Muhammed, “Burada olduğumuz için elbette şükrediyoruz. Ancak bizim için de burada yaşamak zor. İş imkânı çok az. Dükkân kirası, ev kirası ve ailenin yiyecek masraflarını karşılamakta bile zorlanıyoruz. Savaş biterse ülkemize dönmek istiyoruz” diyor.

‘VATAN İNSANIN ANASIDIR’

Mustafa Faris (50),aynı caddede fırın işletiyor. Fırında lahmacun ve Suriye’ye özgü tatlılar üretip satmaya çalışıyor. Halep’ten 1.5 yıl önce gelmiş. Oradaki işini buraya taşımış. Düşüncelerini, “Ekmek parasını çıkarmaya çalışıyoruz. İnşallah savaş biter ve vatanımıza geri döneriz. Vatan, insanın anasıdır” diye anlatıyor.

1881 -
1938