Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
DHA

Adana Merkez Sabancı Camisinde cuma namazı sırasında minbere çıkarak "Üzerimde bomba var" diye bağıran kişi hakkında 5 ayrı suçtan 70 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Sabancı Merkez Camisinde 1 Temmuzda cuma hutbesi okunduğu sırada minbere çıkarak "Üzerimde bomba var" diye bağıran tutuklu Mahmut K. hakkındaki soruşturma tamamlandı.

Cumhuriyet savcısı, cami içinde panik, korku ve arbedeye neden olan Kılıçaslan hakkında "inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme", "olası kasıtla yaralama, basit yaralama", "silahlı terör örgütüne üye olmak", "tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma" ve "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçlarından iddianame hazırladı.

Sanık hakkında 5 ayrı suçtan 70 yıla kadar hapis cezası istenen iddianame, terör suçlarına bakan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, Mahmut K.'nın canlı bomba yeleği şeklinde hazırladığı bej renkli korse içinde 17 santimetre uzunluğunda, bir santimetre çapındaki plastik boru içinde 10 gram av tüfeği fişeği barutu, çok sayıda saçma ve bir maytap fitiliyle el yapımı patlayıcı hazırladığı aktarıldı.

"BENDE BOMBA VAR"

Sanığın el yapımı bombayı gömleğinin altına, vücudunun bel kısmına sararak eylem yapmak üzere cuma namazı saatinde kentin en büyük camisi Sabancı Merkez Camisine gittiği belirtilen iddianamede, olay şöyle anlatıldı:

"Sanık, cami içine girerek minberin yanına oturdu. Bu sırada cami imamı, hutbe okumak için minbere çıkarken Mahmut Kılıçaslan da minbere çıkıp hutbe okuyan imama ‘Bende bomba var.’ dedi. Ardından imamın elindeki mikrofonu alıp cuma namazı için bulunan cemaate hitaben anlaşılmaz şekilde sözler söyleyip gömleğini yukarı doğru açarak belinde sarılı bulunan korse ve üzerinde sarı renkli boru şeklinde hazırlanmış el yapımı bombayı cemaate gösterip canlı bomba olduğunu aktardı. Bunun üzerine camide bulunan cemaat infiale kapılarak camiden dışarı çıkmak için koşuşturmaya başladı.

Cami içinde büyük bir arbede yaşanırken burada bulunan sivil kıyafetli polis memurları minbere çıkıp Mahmut K.’ya müdahale edip oradan indirdi. Bu sırada cami cemaati de şüpheliye yaptığı eylemden dolayı saldırmaya çalıştı ancak polis memurları kalabalığın arasından şüpheliyi cami dışına çıkardı."

"İNSANLARIN BU KADAR TEPKİ GÖSTERECEĞİNİ DÜŞÜNMEDİM"

İddianamede, Mahmut K.'nın savunmasına da yer verildi.

Eylemi 2-3 gün önce planladığını, eylemi yapma sebebinin ülkenin içinde bulunduğu karışıklık olduğunu savunan sanık, "Üzerimdeki düzeneği hocaya gösterip bunun patlamayacağını, tebliğde bulunmak amacıyla minbere çıktığımı söyledim. Hoca minberden indi. Bunun üzerine cemaat korkarak dışarı doğru kaçmaya başladı. Cami cemaatinden bazıları bana saldırdı. İnsanların bu kadar tepki göstereceğini düşünmedim. Üzerimdeki el yapımı bombayı patlatma niyetim yoktu. Amacım, insanları korkutarak tebliğ yapmaktı." ifadelerini kullandı.

2012-2013 yıllarında iki kez Suriyeye gittiğini, herhangi bir terör örgütüyle bağlantısının olmadığını ileri süren Kılıçaslanın, "Üzerimdeki canlı bomba düzeneğini terör örgütlerinden esinlenerek yapmadım. Adaletten, haktan, imandan çıkmayan biriyim." şeklindeki beyanı da iddianamede yer aldı.

"DEAŞ TÜRÜ CANLI BOMBA EYLEMİ"

İddianamenin değerlendirme bölümünde de eylemin terör örgütü DEAŞ tarafından gerçekleştirilen canlı bomba eylem tarzına benzediğine işaret edildi.

Bu tür terör örgütlerinin mahkemeleri tanımadıkları ve reddettikleri bilgisi verilen iddianamede, sanığın da sorgu aşamasında aynı tavrı sergileyerek mahkemenin yargılamasını tanımadığını ve inanmadığını beyan ettiği aktarıldı.

İddianamede sanığın "iki yıldır gayriresmi evli" olduğu, ülkedeki kanunları kabul etmeyerek resmi nikah yaptırmadığı kaydedilerek, "Şüphelinin terör örgütü içerisinde, terör örgütü adına faaliyetlerde bulunduğu, canlı bomba eylemi yaparak silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşılmıştır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

"BOMBA DÜZENEĞİ GERÇEK"

İddianamede, 11 müştekiden 6'sının şikayetçi olduğu K'nın üzerindeki düzenekle ilgili, İl Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğünce yapılan inceleme sonucu hazırlanan rapor da yer aldı.

Raporda, K.’nın hazırladığı düzeneğin el yapımı bomba olduğu kaydedildi.

Adana'da Sabancı Merkez Camisi'nde bugün cuma hutbesi okunurken, belindeki kuşakta barut ve bilyelerle kendi yaptığı patlayıcı bulunan 33 yaşındaki Mahmut K., ayağa kalkıp imama doğru koştu.

İmamın elindeki mikrofonu alıp, Arapça konuşmaya başlayan ve akli dengesinin yerinde olmadığı sanılan K.'nin kuşağından kablo sarktığını görenler 'Canlı bomba' diye bağırınca panik çıktı. Cemaatin üzerine atlayıp etkisiz hale getirdiği Mahmut K.'yi linçten cuma namazına gelen polisler kurtardı.



Seyhan Nehri kenarındaki açık ve kapalı alanında toplam 28 bin 500 kişinin namaz kılabileceği Sabancı Merkezi Camii'nde, ön saflarda oturan Mahmut K., imamın mikrofonu alarak Arapça bir şeyler söyledi, ardından da gömleğini yukarı doğru kaldırarak göğsünü açtı.



LİNÇ EDİLMEK İSTENDİ

Karın bölgesinde kablo sarkan beyaz korseyi görenlerin 'Canlı bomba' diye bağırmasıyla cemaat arasında panik çıktı. Cemaatin büyük kısmı kapılara yönelirken, bazıları da Mahmut K.'nin üzerine yürüdü ve kısa sürede etkisiz hale getirdi.

Tekme tokat dövdükleri K.'yi linç etmeye kalkışan cemaatin elinden, cuma namazında bulunan polisler müdahale edip kurtardı. Bu sırada cami tahliye edildi ve cuma namazı kılınamadı.

Polisler tarafından karakola götürülen Mahmut K.'nin belindeki beyaz korsede, barut ve bilyelerle kendi yaptığını söylediği patlayıcı bulundu. Polis yetkilileri, çok amatörce basit biçimde hazırlanan patlayıcının infilak ettirilmesi halinde ancak yakın çevreye zarar verebileceğini söyledi.

Yapılan ilk araştırmada Diyarbakır'ın Çermik İlçesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirlenen Mahmut K.'nin ailesi tarafından da kayıp olarak arandığı ortaya çıktı.

CUMA NAMAZI KILINAMADI

Camiden çıkarken yaşanan izdihamda fenalaşan onlarca kişiye ise sağlık ekipleri müdahale etti. Bomba korkusuyla camii cuma namazı kılınmadan boşaltıldı. Polislerin camide ve çevrede yaptığı aramada herhangi bir patlayıcıya rastlanmadı.

Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

DHA

İstanbul Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri, önemli bir operasyona imza attı. Sultanbeyli’de 16-17 yaşlarındaki 3 çocuğun ailelerinin kayıp başvurusu üzerine, TEM geniş çaplı soruşturma başlattı. Kayıp çocukların terör örgütü DEAŞ üyeleriyle ilişkili oldukları belirlendi.

Yapılan araştırmada, DEAŞ’a lojistik destek veren, uluslararası para transferi yapan hücre tespit edildi. Terör polisi, geçtiğimiz eylül ayında örgütün hücresini çökertmek için Sultanbeyli’de birçok adrese eşzamanlı operasyon düzenledi.

KURTARILIP AİLELERİNE VERİLDİLER

DEAŞ’ın hücre evlerine yapılan ani baskınlarda, aranan 3 çocuğun da aralarında bulunduğu 15 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 7’si terör örgütü DEAŞ üyesi olmaktan tutuklanırken, 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ailelerinin aradığı 3 çocuk ise tutuksuz yargılanmak üzere ailelerine teslim edildi. Ele geçirilen dijital verilerin incelenmesi sonucu, örgütün bazı yurtdışı bağlantıları da tespit edildi.

Örgütün 3 kişilik eylem timinin yerinin belirlenmesiyle, geçtiğimiz hafta Sultanbeyli’de bir adrese daha baskın düzenlendi. Terör örgütü mensubu olduğu öne sürülen 3 erkek şüpheli, gözaltına alındı.

İstanbul’un birçok noktasında keşif yapıp fotoğraf çektikleri belirlenen DEAŞ üyelerinin, kalabalık yerlere ve güvenlik güçlerine yönelik eylem hazırlığında oldukları tespit edildi. İstanbul’da katliam planları yapan 3 zanlının sorgusunun sürdüğü öğrenildi.

NİHAT ULUDAĞ/GAZETE HABERTÜRK