Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Cari açık neden hız kesmek zorunda?

        İhracat yerinde sayarken, iç talep artışıyla büyümenin yan etkisi cari açıkta ortaya çıkıyor. Son olarak açıklanan nisan ayı verisi beklentilerin üzerinde geldi ve 5.4 milyar dolara vardı. 4 aylık cari açık 29.7 milyar, bir yıllık da 57.8 milyar dolara vardı. Açıkta son 10 yılın tepe noktasına çıkıldı.

        ➔30 milyar dolara çıkan 4 aylık cari açık aynı hızla devam ederse yıllık bazda 90 milyar dolara varacak ki, tüm zamanların rekoru olacak. Beklenen bir trilyon dolarlık GSYH’ya oranı da yüzde 9’a çıkacak.

        ➔Nereden baksan sürdürülemez bir durum söz konusu. Zaten bu aşamaya gelmeden de finansmanı kesilir. Nisan ayında büyük ölçüde açık Merkez Bankası rezervleri ile finanse edildi. Muhtemeldir ki seçim ayı mayıs da benzer şekilde geçmiştir.

        REKORA DOĞRU MU?

        ➔Açık rekoru 74.4 milyar dolar ve 838 milyar dolarlık GSYH’nın yüzde 8.9 ulaşan oranla 2011 yılına ait. O yıl yüzde 11.2 ile son 45 yılın en yüksek büyümesine ulaşılmıştı. Önceki en yüksek büyüme yüzde 10.7 ile 1966 yılında gerçekleşmişti.

        ➔2011 büyümesini sonraki yıllarda sadece 2021’in yüzde 11.4’lük büyümesi geçti. Buna karşılık 2021’deki cari açık, pandeminin etkisinde tedarikte yaşanan sorunlar ve emtia fiyatlarının gerilemesinden dolayı oldukça düşük çıktı.

        ➔İhracat yerinde sayarken, ithalat artıyor ve turizm gelirleri de henüz kısıtlı olduğundan cari açığın yüksek seyrini mayıs ayında da sürdürmesi beklenir.

        ➔Ancak haziran ile birlikte turizm gelirleri 4 ay süreyle yüksek seyredecek ve cari açığı kısmen azaltacak.

        ➔Diyelim ki turizm sezonunda cari açık hız kesti. Her ay ortalama 7.5 milyar dolar değil de, 2.5 milyar dolar açık verildi. Bu durumda yıl sonunda 90 yerine 70 milyar dolar açık oluşur ve 2011 yılı rekorunun altında kalır.

        ➔Yine de durumu kurtarmaz. 70 milyar doların GSYH’ya oranı yüzde 7 yapar. 2011 yılının ardından ikinci en yüksek açık verilmiş olur.

        2011 İLE 2023’ÜN FARKI

        ➔Kaldı ki 2011 ile 2023 yılının çok önemli farkları var. Rahatlıkla finanse ettiğimiz için zaten açığı verdik.

        ➔O zaman küresel sermaye akımlarının en güçlü olduğu yıllardı. Faizler sıfıra yakındı. Dış kaynak bulmak hem kolay hem de ucuzdu.

        ➔Türkiye’deki sıcak para stoku 2011 sonunda 92 milyar dolardı. 2023’te ise bunun yarısı düzeyinde.

        ➔Çünkü son 5 yılda sıcak para gelsin istenmedi. Türkiye’de pozisyon almalarına imkan verilmedi.

        ➔Ayrıca küresel piyasalardan finansman tarafı çok zorlaştı. Merkez bankaları likiditeyi geri çekiyor ve faiz oranlarını yükselttiler. Dış kaynak bulmak hem zorlaştı hem pahalılaştı.

        ➔Kaldı ki 2023 ekonomisi 2011’den oldukça farklı. O dönem Türkiye’nin kredi notu yatırım yapılabilir düzeyin bir basamak altındaydı. Şimdi ise 5 basak daha düşük.

        ➔Yine dış borç düzeyi 2011’de milli gelirin yüzde 38’i iken, şimdi yüzde 51’inde.

        Kısaca 2011 yılındaki gibi yüksek oranlı cari açık verme lüksümüz yok. Yukarı yönlü tırmanma sürdükçe finansman zorlukları da belirginleşir zaten.

        BÜTÇEDE KALICI ARTIŞ RİSKİ

        ➔Ayrıca cari açıkta yorganın niye 2011 yılına göre daha kısa kalacağının önemli bir nedeni daha var. O da bütçe açıklarındaki yüksekliktir.

        ➔2011 yılında GSYH’nın yüzde 1.3’ü kadar bütçe açığı verildi. Bu yılki hedef açık yüzde 3.5. Ancak ciddi sapmalar var.

        ➔Seçim öncesi harcamalar ve EYT diyelim ki zaten öngörülmüş ve bütçenin yüzde 3.5 açığı içine konulmuştu.

        ➔Ancak deprem öngörülmemişti. Büyük deprem bölgesinin yeniden inşası 104 milyar dolar ile en az bütçe açıkları kadar bir harcamayı gerektiriyor.

        Yapılan tahminler zaten bütçede açığın hedeflenin iki katına çıkacağı yönünde. Yüzde 7 civarında bir açık ki, 2001 krizi sonrasının en yükseği olacak.

        ➔Tek bir yılla sınırlı kalsaydı o kadar sorun yoktu ama ilk defa kalıcı harcamalar büyük ölçüde artırıldı. EYT, asgari ücret, maaş ve emeklilere zamlar bütçe personel harcamalarını kalıcı şekilde büyütüyor.

        ➔Buna doğalgaz ve elektrikte devlet katkısını da eklemek gerekiyor.

        İKİZ AÇIK YAN YANA OLUR MU?

        ➔Cari açık yüksekken şimdi bütçe açığı yüksek seyredecek. İkiz açığın yan yana yolculuğunun uzun sürmesi ekonomi için çok riskli bir durumdur.

        Mehmet Şimşek ekonominin kaptanlığını devralırken söylediklerinde tamamen haklıdır: “Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır.

        ➔Şimdi sıra söyleneni yapmaya geldi. İkiz açıktan birinden kurtulmak için, ya ekonomiyi aşırı ısınmış halden kontrollü bir şekilde ılık duruma getirecek ya da bütçe açığını azaltmak için yeni vergilere başvuracak.

        ➔Önümüzde bir seçimin daha olması acaba kendisine tanınan hareket alanını sınırlamış mıdır, dersiniz?