Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım En kritik faiz kararından ne çıkar?
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Seçim sonrası ekonomide normalleşme sancılı oluyor. Rasyonel politikalara dönüşün en önemli göstergesi faizin normalleşmesi.

        Çünkü o kadar anormal gelişmeler yaşadık ki, enflasyon yüzde 85.5’e çıkmışken politika faizi yüzde 10, TL ticari kredi faizi yüzde 15, mevduat faiz de yüzde 17 idi. Kabaca 70-75 puanlık negatif faiz demekti. Türkiye tarihinin ve dünyanın negatif faiz rekorunu kırdık.

        ➔Zaten ekonomi geçmişimizde faiz en oynak ve en tartışmalı konularımızdan biri oldu. Hatta faiz inadından dolayı 1994 krizini yaşadık. 90’lı yıllarda yüksek reel faiz uygulamasında dünya birincisiydik. En son 2003 yılında yine ilk sıradaydık.

        2020’li yıllara geldiğimizde reel negatif faiz liginde dünya sonuncusuyuz. Hazırlanan listelerde bu kez Türkiye negatif faizin yüksekliğinde dünya birincisi.

        ➔Şimdi faiz artırım adımıyla ekonomideki normalleşmenin yolunu açmak, tıkanan parasal aktarım mekanizmasını çalıştırmak istiyoruz.

        FAİZ NORMALLEŞMENİN İLK ADIMI

        ➔Bu çerçevede Merkez Bankası 22 Haziran Perşembe günü çok kritik bir karar verecek. Normalleşme kapısını nasıl açacak ve yeni yol haritasını nasıl çizecek? Yeni başkanı ile Merkez Bankası ne diyecek?

        ➔Atılacak faiz adımıyla ne kadar normalleşebileceğimizi göreceğiz.

        ➔Bunun altyapısı henüz tam hazırlanmadı. Merkez Bankası’nda değişen sadece Başkan, kararı Başkan ile birlikte verecek Para Politikası Kurulu üyeleri ise yerlerinde.

        ➔Seçime hazırlık döneminde geçmiş üyelerin süresi dolmadan göreve getirilen şimdiki üyelerin misyonu negatif faiz uygulamaktı. Şimdi tersi olacaksa buna uygun kişilerin de görev alması gerekir.

        ➔Ancak faiz kararına geri sayım başlarken henüz böyle bir atama yok.

        ➔Bu da bize normalleşme yolunda net bir siyasi kararlılığın ve ekonomi yönetimine güçlü bir desteğin olmadığına işaret edebilir.

        TCMB faiz kararı ile bu desteğin boyutunu da göreceğiz.

        ➔Zaten geçmiş dönem politikalarının uygulayıcısı TCMB eski başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun BDDK Bakanlığına aynı şeye işaret ediyor.

        PİYASA FİYATLAMALARI NE DİYOR?

        ➔Faiz artırım kararına geri saymaya başlamışken diğer piyasalarda verilen tepkiler de iyi değil. Yani normalleşmeye dönerek iyi bir hikaye yazılacağı fiyatlanmıyor.

        ➔Türkiye’nin kredi riskini gösteren CDS’ler henüz doğru dürüst düşemedi. 14 Mayıs öncesinde 500 baz puanın altına inen, sonra 700 baz puanı gören CDS’ler 500 baz puan civarında dalgalanıyor.

        Oran hala çok yüksek seyretmesi, açılan kapının normalleşmeye yoluna çıkmasından kuşku duyulduğunu gösteriyor.

        ➔Borsadaki fiyatlamalar da aynı inançsızlığa işaret. Faizlerin yükselmesi elbette şirketlerin finansman maliyetini artırır. Yurtiçi tüketim talebini azaltacağından dolayı şirket satışlarını kısıtlar.

        ➔Ancak hem döviz kurunun yükselmesi hem faizin artması ile yabancı portföy yatırımlarına ve ondan önce bıyıklı yabancı dediğimiz yurtdışındaki Türkler’e ait sermaye kapıyı açar.

        KURDA 3 HAFTA %19 ARTIŞ

        ➔Üstelik hisse senedi rakibi piyasalardan en azından yüzde 50 düşük fiyatlanıyor. Ülke Batılı portföy yatırımlarına yeniden açılacaksa bundan etkilenecek iki piyasadan biri hisse senetleri diğeri devlet iç borçlanma senetleridir.

        ➔Döviz kurundaki yükseliş seçim sonrası hızlandı. Sepet kur 26 Mayıs’ta 20.67’den dün 24.68’e yükseldi. 3 haftalık sepet kur artışı yüzde 19’u buldu. Türk Lirası’nın değer kaybı ise yüzde 16’ya vardı.

        ➔TL’nin değer kaybı ihracatçıyı memnun etmiş görünüyor. Kalın ayarlı faiz artırımına ramak kala kurdaki hızlı yükselişin kesilmesi, hatta faiz artışından korkup geri çekilmesi gibi bir durum yok.

        ➔Demek ki döviz piyasası da öyle yüklü sayılabilecek yüzde 25, yüzde 30’lu politika faiz düzeylerini fiyatlamıyor.

        Beklenen, istenen ve enflasyon düzeyine göre olması gereken faizden daha düşük bir oranla karşılaşmamız daha yüksek olasılık.

        İDEAL ORAN NE?

        ➔İdeal faiz oranın ne olması gerektiğine gelirsek, beklenen enflasyon üzerine artı bir oran. Yani ideal olan reel pozitif faizdir.

        ➔Burada bilinmeyen enflasyondur. Çünkü tahmin veya hedef şaşabilir. Dünyanın bin bir türlü hali var. Bu nedenledir ki, faizin enflasyonun üzerinde olması idealdir. Riski karşılaşın diye.

        ➔Enflasyon baz etkisi, düşen enerji maliyetleri ve seçim atmosferinde tutulan bazı kamusal zamlar nedeniyle yıllık yüzde 40’a indi.

        ➔Ancak yıl sonu beklentileri de aynı düzeyde. En azından TCMB piyasa katılımcıları anketine göre 2023 sonunda enflasyon yüzde 38.6 ile yatay seyredecek.

        ➔Yine haziran ayı piyasa katılımcıları anketine göre bir yıl sonraki enflasyon yüzde 30.6 bekleniyor.

        ➔Reel faiz vermek ancak beklenen enflasyon düzeyinin üzerine çıkmakla olur.

        ➔Buna yakın bir faiz artışını Goldman Sachs ortaya koymuş. Bitişikte diğer uluslararası bankaların beklentileri de yer alıyor.

        ➔En yüksek ve en düşüğü dikkate almazsak geride kalanlar yüzde 20 ile yüzde 25’te kümelenmiş. Ortalaması kabaca yüzde 22.5 eder.

        ➔Buna göre yabancı bankaların beklentisi Türkiye’de faiz negatif olmaya devam edecek.

        KADEMELİ ARTIŞ

        ➔Yurtiçi yerleşiklerin beklentisi ise daha düşük. Piyasa Katılımcıları Anketine göre 22 Haziran’da TCMB’nin faizi yüzde 8.5’tan 9.1 puan artırılarak yüzde 17.6 çıkarması bekleniyor.

        ➔Anadolu Ajansı’nın anketine göre faiz haziranda yüzde 19.25’e yükseltilecek.

        ➔Reuters’in anketi de yüzde 20 faizi gösteriyor.

        ➔Faizin normale dönmesinin bir hamlede olması elbette zor. Çünkü beklenen enflasyon ile faiz düzeyi arasında gidilecek bir hayli yol var. Bunun için kademeli hareket en iyisi.

        ➔Faiz ile enflasyon makasının kapanmasını da orta ve uzun vadeye bırakmak en iyisi.

        ➔Bu toplantıda en azından faize kalın ayar çekmek ve ince ayarı da sonraki toplantılara bırakmak mümkün.

        ➔Kalın ayar da dediğimiz de, faizin beklenen ve mevcut enflasyon düzeyinin yarısına getirmek olacak.

        NEGATİF FAİZE DEVAM

        ➔TCMB toplantısı Türkiye’yi reel pozitif faize döndürmeyecek. Negatif faize devam edeceğiz.

        ➔Ancak negatiflik boyutu kırpılacak. Basit aritmetik hesapla gidersek halen 31.5 puan olan enflasyon-faiz makası, eğer faiz yüzde 20’ye çıkarılacaksa negatif faiz 20 puana inecek demektir.

        ➔Yine dünyanın en negatif faizi olmayı sürdürecek. Böyle bir faiz artışı büyüme hızını kısmen keser ama arabanın beşinci vitesten dördüncü vitese düşürülmesi gibi bir etkisi olur.

        ➔Ne demişti Cumhurbaşkanı Erdoğan faiz artırım konusunda, “Ben, burada aynıyım.” Bunu bir kez daha TCMB toplantısında anlayabiliriz. Kafalardaki soru işaretleri ve şüpheler de ortadan kalkar.