Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Görünürde artış, gerçekte ise faiz düşüşü
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Merkez Bankası haziran ayında başladığı faiz artırımını temmuz ayında sürdürdü. Ancak bu artırım, ilk artırımda olduğu gibi, beklentileri karşılayamadı. Piyasaların beklediği 5 puanlık artışın ancak yarısı kadar yüzde 2.5 oranında artırım yapılmasıyla yetinildi.

        Geçen ay olduğu gibi hayal kırıklığı yaratmasın diye artırım oranı önceden kamuoyuna sızdırıldı ve bu yolla beklentilerin aşağı çekilmesi amaçlandı.

        Enflasyon ile politika faizi arasındaki makasın çok yükselmesinden dolayı sıkılaştırmaya önden yüklemeli gidilmesi gerektiğini düşünüyorduk.

        Ancak ilk artırımı 6.5 puanda kestiğini dikkate alarak ikinci artırımının 3 puanda kalabileceği tahmininde bulunduk. Bunun da altında bir gerçekleşme oldu.

        FAİZDE TEPE ARTIK KÜÇÜK KALIR

        ➔Ağustos ayına yönelik beklentimiz ise 2 puanla faizlerin yüzde 20’ye çıkarılacağı yönündeydi. -Bu hala olabilir ama faizin ulaşacağı tepe noktasının daha düşük bir düzeyde ve önceden belirlendiğini düşünüyoruz.

        Artık tepe noktaya yüzde 20’de veya yüzde 22’de kalabilir diye bakıyoruz. Yüzde 25’e ulaşmasını ise artık beklemiyoruz.

        ➔Körfez ülkelerine yapılan seyahatte 11.5 milyar dolara varan bir kaynak temin edileceği açıklamasını yeterince artırılmayan faiz oranlarının yanına yardımcı diye koyuyoruz.

        Madem ki bu gezi sırasında piyasalar bir gitti geri geldi, düşük faiz artışının dış kaynak bulunmasıyla birlikte ele alınması doğru olur.

        ➔Ekonomi yönetimi mali şok yaratmayı göze alıyor ama parasal sıkılaştırma şokuna gitmiyor. Burada bir tercih kullanıyor gibi. Bütçe açığının önüne set çekilirken, enflasyonun önü kapatılmıyor.

        ENFLASYON NEGATİF FAİZİ ARTIRACAK

        Kur artışı zaten enflasyonu sıçratacaktı. Üzerine ücret ve maaş artışı geldi. Son olarak da vergi artışları yoluyla yükselen fiyat artışları bindi.

        ➔Enflasyon haziranda yüzde 38.2 ile son dönemin en düşüğüne geriledi. Hem kur hem vergi artışları ile temmuzdan itibaren enflasyonun yolu artık yokuş yukarı. Yılı muhtemelen yüzde 60 dolayında bir enflasyonla bitirebiliriz.

        #resim#1074751#

        Bütün bu şartlar altında dahi politika faizi beklentilerin yarısı düzeyinde artırılıyor.

        Artış nominal ama reel anlamda faizin düşürüldüğü anlamına gelir. Temmuz enflasyonu yüzde 2.5’in üzerinde çıkarsa negatif faiz artmış olacak.

        ➔Enflasyon yükseleceğinden reel anlamda negatif faiz de yükselecek. Konut, gayrimenkul, araba, dayanıklı tüketim mallarına talep devam edecek. Para gayrimenkule ve otomobile sığınmayı sürdürecek.

        Altın da bu dönemde paraya iyi bir sığınak olabilir.

        ➔Dolayısıyla altın ve otomobil ithalatı büyümeye devam edecek. Hanelerin alım gücünün düşmesi ve iç talebin kısmen zayıflaması ithalat üzerinde gevşetici etki yaparken, bu iki kalem yükseltici rolünü sürdürecek.

        YEREL SEÇİME KADAR BÖYLE

        İşin kötüsü ise kurda yeni dalgalar olursa, sıcak hava koşullarından dolayı gıda ve emtia fiyatları sıçrarsa enflasyonun yüzde 60’ın da üzerine çıkma ihtimali artar.

        ➔Bir süre sonra enflasyon yukarı gittiğinden kurlar yeni bir tur yükselme eğilimine girebilir.

        Bu döngü de yerel seçimlere kadar devam edebilir.

        ➔Bu arada yerel seçimlere kadar ortaya yeni bir ekonomik program konulsa bile uygulanabilir olmayabilir. Böyle bir siyasi konjonktürde uygulanabilir ekonomik programlar ise zaten işe yaramaz.

        Seçime kadar ince bir buz üstünde yürüyüşe devam edeceğiz.