Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Şimşek: TL'de aşırı değerlenmeyi öngörmüyoruz

        Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek TRT’de enflasyondan döviz kuruna, kiralarda yüzde 25 sınırından fiyat kontrollerine, yapısal reformlardan Küresel Asgari Kurumlar Vergisi’nin Türkiye’de uygulanmasına kadar uygulanmakta olan ekonomi programı hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

        Toplumun her kesimini, hesabını düşen enflasyona göre yapması gerektiği konusunda uyaran Bakan Mehmet Şimşek’in ekonomideki yol haritası niteliğinde açıklamalarını özellikle yönetim kadrolarından ve siyasi çevrelerden programa muhalefet edenleri ikna etmeye yönelik bulduk.

        Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek Şimdi uluslararası normlara uygun, kurala dayalı, kredibilitesi yüksek bir programı ortaya koymanız, sonra bu programla başarı elde etmeniz, dışarıda övüldüğü için dışarıda hazırlanmış bir program gibi lanse etmek doğru bir yaklaşım değil. Bu program kendi öz programımızdır, kurala dayalıdır ve uluslararası normlara uygundur” dedi.

        Enflasyonla mücadele açısından ve seçim öncesi döviz kuru spekülasyondaki gibi, yanlış bir yola sapılmaması açısından önemli bulduğum bu konuşmayı içerik bozukluğuna meydan vermeden gerekli düzeltmeleri ve konu başlıkları halinde düzenlemeyi yaparak sunma gereği duydum. Şimşek’in açıklamaları özetle şöyle:

        MEHMET ŞİMŞEK’İN SÖZLERİ

        ➔ “Hatırlarsanız, ilk gün devir teslimde çok net bir tutum sergilemiştim. Demiştim ki, bundan sonra bizim politikalar, kurala dayalı olacak. Yani öngörülebilir olacak. İkinci olarak uluslararası normlara uygun olacak.

        ➔ Şimdi uluslararası normlara uygun, kurala dayalı, kredibilitesi yüksek bir programı ortaya koymanız, sonra bu programla başarı elde etmeniz, dışarıda övüldüğü için dışarıda hazırlanmış bir program gibi lanse etmek doğru bir yaklaşım değil.

        ➔ Bu program özü itibarıyla Türkiye'nin kendi programıdır. Dışarıdan rağbet görmesi, övülmesi, dışarıdan bu programın yapıldığı anlamına gelmiyor. Bu program kendi öz programımızdır, kurala dayalıdır ve uluslararası normlara uygundur.

        ➔ Risk priminin düşmesi programın çalıştığının bir göstergesidir. Çünkü bu Türkiye'ye fon akışında maliyeti belirleyen unsurlardan bir tanesi. Bizim öngördüğümüzden çok daha büyük bir artış var.

        ➔ Çok net bir şekilde bizim vatandaşımızın da, şirketlerimizin de, dışarıdakilerin yani küresel yatırımcıların da TL'ye rağbeti arttı. Türk lirasına güven arttı.

        SICAK PARANIN VADESİ UZUYOR

        ➔ Özellikle yerel seçimler sonrası 1,5 ayda o kadar ciddi bir fon akışı ve Türk lirası lehine portföy değişikliği var ki, Merkez Bankası swap hariç rezerv pozisyonu 49 milyar dolarlık bir iyileşme gösterdi. 1 Nisan ile 16 Mayıs arasında Merkez Bankası'nın rezerv pozisyonundaki iyileşme 49 milyar dolar. Tarihte eşi benzeri görülmemiş hızda ve dozda bir iyileşme.

        ➔ Şu anda piyasadan döviz almasak belki 20'li rakamlara kadar düşerdi. Son 1,5 ay içinde Merkez Bankamız bu kadar döviz biriktirmeseydi, büyük ihtimalle lira nominal olarak muazzam bir şekilde değer kazanacaktı.

        ➔ Türkiye’ye çok ciddi bir fon akışı olmasına karşılık cari açık düşüyor. Türk lirası çok cazip, lirada ciddi bir değer kaybı için bir sebep yok.

        ➔ Biz sırtımızı kısa vadeli dış kaynağa dayayamayız, rehavete kapılmayacağız, programımızı güçlü şekilde uygulamaya devam edeceğiz. Bu durum genelde programların başında olur. Ama program sonuç verdikçe, başarı elde edildikçe bu kaynağın niteliği iyileşir.

        ➔ Türkiye dış kaynak girişinin kalitesi artacak. İkinci evreye girdik. Başlangıçta gelen kaynak çok sıcaktı, kısa vadeliydi. Şimdi giderek vadeyi uzatıyorlar. Orta-uzun vadeli tahviller almaya başladılar. Hisse senedi almak demek de neredeyse doğrudan yatırıma eş değer.

        ➔ Biz enflasyonu bu sene 30'lu, gelecek sene 10'lu rakamlara düşürdüğümüz zaman doğrudan yabancı yatırımlarda da artış olacak. Çünkü Türkiye büyük ve potansiyeli yüksek bir ülke. Yeter ki güçlü bir hikayesi olsun.

        ENFLASYONUN DÜŞMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL

        ➔ Maliye politikası, para politikası ve gelirler politikası şimdi ahenkli bir şekilde çalışıyor. Bütün bunlar dezenflasyonu destekliyor.

        ➔ Enflasyon mayıs ayı için yüzde 75-76 civarında zirveye çıkacak. Ama ondan sonra hızlı bir düşüşe geçecek. Yıl sonu hedefimiz yüzde 38.

        ➔ Yaz aylarında sadece baz, sadece kur, sadece şartlar daha elverişli olduğu için değil, para politikası, maliye politikası, gelirler politikası daha sıkı olacağı için enflasyon düşecek. Maliye, para ve gelirler politikası sıkılaşırken enflasyonun düşmemesi mümkün değil.

        ➔ Ben burada özellikle üreticilerimize, sanayicimize, perakendecilerimize yani toplumun tüm kesimlerine seslenmek istiyorum. Hesaplarını doğru yapsınlar. Biz enflasyonu düşürmekte kararlıyız.

        ➔ Sadece bu sene bir miktar düştükten sonra geri çekilmeyeceğiz. Gelecek sene enflasyonu 10'lü rakamlara yani yüzde 14'e bir sonraki sene de tek haneye düşürmek için ne gerekiyorsa geri adım atmayacağız. Bu enflasyonu düşürene kadar bize durmak yok.

        ➔ Enflasyonu düşürürsek gelir dağılımını iyileştiririz. Enflasyonu düşürürsek işçimizi, emeklimizi korumuş oluruz. Enflasyonu düşürürsek fonlama maliyetleri düşer, sanayicimizi, üreticimizi korumuş oluruz. Yatırımları teşvik etmiş oluruz. Öngörülebilirliği artırmış oluruz.

        LİRA NEDEN DEĞER KAYBETSİN Kİ?

        ➔ Bir kesim siyaseten vatandaşı yanlış yönlendirdi. 1 Nisan'dan bu yana Türkiye'deki gerçek ve tüzel kişiler 12 milyar doları gelip satıp TL aldılar. Seçim öncesi bir anlamda yüksekten aldılar, çok büyük bir fırsat maliyetine katlandılar.

        ➔ Vatandaşımızın tercihi başımızın üzerindedir, her zaman saygılıyız. Ama vatandaşımızı yanlış yönlendirmekte doğru değildir.

        ➔Bakın seçim sonrasında ortaya çıkan manzara yani liranın değer kaybının bu sene tekrarlanma ihtimali zayıftır. Üç tane basit sebep açıkladım.

        ➔ Bir, Türkiye'nin dövize ihtiyacı azalıyor. Geçen sene mayıs ayında cari açık 57 milyar dolardı, bu mayısta çok büyük ihtimalle 30 milyar doların altına düşecek.

        ➔ İki, Türkiye'nin kaynağa erişimde sorun yok. Geçen sene ocak-mayıs döneminde bankalarımız 100 dolar borç ödediklerinde 96 dolar bulabiliyorlardı. Şirketlerimiz yurt dışına 100 dolar borç ödediklerinde 73 dolar bulabiliyorlardı. Bugün 100 dolar borç ödediklerinde 118 dolar giriş var.

        ➔ Ödediğimizden çok daha fazla Türkiye'ye kaynak girişi ve döviz bolluğu var. Reel sektör ve bankalar üzerinden ihtiyacımızın ötesinde bir döviz girişi oluyor, vadesi de uzuyor.

        ➔ Üçüncü olarak, geçen sene eksi reel faiz vardı, bugün öyle bir şey yok. Lira destekleniyor, fon akışı güçlü, fon ihtiyacı ve döviz ihtiyacı azalıyor.

        ➔ Bu durumda neden lira değer kaybetsin.

        EN ÖNEMLİ KONU YAPISAL REFORMLAR

        ➔ En önemli konu verimliliği artıracak, Türkiye'nin rekabet gücünü artıracak, yapısal reformları hızlandıracağız.

        ➔ Dolayısıyla dezenflasyon için iki kanaldan para politikasına destek vereceğiz. Bir bütçe disiplini üzerinden, iki reformları hızlandırarak verimlilik artışı üzerinden.

        ➔ Deprem hariç bütçede çok ciddi bir disiplin var, çok ciddi bir sıkılaşma var. Bu sene çok büyük ihtimalle bütçe açığını hedeflediğimizin çok altında bir noktada harcama disipliniyle harcama kesintileriyle geçen sene ki açığın altında kapatacağız.

        ➔ Yatırımları arzı, rekabet gücünü ve verimliliği artıracak alanlara aktaracağız.

        ➔ Geçen yıl aldığımız tedbirlerin bir kısmı enflasyonistti. KDV'yi ve akaryakıtta ÖTV'yi artırdık. Çünkü deprem yaralarını sarmak ve bütçe açığını kontrol altında tutmak gerekiyordu. Bunlar bu sene yapılmayacak, bu sene tekrarlanmayacak. İki tane geçici faktörden bahsediyorum. Bir, deprem etkisi, ikincisi geçen seneki KDV artışı.

        ➔ Bir de dolar/TL kuru 2021'de çıktığı 18 düzeyinde uzun bir süre, 2023'ün ilk çeyreğinin sonuna kadar kalıyor. Fakat o dönem ciddi bir enflasyon var. Biz kuru serbest bırakınca kur üzerinden de enflasyonist bir baskı oluştu.

        ➔ Beklentiler kanalı tabii ki bozulmuştu. Deprem, kur etkisi, vergi etkisi, beklenti kanalını bir arada düşündüğümüzde son bir yılda enflasyon ciddi bir şekilde yükselişe geçti.

        KURDA GEÇİŞ DÖNEMİNDEYİZ

        ➔ Kira artış sınırlamasının devam etmesi için bir sebep görmüyorum, etmemesi gerektiğini düşünüyorum. Devam etmesi yönünde bir çalışma yok. Zaten o düzenleme bir süreliğine yapılmıştı. Hükümetimiz adına verilmemiş bir karar üzerine yorum yapamam ama çok büyük ihtimalle devam etmeyeceğini düşünüyorum.

        ➔ Fiyatlara müdahale edilmemesi gerektiğine inanıyorum. Piyasaya müdahale arzı artıracak teşviklerle olur. O doğru bir şey. Arz artışı üzerinden fiyatların aşağı inmesini sağlamak lazım. Bunun için daha çok üretim, daha çok istihdam ve ihracatı da tabii ki önemsiyoruz.

        ➔ Bizim müdahaleler daha çok şu çerçevede olacak; piyasaya yol haritası vereceğiz.

        ➔ Ürünlerin fiyatlamalarına doğrudan doğruya müdahaleyle bir yere varamayız. Onun için onun yerine büyümenin kompozisyonunu dengeleyeceğiz. Üretimi artıracak politikaları devreye sokacağız. Verimliliği, rekabet gücünü artıracak adımları atacağız.

        ➔ Tabii ki ekonomide kur önemli bir fiyattır. Programı başlattığımızda bir yıllık geçiş dönemi öngördük. Dezenflasyona geçiş dönemi dedik.

        ➔ Kur politikasında da bir geçiş dönemi söz konusu. Giderek piyasa mekanizmasının daha çok efektif bir şekilde çalışacağı yani her şeyin piyasada belirlendiği bir döneme doğru evrildik, evriliyoruz.

        ➔ Her şeyi mikro yöneteceğimiz, kontrol edeceğiz anlamına gelmiyor. İhracatçılarımız tedirgin olmasınlar.

        ➔ Biz ihracatçılarımıza her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Aşırı bir değerlenmeyi biz öngörmüyoruz. Çünkü bütün aşırılıklar risklidir.

        %15’LİK ASGARİ KURUMLAR VERGİSİNE HAZIRLIK

        ➔ OECD asgari kurumlar vergisine geçiyor.

        ➔ Biz de çok uluslu şirketler için asgari kurumlar vergisi getireceğiz. Ne teşvik alırsanız alın, ne kadar istisna olursa olsun yüzde 15'in altında kurumlar vergisi olmayacak.

        ➔ Benzer çalışmayı diğer firmalar için de yapıyoruz. Bütün firmalar için asgari bir kurumlar vergisi hususunu çalışıyoruz.

        ➔ Herkes bu yükü kaldırabileceği oranda taşımak durumunda. Bizim şu anda yetecek veya dışarı satacak düzeyde yeraltı kaynaklarımız yok. Bulduklarımız henüz sınırlı.

        ➔ Ülke olarak ekmeğimizi taştan çıkaracağız. Üreteceğiz ve daha adil vergi sistemi ile yolumuza devam edeceğiz.”