İhracata parite can suyu: 2 milyar dolar
Ağustos 2025, Türkiye’nin dış ticaretinde karmaşık bir tablo ortaya koydu. İhracat %0,9 düşüşle 21.795 milyon dolara gerilerken, ithalat %3,9 azalışla 25.963 milyon dolara indi. Aylık bazda dış ticaret açığı da ithalatın daha fazla gerilemesiyle 4.168 milyon dolara inerek %16.7 azaldı.
➔ Buna karşın, ihracatın ithalatı karşılama oranı son 46 ayın en yüksek seviyesine çıkarak %83,94’e ulaştı.
➔ İhracattaki duraklamaya rağmen karşılama oranındaki bu artış, ithalatın yurtiçi taleple birlikte kontrol altına alınması ve küresel enerji fiyatlarının yatay bir seyir izlemesiyle mümkün oldu.
➔ Üstelik otomotiv ve işlenmemiş altın ithalatı 5.224 milyon dolar daha artmasına karşılık. Bu iki kalemde 8 ayda yapılan ithalat toplamı 2024 yılında 35.083 milyon dolar iken, 2025’te 40.307 milyon dolara yükseldi.
➔ Yılın ilk 8 ayında tablo daha olumlu seyretti. İhracat %4,3 artışla 178.112 milyon dolara, ithalat %5,6 yükselişle 238.183 milyon dolara çıktı. Böylece dış ticaret açığı 60.071 milyon dolarla yüzde 9,6 arttı.
➔ Ağustos itibariyle son bir yıllık ihracat 269.185 milyon dolara çıkarak yüzde 2,8 artış kaydetti. İthalat ise yüzde 4,8 artışla 356,675 milyon dolara yükseldi.
➔ Dış ticaret açığı da yıllık olarak yüzde 11,3 artışla 87.490 milyon dolara çıktı.
➔ İthalattaki yükselişte otomotiv ve altın ithalatı başat rol oynarken, enerji dışı ihracatta istikrarlı bir büyüme görüldü.
➔ En fazla ihracat yapılan ülkeler Almanya, ABD ve İngiltere olurken, ithalatta Çin ve Rusya liderliğini korudu.
➔ En çok ithalat yaptığımız Çin ise Türkiye’nin ihracatında ilk 20 ülke arasında bile yer alamadı.
➔ En dikkat çekici unsur ise euro/dolar paritesindeki hareketlilik oldu. Parite farkı, bitişikte yer aldığı gibi ilk 8 ayda ihracata yaklaşık 2 milyar dolarlık ek katkı sağladı. Sadece Ağustos ayında bu etki 505 milyon dolar olarak gerçekleşti.
➔ Euro-dolar paritesi, 2025’in ilk 8 ayında Türk ihracatçıya ciddi bir avantaj sundu. 2024’e kıyasla daha elverişli seyreden parite, özellikle Avrupa pazarlarına yönelik satışları güçlendirdi.
➔ İlk 8 ayda eruo/dolar paritesinin ortalaması 1.1198 olurken, bu rakam geçen yılın aynı döneminde 1.0881 idi.
➔ Bu durum, döviz kurlarının dış ticaret performansı üzerindeki kritik etkisini bir kez daha ortaya koydu.
➔ Ancak bu avantajın sürdürülebilirliği, Avrupa’daki talep eğilimlerine ve doların küresel değerine bağlı olacak.
➔ İhracatın orta-yüksek teknoloji ürünlerde ağustosta %3,8’lik ve 8 ayda %10,2 artışa karşılık, orta-düşük teknoloji ürünlerde sadece %1,1’de kalması savunma sanayi ihracatındaki artışı gösterdi.
➔Ağustos ayı ile birlikte tatile giren farikaların eylül ve ekim aylarında bakım ve izin süreçlerini tamamlamasıyla ihracatın yeniden ivme kazanması bekleniyor.
➔İthalat ise altın ve otomotiv talebinin yanı sıra enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan etkilenecek.
➔Euro/dolar paritesinin mevcut seviyelerini koruması halinde ihracata desteğin sürmesi öngörülüyor.
➔Çünkü 8 aylık dönemde TL karşısında dolar yüzde 16, euro yüzde 31, sepet kur %24 arttı. Aynı dönemde tüketici enflasyonu yüzde 21.5 oldu.
➔İhracatın yarıdan fazlası da euro bazında yapılıyor. İhracatçıların yakındığı TL’nin değerlenmesi gibi bir durum bu yıl için söz konusu değil.
➔Bu senaryoda yıl sonunda ihracatın 275 milyar dolar, ithalatın ise 365 milyar dolar civarında gerçekleşmesi muhtemel. Buna göre dış ticaret açığı da 90 milyar dolar civarında dengelenmesi bekleniyor.
➔Orta vadede ise enflasyonun düşüşü ile döviz kurunun istikrara kavuşması, rekabet gücünün artırılması ve katma değerli ihracata odaklanılması dış ticaret dengesini daha sağlam bir zemine oturtabilir.
➔Parite avantajının 8 ayda 2 milyar dolarlık katkı sağlaması, döviz kurlarının dış ticaretteki kritik rolünü net biçimde ortaya koyuyor.
➔Ancak ithalatta altın ve otomotivin yarattığı baskı, dış ticaret açığının kontrol altında tutulmasını güçleştiriyor.
➔Yıl sonuna kadar bu dengeyi koruyabilmek için ihracat odaklı politikaların güçlendirilmesi ve ithalatın stratejik biçimde yönetilmesi gerekecek.
- İşte 2026'nin en büyük riski!2 saat önce
- Riskler+ Trump'la altın çağ mı, fırtınalı yıl mı?1 gün önce
- Neden rekabet gücü kura değil, enflasyona bağlı?42 dakika önce
- Yüzde 27 artış 2026 için ne söylüyor?15 dakika önce
- 2026'ya devreden risk: Puslu atmosfer9 dakika önce
- Teknolojiye milyar dolarlık 'cesaret fonu'51 dakika önce
- Faiz şokuna rağmen konut rekoru4 dakika önce
- Üç trilyonluk halka arz fırsat mı risk mi?15 dakika önce
- Fed'den indirim + likidite desteği= piyasa coşkusu46 dakika önce
- Enflasyonda kiranın payı azalıyor, internetin artıyor19 dakika önce