"Nasılsın?" sorusuna dürüst cevap verecek kadar cesur musunuz?
“Nasılsın?” diye sorduğumda aslında nasıl olduğunu çok iyi biliyordum. İyi değildi, birkaç ay arayla hem annesini hem babasını kaybeden biri nasıl iyi olabilirdi ki!
“İyiyim” dedi. Daha önce bir kelimeyi bu kadar çaresiz, bu kadar bitkin, bu kadar yorgun olduğunu hiç duymamıştım. “İyiyim” kelimesinin dili olsa avazı çıktığı kadar iyi olmadığını haykırırdı eminim. Benim, cevabını bildiğim “Nasılsın?” sorusu dev bir saçmalık olarak “İyiyim” cümlesinin üzerinde boşlukta sallanıp duruyordu. Saçmaladığımı biliyordum, bir öyküde okuduğum, “Yıkılmış bir binaya manzaran nasıl diye sormak” gibi bir şeydi yaptığım. Ama işte n’aparsın soruların, cevapların, susmaların, konuşmaların manasız olduğu o anlardan birisinin içinde debelenip duruyordum...
Birkaç gün sonra Time'da bir haber gördüm. Başlığı "İyi olmadığınızda 'Nasılsın?' sorusuna nasıl cevap verirsiniz?"di.
Arkansas Üniversitesi’nden klinik psikoloji profesörü Jennifer Veilleux, bir yıl önce, gerçekten iyi hissetmiyorsa “Nasılsın?” diye soranlara asla “İyiyim” ya da “Sorun yok” diye cevap vermeme kararı almış. Kazara “İyiyim” dediğinde hemen kendisin düzeltiyormuş: "Ne dememiz gerektiğini biliyoruz: 'İyiyim, sen nasılsın?' Oysa bu çoğu zaman doğru değil...”
İnsanın içi paramparçayken, yüreği kan ağlarken, yüzende gülen bir maskeyle etrafındakilere iyi olduğunu söylemesinin nasıl ağır bir yük olduğunu anlatıyor Veilleux: “Araştırmalar duyguları bastırmanın artan kaygı, depresyon ve stresin yanı sıra kötü ilişkilerle de bağlantılı olduğunu gösteriyor. Duygular ifade edilmek üzere yaratılmıştır; bu onların işlevlerinden biridir. İnsanlar duygularını bastırmayı, onlarla başa çıkmanın veya onları yönetmenin bir yolu olarak çok fazla alışkanlık haline getirdiklerinde, bu bir sürü psikolojik sorunla ilişkilendirilir.”
Jennifer Veilleux, “İyiyim” demekten vazgeçtiğinden beri, insanların daha dürüst yanıtlarına “gerçekten iyi” tepki verdiğini fark etmiş, “Bence biz insanlar olarak bağlantı kurmaya ve ait olmaya çalışıyoruz; bu temel bir insan ihtiyacı. Bu yüzden bu soruya gerçek bir yanıt almak ferahlatıcı geliyor” diyor.
Hiç de iyi olmadığınız bir anda karşınızdakinin içi bomboş sorusu “Nasılsın?”a “İyiyim” diye yalandan cevaplar vermek yerine hissettiklerinizi dürüstçe anlatmanın çeşitli yolları olduğunu söylüyor Time’ın haberi. Önemli olanın cevap olarak ne söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz olduğunu vurguluyor.
“Nasılsın?” sorusuna bazen, “Dürüst olmak gerekirse şu anda çok zorlanıyorum, bu hafta çok yoğun geçti” diye cevap verdiğini söyleyen Jennifer Veilleux’un ‘dürüst’ cevapları arasında şunlar da varmış:
“İyi olduğumu söylemem gerektiğini biliyorum, ama şu anda aslında iyi değilim.”."
“Dürüst olmak gerekirse, o kadar da iyi değilim.”
“Şu anda zor bir dönemden geçiyorum.”
PBS’te yayınlanan ve insanların ruh sağlığı hakkında daha açık bir şekilde konuşmalarına yardımcı olmayı amaçlayan ‘Bugün Nasılız?’ adlı sitcom'un yaratıcısı Tyler Coe, “Ne söyleyeceğinizi düşünürken, dürüst cevabın ‘doğru’ cevaptan daha önemli olduğunu unutmayın” diyor. Uzun süre bipolar bozuklukla ilgili deneyimlerini saklayan ve gerçekte nasıl hissettiğini çevresindekilere asla açıklamayan Coe, şimdi, insanlar ona nasıl olduğunu sorduğunda, biraz düşündüğünü gerçekte nasıl hissettiğini değerlendirdiğini ve sonra dürüstçe cevap verdiğini belirtiyor: “Önemli olan, iyi olmadığınız halde 'iyi' gibi davranmamak. Bu ilk başta doğal gelmeyebilir kabul ediyorum. Ben olduğum gibiyim, ama bu noktaya gelmem tüm hayatımı aldı...”
2014’te altı hafta içinde önce babasını kaybeden, kocası beyin kanserinden ölen ve ikinci çocuğu vefat eden Nora McInerny, birisi size nasıl olduğunuzu sorduğunda ve gerçekte öyle hissetmeseniz de “İyiyim” derseniz ve insanlardan gerçeği saklamaya devam ederseniz, bir süre sonra iyi olduğunuzu söylediğinizde size inanacaklardır, diyor: “Bu şekilde ne kendinize ne de başkalarına iyilik yapmış olursunuz!” McInerny geriye baktığında, arkadaşlarından destek almak yerine zorla gülümsediği için pişmanlık duyuyor...
Nasıl aptalım “Nasılsın?” diye sorduğumda aslında nasıl olduğunu çok iyi biliyordum. İyi değildi, birkaç ay arayla hem annesini hem babasını kaybeden biri nasıl iyi olabilirdi ki!
- 'Yılın En İyi Filmleri' gerçekten yılın en iyileri mi?1 saat önce
- Şarkı söylemek kalbimizi gerçekten güçlendirebilir mi?24 dakika önce
- Oyunculuk biraz da 'hayat hırsızlığı' değil mi?42 dakika önce
- Bir büyük mutluluk mu bir dolu küçük mutluluk mu tercih edersiniz?3 dakika önce
- Sahibinden kiralık 1+1 'Öfke Odası'8 dakika önce
- 'Cuffing Season' geldi kışlık aşklar dolaptan çıkabilir!2 gün önce
- Yalnızlığın çaresini bulmuşlar mı?1 ay önce
- Sarımsak yemek sizi daha çekici yapabilir mi?1 ay önce
- Siz de hayatın anlamanı 'koşarak' arayanlardan mısınız?1 ay önce
- En büyük mucize yaşlanmak mı?1 ay önce