Saatlerdir gözümün önünden gitmiyor Eric Dane’nin videosu! Sosyal medyada denk geldim. Yaklaşık bir yıl önce, vücuttaki kasları kontrol eden, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini işlevsiz hale getiren ALS (Lou Gehrig Hastalığı) teşhisi konulan 53 yaşındaki Dane, geçtiğimiz Perşembe günü hayatını kaybetti.
Grey’s Anatomy dizisinde Dr. Mark Sloan karakteriyle tanınan ünlü oyuncunun ölümünün ardından bugün -işte o saatlerdir gözümün önünden gitmeyen- bir video kaydı sosyal medyada yayınlandı. Konuşmakta zorluk çeken Eric Dane, aylar önce çektiği videoda, eski eşi Rebecca Gayheart’tan olan kızları Billie (15) ve Georgia’ya (14) veda ediyor... Hayatı boyunca başkalarını canlandırmak için geçtiği kameranın karşısına bir baba olarak oturmuş…
Netflix’in ‘Famous Last Word’ belgeseli için çekilen video ölümünün ardından yayınlanmış… Röportajın son bölümünde kızlarına hitaben konuşan Dane’in sözleri bir senaryodan, bir oyundan alınan tirad değil, bir babanın yüreğinden dökülen kelimelerden oluşuyor. Ünlü oyuncunun “Billie ve Georgia bu sözler sizin için…” diye başladığı veda mektubunu herkesin okuyup dinlemesi gerek bence. Sevdiklerimizle birlikte geçirdiğimiz hayatın her bir anının ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatması adına bir özetini paylaşmak istedim ben de...
GEÇMİŞ PİŞMANLIKLAR, GELECEK İSE BİLİNMEZLERLE DOLU!..
“Billie ve Georgia, bu sözler sizin için. Denedim. Bazen tökezledim ama gerçekten denedim. Günün sonunda harika zamanlar geçirdik, değil mi?
Sahilde geçirdiğimiz günleri hatırlıyorum, siz, ben ve anneniz… Santa Monica’da, Hawaii’de, Meksika’da… Okyanusta saatlerce oyunlar oynadığınız anlar hala gözümün önünde. Benim küçük su perilerim. O günlerde, kelimenin tam anlamıyla, cenneteydik.
Şimdi bu hastalıktan öğrendiğim dört şeyi size anlatmak istiyorum. Ve umarım beni sadece dinlemez, gerçekten duyarsınız…
İlk olarak, şimdi yaşayın, tam şu anı yaşayın... Bu zor biliyorum ama ben bunu, anı yaşamayı öğrendim. Yıllarca kaybolmuştum. Pişmanlıklar, utançlar, şüpheler, keşkeler... ‘Şöyle yapsaydım’, ‘Şöyle yapsaydım’lar! Ama artık tüm bunlar geride kaldı. Artık şimdide kalmalıyım. Başka bir yerde (anda) olmak istemiyorum.
Geçmiş pişmanlıklarla, gelecek ise bilinmezlerle dolu. Elinizde olan tek şey şu an. Onu kıymetli bilin. Her anın değerini bilin.
İkincisi, aşık olun. İlla bir insana aşık olmanız da gerekmiyor -bunu da tavsiye ediyorum tabii ki- bir şeylere aşık olun, hayata, tutkunuza, sabah sizi yataktan kaldıran şeye; sizi gün boyu ayakta tutacak bir şeye. Yaklaşık sizin yaşlarınızdayken ilk kez aşık oldum, oyunculuğa tutuldum... Bu aşk benim en karanlık saatlerimden, günlerimden, yılımda aydınlığa çıkmama yardımcı oldu. İşimi hala çok seviyorum, hala iple çekiyorum sette olmayı, rolümü oynamayı... İşim kim olduğumu belirlemiyor ama hala beni heyecanlandırıyor. Sizi heyecanlandıracak bir şey bulun! Hayattaki amacınızı, hayalini kurduğunuz şeyi bulun ve onun için her şeyi yapın.
Üçüncü olarak, arkadaşlarınızı dikkatle seçin. Birlikte olmak istediğiniz insanları bulun, onların sizi bulmasına izin verin. Onlar için her şeyi yapın. Onlar da sizin için yargısız, koşulsuz, sorgusuz sualsiz sizin için aynı şeyi yapacaktır. Tüm ailem ve arkadaşlarıma minnettarım... Artık hiçbir şey yapamıyorum, araba kullanamıyorum, spora gidemiyorum... Arkadaşlarım benim için her gün geldiler, bu bile yeter sadece geldiler. Arkadaşlarınızı sevin, onları size yol gösterecektir, sizi kurtaracaktır...
Ve son olarak, tüm varlığınızla savaşın ve bunu onurla yapın. Karşınıza ne tür bir güçlük çıkarsa çıksın, sağlık olur ya da başka bir şey, onunla savaşın. Asla vazgeçmeyin! Son nefesinize kadar savaşın. Bu hastalık bedenimi yavaş yavaş ele geçiriyor. Ama ruhumu asla ele geçiremeyecek.
İkiniz iki farklı insansınız ama ikini de güçlü ve dayanıklısınız. Dayanıklılığı benden miras aldınız. Benim süper gücüm de bu! Yere düşsem de yeniden yeniden ayağa kalktım. Hiç beklemediğiniz bir şey sizi darmadağın ederse -ki edecektir- hayat bu, dürüstlük ve gururla ona karşı savaşın; size aşılamaz, yenilemez görünse bile savaşın.
Umarım bu hayatta her şeyle karşılaşabileceğinizi size anlatabilmişimdir.
Her zaman başınızı dik tutun ve savaşın kızlarım. Billie ve Georgia siz benim canımsınız; her şeyimsiniz. İyi geceler, sizi seviyorum. Bunlar benim son sözlerim...”