Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

ÖZLEM YILMAZ (AHT)

İngiltere’nin kültür ve eğitim ilişkilerinden sorumlu uluslararası kuruluşu British Council, Türkiye genelinde 22-25 yaş arası 4 bin 816 gence yurtdışında eğitim hakkında ne düşündüklerini sordu. İnternet üzerinden yapılan anketin sonucu gençlerin hayalini yurtdışı eğitimin süslediğini gösteriyor. Gençlerin yüzde 95’i yurtdışında eğitim almak isterken, yüzde 96’sı da yurtdışında eğitim aldıkları takdirde iyi bir iş bulacaklarına inanıyor. Bu arada British Council yaklaşık 10 yıl aradan sonra İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’dan yükseköğretim kurumlarını Birleşik Krallık’taki eğitim fırsatlarını anlatmak üzere Türkiye’ye getiriyor. “İngiltere’de Eğitim Günleri” adıyla 8-9 Mart tarihlerinde İstanbul’da The Marmara Otel’de 13.00-18.00 saatleri arasında düzenlenecek etkinlik ücretsiz olacak. Neden gençler yurtdışında okumak istiyor, Türkiye’deki eğitim düzeyini yeterli bulmuyorlar mı? Yoksa iyi bir kariyer yapabileceklerine inanmıyorlar mı? 

"NEDENİ, DAHA KALİTELİ EĞİTİM ALMA ARZUSU"
Türk Eğitim Sen ve Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk:
"Bunun tek sebebi olabilir, daha kaliteli bir eğitim alma arzusu. Tek mesele budur. Belki de macera arzusuyla yurtdışında okumak isteyenler de olabilir. Ama ben büyük kısmının daha kaliteli eğitim alma arzusuyla böyle bir istek içerisinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü Türkiye'de gerek ortaöğretimde, gerek yüksek öğretimde eğitime ayrılan pay son derece yetersiz ve ekonomideki sıkıntılar, eğitimin kalitesini doğrudan doğruya etkileyen sonuçlar doğuruyor. Üniversitelerde akademisyenler dahil eğitim kadroları ciddi bir ekonomik sıkıntı içinde. 12 yıllık profesöre 4 bin 600 lira ödüyoruz. Araştırma görevlisine 2 bin 400 lira veriyoruz. Türkiye'de eğtiimin kalitesini nasıl arttıracağız? Akademisyenleri dahi bilimsel araştırmadan uzak bir ekonomik tabloyla başbaşa bırakırsan eğitim de böyle olur. Dolayısıyla gençlerimizin bu taleplerini bu şartlarda abartılı görmemek lazım." 

"GENÇLER KENDİLERİNE FIRSAT VERİLMEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR"
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı eski Başkanı İbrahim Betil: 
"Gençlerle ilgili yaptığım sohbetlere dayanarak şunu söyleyebilirim ki, gençler bu toplumda kendilerine fırsat tanınmadığını, kendilerini istedikleri gibi geliştirebilmelerine izin verilmediğini düşünüyor. Gençler içinde ciddi bir istihdam eksikliği var, yüzde 20'si iş bulmakta sıkıntı içinde. Bu nedenlerle kendilerine bu toplumda gelecekle ilgili umutlu görmediklerini düşünüyorum. Bizim kültürümüz maalesef tıpkı kadınlarda olduğu gibi gençleri dışlayan bir kültür. Gençler, fırsat buldukları taktirde kendilerini başka bir toplumda geliştirmek istiyorlar."

"ARAMIZDAKİ FARK HER GEÇEN GÜN DAHA DA AÇILIYOR"
Eğitim uzmanı Ömer Faruk Yelkenci:
"
Gençlerin amacı, eğitim sonrası yurtiçinde ve yurtdışında daha iyi imkanlarla iş bulmak ve iyi bir kariyer yapmak. Türkiye'de üniversite eğitimi kesinlikle yetersiz. Oysa dünyada üniversite eğitimi çok farklı bir noktaya gitti. Batı üniversiteleri, komple bilim adamı yetiştirmek üzerine kurulu, biz o noktaya gelemedik henüz. Dolayısıyla hem üniversite eğitimi, hem de yetişmiş insan kalitesi noktasında aramızdaki fark, her geçen gün daha da açılıyor. Sadece bir iki özel üniversite bu standartı yakalamış durumda, ama yeterli değil."

"TÜRKİYE'DEKİ EĞİTİM YETERLİ, YURTDIŞINA GİTMEYE GEREK YOK"
Eğitim- Bir Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer
"Yurtdışında eğitim, her seferinde öğrencilere çok cazip olarak sunuluyor. Sürekli olarak kendi kurumlarımızla ilgili gerek medyada, gerek ise farklı yerlerde olumsuzluklar yansıtılıyor. Hep örnekler yabancı ülkelerden veriliyor. Üniversitelerin bilimsellikten uzak olduğu, araştırmaların yapılmadığı, kaynakların yetersiz olduğu yönünde kamuoyunda bir algı oluşturuldu. Bu algıdan ister istemez gençler etkileniyor. İmkanları varsa daha iyi üniversitelerde, daha iyi sosyal imkanlara sahip yerlerde okumak istiyorlar. Bu isteğin nedeni, kamuoyunda oluşturulan algıdır. Son zamanlarda ülkemizdeki üniversitelerde çok önemli gelişmeler oldu. Projelere ayrılan kaynaklar fazla oranda arttı. Bu algıyı silebilecek durumları henüz ortaya koyamadık. Bu yıl üniversitelerimizin üzerindeki bu olumsuz algıları düzeltecek adımları atması, kendilerini öğrencilere tanıtması gerekiyor. Bence Türkiye'deki üniversitelerde eğitim yeterli. Avrupa ayarında üniversitelerimiz var. Yurtdışına gitmeye gerek yok. 'İlle de yurtdışında okursam iyi bir eğitim alırım' demek doğru değil. Yurtdışına gidenlerin bir kısmı da hüsrana uğruyor. Üniversitelerimizin kendini iyi tanıtması gerekiyor. O olumsuz algının yok edilmesi lazım."

"EĞİTİM İÇİN YURTDIŞINA GİTME DÖNEMİNİN BİTTİĞİ KANAATİNDEYİM"
İstanbul Aydın Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı,
Eğitim Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özyılmaz:
"Bu anketin üzerinde durulmalı, yüzde 95 çok aşırı bir rakam. Bunun Türk gençliğini tam yansıtmadığını düşünüyorum. Türk gençliği böyle değil. Türkiye'de insanlar yüksek lisans ve doktora yapmak üzere yurtdışına gitmek isterler ve bu da normal karşılanır. Ama ben 1950-60'lardaki lisans için yurtdışına gitme döneminin bittiği kanaatindeyim. Türkiye'de üniversiteler dünyayı takip ediyor, üniversitelerde dünyayla paralel eğitim veriliyor. Gençlerimizin Türkiye'de eğitim görmesinin daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Sadece lisans değil, yüksek lisans ve doktorada da ülkemizdeki eğitimin yeterli olduğunu düşünüyorum. Bu dünyaya kapanmak anlamına gelmez. Öğrenciler, kendi alanında bilgi ve görgüyü arttırma, konulara yaklaşımı görme amacıyla 3 ila 6 aylık dönemde yurtdışına gidebilirler. Yurtdışında yapılan doktorların birçoğu çok yararlı çalışmalar, ancak hepsi böyle değil. Bir kısmı oralarda kurulan bir takım tezgahlarla bu tezlerin hazırlandığını, çalışmaların yapılmış gibi gösterildiğini de duyuyoruz."

BAKMADAN GEÇME