Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DÜN gece basketbolda bir tarih yazıldı. Türkiye yarı finalde. Buraya gelmek ancak

        bu işe baş koymuş, karar vermiş ve inanmış adamlarla olur. Bu kararlılık ve inanç maç öncesinde hepsinde vardı.

        Sabah yapılan şut idmanında “Gün bugündür” diyorlar ve artık bu yoldan dönmeyeceklerini ifade ediyorlardı. O kadar özgüven doluydular ki karşılarına kim çıksa dayanamazdı. Basketbol gibi büyük konsantrasyon gerektiren bir oyunda özgüvenin rolü gerçekten çok büyük. Eğer inanır ve kendinize güvenirseniz o zaman her istediğinizi sahaya yansıtırsınız. Turnuvanın en iyi takımlarından biri olan Slovenya’yı darmadağın ettiysek bunun ilk nedeni büyük bir özgüven içinde atılan şutlardı. İlk yarıda 3 sayılık atışlarda yüzde 73 isabet sağlayıp (8/11) Slovenya’yı kendi silahıyla vuran Milli Takımımız, mükemmel savunma yapmasının karşılığını da aldı. Maç başladığı anda biraz öne fırlayan Slovenler’e hemen kararlı bir şekilde cevap verince rakibin umutları çarçabuk tükenmeye başladı.

        Bu kez adam adama savunmada ilk 5 dakikadan sonra onlara hiç geçit vermedik. Hidayet’in önderliğinde Ersan, Ömer Onan, Kerem Tunçeri ile dışarıdan, Ömer Aşık, Semih, Oğuz ve Kerem Gönlüm’le de içeriden enfes hücum ettik. Tıkır tıkır işleyen bir savunma, mükemmel hücum düzeniyle birleşince kapasiteli Sloven takımının işi daha ilk yarıda bitti. Buna bir de üç sayı bombardımanı eklenince Sloven benchi ve takımı çaresizliğe gömüldü. İlk yarı sonunda oluşan 19 sayılık fark maçın kaderini çizmişti bile. Takım olma yolunda atılan ciddi adımlar, herkesin birlikte mücadelesi ve belki de 21’i ilk yarıda olmak üzere yapılan 24 asist takım için yardımlaşmanın en güzel göstergesiydi.

        Bu kez etkili olduğumuz çember altından sadece 34 sayı ürettik. Fast-breaklerden 12

        sayı bulduk. Ama asıl damgayı 17’de 10’luk üç sayılık atışlarla vurduk. Dün Barış dışında görev alan herkesin skora katkı vermesi, takım birlikteliğinin en büyük göstergesiydi. Yüreklerini ortaya koyarak mücadele eden bu takımı dünya standartlarında bir ekip yapan ve birbirlerine kaynaştıran Tanjevic’i ve federasyonu da kutluyorum. Sinan Erdem’i bayram yerine çevirip bu takımı zafere iten coşkulu seyirci de onlara oynadığı basketbolla keyif veren bu takım da ülkenin gururudur. Bu yola çıktık, artık dönüş yok. Biz onlardan korkmuyoruz, onlar bizden korksun. Bundan sonra kim gelirse gelsin fark etmez.

        Diğer Yazılar