Helal olsun!
Kolay mı Dünya Şampiyonası’nda final oynamak? Kolay mı basketbolun anavatanının temsilcilerine bu finalde kafa tutabilmek? Bunların hepsini yaptık. Gücümüz yetmedi, finali kaybettik. Ama açık söyleyeyim bu ülke basketbolu kazandı. Maçın bitimine 3 dakika var. Kaybedeceğimiz çoktan belli olmuş. Ama bütün salon ayakta, tek bir ağızdan bağırıyor: Türkiye sizinle gurur duyuyor...
Bu duyguya ortak olmamak mümkün mü? Bu çocuklar 16 gün süreyle bize keyiflerin en büyüğünü yaşattılar. Önüne geleni devirdiler ve tarih yazıp finale isimlerini koydular. Varsın finali de kaybetsinler. Hepsine helal olsun...
Bu aslında 10 yıllık bir düşün gerçeğe dönüşünün hikayesi... Başta Federasyon Başkanı Turgay Demirel olmak üzere, Tanjevic, İzic, Orhun Ene, Harun Erdenay, Barbaros Akkaş olmak üzere tüm idari kadroyu, bütün Devlerimiz’i tek tek kucaklayıp bağrımıza basmamız gerekli. Onlar bir tarih yazdılar.
Final maçında Amerika’yı yenip şampiyon olmayı düşlüyorduk. Dünkü Sırbistan galibiyetinden sonra bu hayalle yatmıştık. Ama şunu unutmuştuk. 16 gün süren dişe diş mücadelenin getirdiği fiziksel ve mental yorgunluğu...
Bir gün önce hedefe ulaşmanın getirdiği rahatlama tabii ki etkili oldu dünkü oyunumuzda. Bizden daha iyi atlet olan ve bire bir yetenekleri daha etkili olan başta Kevin Durant olmak üzere ABD takımını durduramadık. Zaman zaman iyi mücadele ettik. İyi savunma yaptık. Ama hücumda Hidayet’in yanına kimseyi ekleyemedik.
Varsın olsun... Bu hataların hepsini yapalım. Ama biz buraya yüreğimiz, inancımız ve mücadelemizle geldik. Bu yüzden hepsini kucaklıyor ve Türk sporu adına hepsine teşekkür ediyorum. Bilmem bir daha bu tarihi anı ne zaman yaşayacağız. Ama şuna inanıyorum ki, Türkiye’de basketbol bayrağı bundan sonra asla aşağıya inmeyecek. Bu bayrağı onurla, sabırla ve inançla taşıyan bu Devler varken, sırtımız kolay yere gelmez. Hepsine helal olsun...