Bu iş burada kalmamalı!
Spor dünyasında geçerli bir söz vardır:
"Eğer bir sporcu veya teknik adam gerçek işinin yanına başka bir iş eklerse ondan performans beklenmez" diye.
Son günlerde futbolumuzla yoğunlaşan teknik adam ve sporcuların iş adamlığı (menajerlik işlerine bulaştığını görmek) bize önce gerçek görevlerini ikinci plana attıklarının işaretini verdi.
Bu işin bir boyutu. Etik açısından baktığımızda ise böyle bir işin son derece yanlış olduğu ortaya çıkar. Siz bir sporcunun, hem antrenörü hem de menajeri olacaksınız. Ve o futbolcunuz üzerinden rant elde edeceksiniz. Nerede bu işin doğru yanı.. .
Eğer teknik adamsanız teknik adamlığı, sporcuysanız sporculuğu yapacaksınız. Bunun dışında başka işe yönelirseniz bu iş içinden çıkılmaz bir hal alır.
Elbette ki herkesin yaşamını sürdürmek için bir iş yapmaya ihtiyacı vardır. Teknik adamlar ve sporcular da bu günün koşullarında profesyonel olarak spor yaparak veya yaptırarak kendi işlerini zaten seçmiş durumda.
Türkiye ortalamasının çok üstünde kazanan kişilerin daha fazla gelir elde etmek amacıyla menajerlik işine soyunmaları veya menajerlik şirketlerine ortak olmaları ne denli doğrudur? Siz işinizi iyi yapmak, binlerce kişinin gönül verdiği takımlarınızı başarıya taşımak için gerçek mesleğinize konsantre olmazsanız ihanet etmiş sayılmaz mısınız?
Türkiye Futbol Federasyonu, bu garip ilişkileri bazı futbolcuları disiplin kuruluna sevk ederek bence doğru bir iş yapmıştır. Ancak bu burada kalmamalı. Eğer göstermelik yaptırımlarla geçiştirilir ve caydırıcı bir ceza gelmezse bu kapı ardına kadar açılmış demektir.
Marka değerini büyütmekten söz ettiğimiz ülkemiz futbolunu dilimizden düşürmediğimiz şu günlerde sporun ruhuna düşen bu bağlantıları yok edemezsek daha çok havanda su döveriz.