Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BÖYLESİNE bir virajı dönerken iyi oynamak ya da oynamamak çok da fazla önemli değil.

        Bir gol atıp maçı alıyorsan bütün mesele orada bitiyor. Gerisi de arkandan öyle bakıyor.

        Gün çok sıkıntılı bir gündü Galatasaray için. Hele Fenerbahçe’nin müthiş hediyesi dünkü maçın atmosferini biraz daha gerdi.

        Ama birazcık sabır ve biraz dikkatli olmakla Galatasaray’ın rahat alabileceği maç 90 dakika korku filmi gibi geçti.

        Çünkü Galatasaray özellikle ilk yarıda yapılması gereken hiçbir şeyi yapamadı. Anlamsız yere panik içindeydi, son vuruşlarda dikkatli değildi, ikili mücadelelerde zayıf kaldı. Hamza hoca ne hikmetse inanılmaz bir Umut sabrı gösterdi. Yine Olcan o kadar etkisizliğine rağmen enteresandır sanki torpilliymiş gibi sahada kaldı.

        Kendi sahasında maçı kazandıracak potansiyele sahip Yasin neden kesilir? Yasin özellikle İstanbul’da ki maçlarda çok etkili olabilen bir oyuncu. Trabzon’daki etkisizliği nasıl bir bahane olabilir ki. 62. dakikada o girdikten sonra pozisyonlar geldi. Hatta golde onun sayesinde geldi. O girdikten sonra Galatasaray maçı kazandı. Bir futbolcu form grafiği yakalayınca yürür gider. Ben Hamza hocanın tercihlerini ve başlangıç on birini hala anlamış değilim. Hocaların istikrarı tercih etmemesini ise hiç anlamış değilim. Birkaç ay önce Hamza hoca ile ilgili teknik şüphelerim vardı. Ve bu şüphelerim hala devam ediyor.

        Dün ilk yarı Emre neredeyse hatasız oynadı. Orta alanda müthiş yönlendirme hamleler yaptı. Ancak onun dışında dikine oynayabilen, tempo yapan oyuncu yoktu. Zamanın en küçük dilimlerinde çekilen el frenleri gollük pozisyonları engelledi. Tabi ki Sneijder’ın olmayışı bu sıkıntının en önemli nedeniydi.

        İkinci yarı herkesin beklediği bir 45 dakika oldu. 55. dakikadan itibaren Gaziantep neredeyse 8-1-1’e döndü. Bu şartlar altında kalecisine bu kadar yaslanan bir takıma gol atamamak ancak mucizelerle açıklanabilirdi. Galatasaray’da böyle şansları rakiplerine kolay kolay bırakacak bir takım değil. Alır ve gider.

        Galatasaray ilk yarıdaki kötü görüntüyü ikinci yarıda harcadığı efor, mücadele, disiplin ve araştırıcı kimliği ile örttü. Bu maçın en önemli yanı ise tüm futbolcuların sorumluluğun farkında olmasıydı.

        HAKAN BALTA

        Ligin en tecrübeli oyuncularından birisi. Bugüne kadar çok kritik goller attı. Bu da onlardan birisiydi. Durduğu yer, pozisyon takibi ve vuruşu üst düzeydi. Yaşadığı onca sıkıntıya rağmen asla pes etmeyen, efendi yapısıyla örnek bir futbolcu profili çiziyor.

        G.SARAY SEYİRCİSİ

        Fenerbahçe puan kaybetmesine rağmen yine stadı dolduramadılar. Gelen 27 bin kişi de iç sahadaki seyirci baskısını kesinlikle kuramıyor. Aksine potansiyel bir korku olarak kendi futbolcularının üstüne kabus gibi çöküyor. Şimdiden söylemeliyim; Galatasaray şampiyon olacaksa bu iş seyircisiz olmaz. Hele dünkü seyirciyle hiç olmaz.

        Diğer Yazılar