Acı gerçekler
TOLUNAY Kafkas’ın maç sonu yaptığı “Bu maçı biz kazanmalıydık” açıklaması çok doğru bir yorumdu.
Öyle bir yarı var ki evlere şenlik. G.Saray, G.Saray olalı böyle bir G.Saray görmemiştir. Hiçbir şey yok. Belki de iki pas bile yok. Biraz Muslera dışında yine iyi olan yok. Sneijder’ın yokluğu ile tam bir yalnızlık içine girmiş gariban bir takım görüntüsü vardı ilk yarıda.
G.Saray’ın haline ev sahibi takım da şaşırırken, bu sezon en rahat 45 dakikalarından birini çıkardılar. İyi oynadılar, iyi mücadele ettiler. Ve enteresandır her ikili mücadelede ayakta kalan oyuncu Kayserililer oldu. Bu görüntü de tabii ki aklımıza şu soruyu getiriyor: “Bu G.Saray bütün sezon ve sezon başı ne yaptı? Nasıl çalıştı ve nasıl yükleme yaptı?” Acı gerçekler çatır çatır tüm G.Saray’ın yüzüne vurdu ilk yarıda.
Şunu net olarak söylemek lazım. Bu takımın başına Denizli’nin yanına bir tane de Terim, onun da yanına bir de Lucescu’yu getirin, kulübeye koyun, inanın hiçbir şey olmaz.
G.Saray gibi bir kulübün, bir takımın bu hale gelmesi sadece teknik nedenlerle açıklanamaz. Tüm camia bazında konuyu masaya yatırmak lazım. Hatta bir arama tarama konferansı gerekiyor. Dün geceyi gördükten sonra Denizli’nin bu takım üzerinde gerçek bir devrim yapması şart. Ama devrim eğlenceli bir akşam yemeği daveti şeklinde olmamalı. Sert, radikal ve acımasız olmalı. 11 puan farktan sonra bunu yapacağını düşünüyorum. Çünkü işin içinde kendi kariyeri de var.
Bir de şu var. Tamam Denizli Hoca, bir futbol profesörü. Ama Rodriguez ve Tarık tercihini neden yaptı, bilemedim? Sneijder yokken Bilal’e neden 11’de şans vermedi, onu da bilemedim? Bu oyuncuya ön yargısı varsa neden var, onu da anlayamadım. Ama bu kötü tabloda hocanın da sürekli doğru kararlar vermesini bekleyemezsiniz. Ve hocanın “Bu kulübe ne olmuş, bu takıma ne olmuş, burası ne hale gelmiş?” dediğini çok iyi biliyorum.
Kayseri bu sezonun en rahat maçını kazanmaya hazırlanırken sadece rakibinin isminin verdiği strese takıldı. G.Saray ya da diğer iki büyük dışında kimle oynasa skor emin olun ikili üçlü farklara kadar çıkardı. Örneğin Deniz ile Sinan’ın elleri ayakları titremese üç puan net olarak ev sahibinindi. Tolunay Hoca takımını her ne kadar muhteşem hazırlasa da genç oyuncularının tecrübesizliğini aşması için zaman gerekiyor. Ve bir kez daha gördük ki Tolunay Hoca gereksiz çatışmalara girmezse, sadece takımıyla ilgilenirse bu ligin en önemli hocalarından birisi. Tabii ki maçın 2. yarısı farklıydı. Bilal ve Sinan hemen fark ettirdi. Ama yetmedi. Biseswar’ın yorulmasını da unutmamak lazım.
TARIK ÇAMDAL
Kulübünle yaptığın sözleşme muhteşem. Atsan atamıyorsun, satsan satamıyorsun. Her kuruşu oynasa da oynamasa da ödeniyor. Yemin ediyorum Messi’de böyle sözleşme yok. Ama arkadaş iki top oyna artık!
YASIN ÖZTEKİN
Havalar muhteşem. Diyorlar ki; ‘Florya’da yürüyüşü bile çok farklı...’ Geçen sene birkaç maç iyi oynadı. Peki bu sene ne yapıyor? Madem kendini o kadar büyük hissediyorsun, Sneijder’ın olmadığı maçta çık kurtar.