Kulübede İbrahimovic mi var?
Kendi kendine yarattığı gereksiz sorunlar yumağı yüzünden bir türlü huzur bulamamak gerçekten enteresan.
Ligin ikinci yarısının ilk maçı. Ve tabii ki geçmişi olan ama dün durup dururken ortaya çıkan bir Burak Yılmaz krizi. G.Saray seyircisini tebrik etmek gerekir. Dün şu maç krize girdiyse tamamen onların sayesindeydi! Sadece bir pas hatası ile Burak’ın üstüne çullanan seyirci, takımın havasını ve dengesini bozdu. Sıkıntı başladı, Sivas’ın golü geldi. Son yılların en kötü seyirci profili bu sene Galatasaray’da var. Ne yaptıkları belli değil. Sahada oynayan her futbolcusunu huzursuz ediyorlar. Muslera ve Sneijder hariç herkes büyük bir korkuyla oynuyor. Bir seyircinin yapmaması gereken ne varsa onu yapıyorlar.
Tabii ki Burak’a da birkaç söz etmek gerek. Seyirciye yanıt vermeye gerek yok. Alkışlamaya hiç gerek yok. Böyle durumlarda vereceğin yanıt seni bir anda haksız duruma düşürebilir. Ben şunu merak ediyorum: Acaba Galatasaray seyircisi yönetimin İbrahimovic’i aldığını filan mı düşünüyor? Yani o var da Denizli Burak’ı mı oynatıyor? Arkadaş Galatasaray bu sene Burak ile oynayacak. Peki o zaman tribünler ne yapmaya çalışıyor? Amaç ne? Üç kulvarda Burak ile savaşacaksın. Artık Arena’da ‘destek’ ile ‘köstek’in anlamları karışmış durumda.
Maçın ilk 15-20 dakikasını çok beğendim. Galatasaray rahattı ve birinci dakikadan itibaren bu maçı kazanacağını ilan ediyordu. 4-1-4-1 ile başlayıp, 4-1- 3-2 ile devam eden G.Saray’ın baskısı Sivas’ın daha oyunun başında moralini bozdu. Sinan Gümüş’ün bu bölümde oyuna koyduğu ağırlık ve Donk’un dikkatli oyunu, Sneijder’ın hücum katkısı, Selçuk’un dinlenmiş futbolu sonucu getirdi. İki golü buldu oyun rahatladı. Ancak tabii ki böylesine bir oyunda bile Muslera’nın ön planda olması ve net pozisyonlar kurtarması Denizli’nin düşünmesi gereken sıkıntılar. Sivas’ın golü örnek. 3 Sivaslı, 9 Galatasaraylı arasından gol attı.
Cüneyt Çakır için de birkaç söylemek lazım. İlk penaltıda sıkıntı yok, tamam. Ama penaltı öncesi hatalı taç kararı yan hakemin ve Çakır’ın geçici görme bozukluğu anına denk geldi. Ayrıca Çakır bu sene ligde bu penaltı pozisyonuna yakın, hatta hemen hemen aynı pozisyonlara devam düdüğü çaldı. Hatta kafasını kaldırmadı bile. Dün hiç düşünmeden ‘Penaltı’ dedi. Çakır’ın standardı nedir anlamadım? Bu sene Çakır’ın düdük dengesi bozuldu.
Sonuç olarak G.Saray, oyunun ilk bölümünde iyi oynadı. Attığı iki golle maçı kopardı. Ancak sıkıntılar var. Bu açıkça belli. Oyun sürekliliği ve tempo çok çabuk düşüyor. Ligde zirvede iki rakibin varken işini şansa bırakamazsın. Sinan Gümüş ileride altın olacak. Bu kesin. Ama Podolski bu takıma lazım.
OLCAN ADIN
Kupa maçları dahil dün de çok beğendim. Enteresan bir tarzda oynuyor. Sahanın her yerine koşuyor. Çok çabalıyor ve emek harcıyor. Bana göre dünün en iyi oyuncularından birisiydi.
GALATASARAY SEYİRCİSİ
Yukarıda yazdım, burada da yazıyorum. Biz Galatasaray seyircisinin ne olduğunu çok iyi bilen insanlarız. Onlarla büyüdük. Ama son yıllarda görüntü değişti. Seyircinin takım ile arasında sevgi sarsılırsa toparlamak zor olur.