Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Galatasaray hem skor olarak hem de futbol olarak bu sezonun en farklı galibiyetlerinden birisini aldı. Bu maçın önemi çok büyüktü. Fenerbahçe’nin üç puanlık kaybından sonra Bursaspor önünde alınacak bir beraberlik dahi sezonun kaderi için belirleyici olabilirdi. Ezeli rakibine baskıyı hissettirme adına sezonun en kritik maçlarından birisiydi. Ve kaçırılmayacak fırsatı kaçırmadı Galatasaray. İlk on dakikaya baktığınız zaman bu maçın, bu skorun buralara geleceğini kimse tahmin edemezdi. Ancak Galatasaray öyle bir futbolcuya sahip ki, bu ligde tek başına kader belirleyici olabiliyor. Geçtiğimiz iki yılda da bu böyleydi. Şunu net olarak söylemeliyim ki eğer Melo olmasaydı geçtiğimiz iki şampiyonluk hayal olabilirdi. Dün o Melo, yine çıktı sahneye. Belli ki bu sene de Melo tamam demeden perde Galatasaray için hiç kapanmayacak. Melo, Galatasaray için bir bağımlılık artık. Dün Sneijder üç gol attı ama şapkadan tavşan çıkaran oyuncu kesinlikle Melo oldu. Tabii ki Sneijder’ın usta vuruşlarına haksızlık etmek istemiyorum. İnanın ilk golde bile boş kaleye vurduğu topu bugün ligimizde dışarıya atabilecek çok sayıda oyuncu var.

        Öyle sert bir ortaya öyle ayak koymak kolay değil. Eğer Brezilya bu Melo’yu, Hollanda da bu Sneijder’ı Dünya Kupası kadrosuna almazsa büyük haksızlık yapmış olur. Şu anda dünyanın en iyi ön liberosu Melo’yu almamak ahmaklıktan başka bir şey değildir. Merak ediyorum Scolari o kadar ahmak mı... Melo’nun ve ardından Sneijder’in patlamaları maçın skorunu kolay getirdi. Zaten dün takım olarak iyiydi Galatasaray. Mancini araya taraya, kafa göz yara yara sonunda kafasında oluşan sistemi sahaya yansıtmaya başladı. Sistem 3-4-1-2. Melo ve Selçuk ile önlerindeki üretken Sneijder’dan oluşan orta alan hem yaratıcılık hem de yüksek enerjinin buluştuğu eşssiz bir bölge. Galatasaray’ın can damarı, şah damarı. Mancini ve Galatasaray’ın her şeyi. Biraz odaklanma ve konsantrasyon ile ortaya çıkan yüksek kaliteyle Galatasaray’ın bazı maçlarda kazanması için fazla güç harcamasına bile gerek kalmaz. Ayrıca Ceyhun’u çok beğendim. Bunu da dip not olarak değil, orta not olarak yazıyorum. Mancini’nin kafasındaki kemik kadro zaten belliymiş. Bu kadar transfer ise yoğun tempo içinde bu kadroyu rahatlatmak ve yormamak için yapılmış olsa gerek. Gelen isimlere baktığınız zaman sadece Alex Telles Sabri’nin yerine oynayacak gibi duruyor. Ama dünkü Sabri’nin bu takımdan kesilmesine Mancini’nin nasıl içi elverecek bilmiyorum. Ayrıca Alex dün Sabri’yi görünce “Beni niye aldılar” diye de düşünebilir. Bursaspor ise sezonun en kötü görüntüsündeydi. Belli ki böyle bir Galatasaray hesap dışıydı. Ve bu hesap hatasını pahalıya ödediler.

        Diğer Yazılar