Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

DİLEK BİRGEN / HT CUMARTESİ

Adından en çok söz ettiren tedavi ise kolajen indüksiyon tedavisi... Neden mi? Çünkü daha az dolgu kullanılarak, kişinin kendi dokusu artırılarak çok daha doğal sonuçlar elde ediliyor.

Bu yöntem, tüm dünyada giderek estetik cerrahi alanında yeni bir trend halini aldı.

Dünyada hızla yaygınlaşan bu uygulama hakkında Prof. Dr. Reha Yavuzer, “Yaşlanmayla vücudumuzda üretilen kolajenin kalitesi ve üretim miktarı azalıyor. Bedenimizi uyararak tekrar kolajen üretimini ve üretilen kolajenin kalitesini artırmak için yapılan bir dizi işleme kollajen indüksiyon tedavisi diyoruz” diyor. Bireyin kendi kolajen üretimini artırmanın önümüzdeki yıllarda en çok başvurulan yöntem olacağını belirten Yavuzer, kolajen indüksiyonunda en önemli basamağı kişinin ve sorunun analizi olarak açıklıyor. Bu analizde cilt, 3 boyutlu farklı açılardan görüntüleniyor, cildin 5-7 yıl önceki ve sonraki durumunun simülasyonu oluşturuluyor. Deri altındaki kırmızı ve kahverengi lekeler, kırışıklıklar, damarlar ve aknelerin analizi yapılıyor. Ciltle ilgili detaylı durum ortaya konuluyor.

Prof. Dr. Serkan Dinar da her şeyin doğru analizle başladığını söylüyor. Dinar, “Cildin ihtiyacına uygun olacak amino asitler, biomimetic peptidler, mineraller, büyüme faktörleri cildin içerisine veriliyor. Kolajen üretiminden sorumlu fibroblast hücrelerinin sayıca artırılması, ürettikleri kolajen miktarının fazlalaştırılması sağlanıyor” diyor.

TÜM BÖLGELERE UYGULANABİLİYOR

Kolajen indüksiyon tedavisi, 2-6 seans halinde 30 ila 60 dakika arasında bir zamanda gerçekleşiyor. Tedavi edilen bölgede hafif bir kızarıklık, nadiren morluk gözlemleniyor. Kişi birinci seanstan itibaren olumlu değişikliği görmeye başlıyor.

Bu tedavi, hemen hemen tüm bölgelere uygulanabiliyor. Özellikle yüz bölgesi, liposuction sonrasında meydana gelen yüzey düzensizliklerinin tedavisinde, kol ve bacak iç kısımlarındaki gevşekliklerde oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. Ancak kolajen indüksiyon tedavisi süresince cildin, protein ve vitaminden zengin beslenmeyle içten; serum ve kremlerle nem ihtiyacı karşılanarak dıştan desteklenmesi gerekiyor.