Türkiye’nin iki ana riskinden biri olan seçim belirsizliği bitti.

Son yıllarda karşılaştığımız en önemli risklerden biri olan S-400’lerde ise tam anlamıyla finale geldik. Hafta sonunda yapılacak görüşmede sorunun nasıl çözüleceği bize de, ABD’ye de bağlı.

GÖRÜŞME 28-29 HAZİRAN'DA

- Bu konudaki nihai görüşme 28-29 Haziran’da Japonya’da G-20 toplantıları sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında yapılacak.

- Türkiye “S-400’leri aldık” diyor. Durum bu ise görüşmede iki lidere  ancak yaptırımların içeriğini ve yol haritasını pazarlık etmek kalıyor. Yok değil de S-400 alımından vazgeçeceksek, karşılığında neyi alacağımız ve Rusya’nın tepkisini nasıl göğüsleyeceğimiz sorusu gündeme gelecek.

BÜYÜK YOL AYRIMINA DOĞRU

- Bu açıdan bakınca Türkiye için görüşmede tam bir kader anı yaşanacak. Zirvede görüşme olacağı açıklandı ama 28’inde mi yoksa 29’unda mı olacağı açıklanmadı. Bu açıdan kader anının saati belli değil.

- Görüşmenin sonucuna göre dış politika ve ekonomide ciddi yol ayrımları olabilir. Hangi tarafta olursak olalım, tercihimizi nasıl yaparsak yapalım, ciddi ekonomik ve siyasi etkilere yol açmaya adaydır. Bunun da finansal piyasalarda kırılma yaratması mümkündür.

FİYATLANMAYA BAŞLADI

- Hatta bu durum önceden fiyatlanmaya başladı bile. Haftanın ilk gününde TL’nin 5.70’in altını görmesinden sonra 5.83’e çıkması Dışişleri Bakanı’nın S400 açıklamasıyla oldu.

- Dün ise Türkiye’de ev hapsinde olan ABD konsolosluk çalışanı Nazmi Mete Cantürk serbest bırakıldı. Bu da Türkiye’nin görüşme öncesi karşı tarafa bir jesti diye yorumlandığından kur yeniden düşüşe geçti ve 10 kuruş geriledi.

POZİTİF HABER AKIŞI AZ FİYATLANDI

- Ancak şimdiye kadar yapılan fiyatlamalar daha çok negatif yönde ve ABD’nin Türkiye’ye yaptırım uygulayacağı varsayımından hareketle oldu. Gerçekleşme de bu yönde olursa, belli ölçüde fiyatlandığından, piyasalardaki kırılmanın şiddeti daha düşük kalabilir.

- Pozitif yönlü bir haber akışında ise daha sert kırılma olabilir. Çünkü bu durum pek fiyatlanmadı. Ancak pozitif yönlü haber akışının da

S-400’ün üçüncü ülkeye yerleştirilmesi halinde mümkün olabileceğini belirtmek gerekiyor.

- Yoksa S-400 alımının iptal edilmesi gibi bir durumda bu kez Rusya’nın yaptırımlarıyla karşılaşabiliriz. Bu yatırımların adresi Suriye’de olabileceği gibi, pekala sebze ve meyve ihracatında veya turizmde de olabilir.

SON YILLARIN EN KRİTİK GÖRÜŞMESİ

- Bu arada 28 Haziran’da Türk asıllı ABD vatandaşı Metin Topuz’un duruşması yapılacak. Orada da tutukluluğun kaldırılması kararı verilirse, bu aynı şekilde jest ve Türkiye-ABD anlaşıyor gibi de yorumlanabilir. Ancak bu jestler anlaşmaya varılacağı anlamına da gelmez.

- Tutukluğun devamına karar verilirse yorumlar tersine döner. Bu yorumlara göre de piyasalarda ve özellikle kurda, iki liderin görüşmesi sonuçlanana kadar sert dalgalanmalar görebiliriz.

- En büyük dalgayı ve kalıcı yol ayrımını ise 28 veya 29 Haziran’da yapılacak görüşmenin ardından yaşarız. G20 Zirvesi’nde Trump-Erdoğan görüşmesi Türkiye açısından son yılların en kritik görüşmelerinden biri olmaya aday.

DÜŞMANLIĞIN DA DOSTLUĞUN DA BEDELİ YÜKSEK

- Çünkü bu saatten sonra ABD ile dost olmanın bedeli yüksek. S-400’leri alamamak ve Rusya’nın yaptırımları ile karşı karşıya kalmak, Doğu Akdeniz’de  ve Kıbrıs’ta ödün vermek, Suriye’de ödün vermek gibi.

- ABD’nin karşısında yer almanın da bedeli yüksek. Yaptırımlar, savunma sanayi ambargosu, F 35’ten çıkarılma, ekonomik yaptırımlar bedellerin bazıları.

AVANTAJ VE DEZAVANTAJLAR

- Türkiye’nin tek avantajı ve fırsatı Başkan Trump ile iyi bir diyalog kurması. Zaten ABD üst yönetiminde de Türkiye’nin yanında yer alan tek kurum başkanlık makamı.

- Türkiye’nin dezavantajı ise Kongre’nin, Savunma Bakanlığı’nın, Pentagon’un ve kamuoyunun karşıtlığı.

Bu açıdan Başkan Trump’ın vereceği destek yeterli olmayabilir. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • fuatbey77 6 ay önce Yorumlarınız sadece verilere göre yani teknik olarak doğru olabilir lakin hepimiz vereceğimiz ödünlerle abd ile dost olmanın bedelinin çook daha ağır olduğunu biliyoruz. abd nin batı harici dostu olan ülkelere bakın hepsi kimliksiz.yani bunlarılarla dost falan olunmaz.artık ab için bile aynı şey geçerli
    CEVAPLA