Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Meclis seçimi tamam, çoğunluğu Cumhur İttifakı kazandı. Erdoğan’ın yüzde 49.5 oy oranıyla tam kazanmanın sınırına ulaştığı Cumhurbaşkanlığı seçimi ise ikinci tura kaldı.

        ➔Mecliste çoğunluğu sağlayan Cumhur İttifakı iki hafta sonraki seçime bunun avantajı yanında ele geçirdiği psikolojik üstünlükle girecek. Mucizeler olmaz ve bu sırada büyük hatalar yapılmazsa Erdoğan kazanacak.

        ➔Ne kadar farkla kazanacağını ise ikinci tura katılım oranı belirleyecek. Ne yapsak kazanamıyoruz diyen seçmenin sandığa gitme firesi muhalefetin oy oranını belirleyecek.

        ➔Yüzde 5’i geçen oy oranıyla ilk turda asıl kazanan aday Sinan Oğan’ın ise iki ittifaktan hangisine destek vereceği iki aday arasındaki oy farkında belirleyici olacak.

        ➔Yüksek enflasyon, geniş kitlelerin alım gücünün azalması, gelir dağılımının bozulması gibi ekonomik zorluklar yanında büyük depremdeki gecikmeler ve eksikliklerin daha avantajlı kıldığı muhalefet, vaat bolluğuna rağmen seçimleri kazanamadı.

        ➔Bunun nedenlerini değiştirmesi, kendini yeniden anlatabilmesi için, artık zaman da çok sınırlı.

        GÜVENLİK VE TENCERE ARASINA SIKIŞMAK

        ➔4 Mayıs’taki “Bakalım tencere seçim kaybettirecek mi?” başlıklı yazımızda konuyu işlemiştik. Demirel’e ait “Boş tencere iktidar götürür” sözünün doğruluğunu 14 Mayıs’ta test edeceğimizi belirterek şunları kaydetmiştik:

        REKLAM

        ➔”Erdoğan 2007’de oyunu artırarak seçimleri kazandığında kendisine başarısının neye bağlı olduğu sorulmuştu. Yanıtı “Yüzde 70 ekonomi” olmuştu.

        ➔Gerçekte o yıllar Türkiye ekonomisinin sıçrama yaptığı, enflasyonun tek haneye indiği, kişi başına gelirin ilk kez 10 bin doları bulduğu dönemdi.

        ➔Aradan geçen 15 yıla karşılık kişi başına gelir hala 10 bin dolarda. Enflasyon ise yüzde 40’ın üzerinde ve geçmiş seçimlerin 4-5 katında.

        ➔Dünyada enflasyonu en yüksek ilk 10 ekonomi arasındayız. Gıda enflasyonunda ise ilk 5’teyiz.

        ➔Geniş kitlelerin alım gücünü eriten, tasarruf etmeyi cezalandıran, gelir ve servet dağılımını bozan, yoksullaşmayı artıran kısaca geçim zorluğu yaratan yüksek enflasyon ekonominin baş belasıdır.

        ➔Ekonomideki durumun herhalde iktidar tarafı da farkında ki, kampanyasında büyük projeleri, güvenlik ve kutuplaşma politikalarını ön plana çıkardı.

        ➔Seçmen 14 Mayıs’ta galiba “güvenlik” ile “tencere” arasında bir tercih yapacak, değişim isteyip istemediğini gösterecek.”

        GÜVENLİK KAYGISI TENCEREYİ YENDİ

        ➔Seçimlerde netleşen tablodan gördük ki, seçmen iyice kutuplaştırılmış ve “güvenlik kaygısına” düşmüş ve çoğunluğun tercihi güvenlikten yana olmuş.

        ➔Kalabalıklaşmasına karşılık muhalefetin oylarının artmamasını, milliyetçi partilerin oylarının yükselişini ve Erdoğan’ın yüzde 50 sınırına dayanmasını buna yoruyoruz.

        ➔Şüphesiz seçim sonuçlarında tencere sorununu muhalefetin anlatım şekli, anlatımın aktarım mekanizmaları ve kısıtlı medya gücü de önemli rol oynadı. Muhalefetin bu konularda dezavantajlı olduğunu belirtelim.

        ➔Sonuçta kutuplaştırılmış seçmendeki “vatan güvenliği” kaygısı üstün geldi ve soğanı, eti kısaca boş tencere sorununu yendi.

        REKLAM

        ➔Bu aşamada seçimle ilgili büyük belirsizlik geride kaldı. Kimin kazandığı büyük oranda belli gibi.

        ➔Belirsizliklerin daha azalmasında ise iş, 28 Mayıs sonrasında başlayacak 5 yıllık icraat döneminde ekonomide yeni bir sayfa açılmasına kalıyor. Seçim sonrası dönem böyle bir fırsat sunuyor.

        ➔Mevcut bakanlar milletvekili seçildiğinden muhtemelen yeni kabinede olmayacaklar. Yeni bakanlar olacak.

        ➔Ekonomiyle ilgili atanacak yeni bakan izlenmek istenen politika konusunda bir fikir verecektir.

        ➔Rasyonel ekonomi politikalarından yana icraatlarıyla tanınan 2018 yılı öncesinin eski bakanı Mehmet Şimşek’in öne çıkarılması buna bir işarettir. Olur veya olmaz göreceğiz.

        SEÇİM EKONOMİSİ MİADINI TAMAMLADI

        ➔Biz son dönemde uygulanan tüm ekonomi politikalarının tek amacının seçimleri kazanmaya yönelik olduğunu düşünüyoruz. Uygulama Eylül 2021’de enflasyon yükselme eğilimindeyken politika faizlerinin düşürülmesiyle başladı ve 1.5 yıldır sürüyor.

        ➔Ancak seçimi kazanmaya yönelik politikaların seçim sonrasında miadını doldurmasından ve uygulama maliyetinin yüksekliğinden dolayı yürürlükten kaldırılmasını bekliyorum.

        ➔Uygulanacak yeni politikanın ise hemen her şeyi kontrol etme alışkanlığından dolayı tam rasyonel ekonomi politikasından ziyade bunu yakınsayacak bir politika olacağını tahmin ediyorum.

        ➔Yakınsayacak ki bir işe yarasın, ekonomide belli bir düzelme olsun, iç ve dış ödemeleri çevirecek dış kaynak akışı başlasın ve ilk gelecek genel seçimlerde Hazine’de harcayacak para biriksin.

        ➔Aksi takdirde ekonomi daha kötüye gider ki, tencere de, tava da boş kalır. Uzun süreli güvenlik kaygısı ile seçmenin karnı doymaz. Günü geldiğinde Demirel’in sözü doğrulanabilir de.

        ➔“Nasıl olsa seçimleri kazanıyoruz, ekonominin bir önemi yok” denilirse muhtemelen karşılaşacağımız durum bu olur. Ama bunu beklemiyorum.

        ➔Önünde 5 yılı bulunan ve seçim kazanma becerisi yüksek bir iktidar, pekala enflasyonu düşürebilir ve bunu seçmene kabul ettirebilir.

        Diğer Yazılar