Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bugün 24 Mayıs... Tarihi seçime tam bir ay kaldığının resmidir... Hoş... Zaten 16 yıldır, seçim, referandum, bitmez tükenmez siyaset halindeyiz...

        Durumu şöyle özetleyebiliriz:

        16 yıldır seçime, referanduma, propagandalara, seçmen ayartmaya harcadığımız paralarla, kim bilir hangi ezeli dertlerimizi tarihe gömebilirdik...

        Zaten, “gelişmekte olan, ama asla gelişemeyen ülke” konumunda kazıklanıp kalmamız bundandır.

        Siyasilerin kendilerini asla sorumluluk altında hissetmemesi ise, başka bir garabet durum... Bu baskın seçimin en önemli şoku CHP’de yaşandı... İktidar partisinin yetkili ya da belirli kişiye senkronize ağızları sürekli “erken seçimin zararları”ndan söz ederken, “öneri geldi, görüştük, karar verdik” kılıf ile gelen “baskın seçim”e en çok hazırlıksız yakalanan CHP oldu...

        Tam da, demokrasinin önemli kuralı, milletvekilini milletin vekili yapan “ön seçimi”i tam oturtmaya çalışırken yakalandı... Dolayısıyla, delege hakkı olan aday seçimi, örgütlere ve etkili partililere kaldı... Haliyle bu da sancı getirdi... Aday adayı delege ile oyalanırken, karar vericiler değişiverdi.

        Ön seçim de, belediye başkanlığı seçimlerine kadar rafa kalkmış oldu.

        ELDE OLMAYAN HAKSIZLIK

        Demokratik yollardan milletvekili adayı olma peşinde aylarını, yıllarını harcayan arkadaşlar da hüsrana uğramış oldu. Aslında onlara bu “kötülük”ü, kendi partilerinin hakim güçleri değil, rakip partinin karar vericileri yapmış oldu. Elde olmayan haksızlık...

        Bu durumun da, “gelişmekte olan, ama gelişemeyen demokrasimiz” adına büyük kayıp olduğunun altını çizdikten sonra, bazı “liste sızlanmaları”na gelelim...

        CHP seçmeninin önemli bölümünde, vatandaşlık ve ülke severlik bilinci çok gelişmiştir. Geçmişin derinliklerinden de biliriz ki; baraj altında kalması muhtemel bazı siyasi partileri, hiçbir ideolojik yakınlığı bulunmamasına rağmen baraj üzerine taşıdı.

        Bizzat kendimin de ayrı sorumluluk içinde davrandığımı, sosyal demokrat yapıda olmama rağmen bazı partiler için kullandığımı söyleyebilirim...

        Listelerin açıklanmasından sonra gönlenden milletvekilliği geçen, ama “parti içi etkin kişiler”e takılan bazı adad adayları haliyle burukluk yaşadı.

        Hatta kontrolsuz öfke ile, Facebook sayfalarına saldıranlar bile oldu... “Bundan sonra CHP’ye...” diye saydıranlar bile oldu...

        Bazı aday adaylarına haksızlık yapıldığına, bazılarının hak etmedikleri üst sıralarda yer bulduğuna ben de inanıyorum. Ancak ertesi günü gördük ki; ülke ve parti açısından birbirini yeme zamanı değil. Birlik lazım, beraberlik lazım, listeye girenlerle omuz omuza çalışmak lazım... Adaylık ancak o zaman gelir... İrfanı hür, aklı hür, vicdanı hür partililere (hangi partiden olursa olsun) kolaylıklar...

        Diğer Yazılar