2007 seçimi CHP’nin yenilgisiyle sonuçlandı. 2002 aseçiminde 178 milletvekiline sahipken bugün, DSP’lilerin de ayrılmasıyla  99 olmuştur. Matematik olarak oy oranı o denli önemli değil.

CHP niçin başarısız oldu?

Topluma vizyon sunamadı. Gençlerin arasında ilgi görmedei, çekim yaratamadı. Sandığa giden klasik CHP seçmenleri bile şunu söyledi: “ Deniz Baykal’ın genel başkan olduğu bu CHP’ye içimden gelmeden oy vereceğim!” Bir başkası; “CHP yönetimi politbüro gibi, geldiler gitmiyorlar!”

Bu ifadeleri daha da artırmak mümkün, ancak dikkat edilirse söylenenlşer partinin içiyle ilgili problemler. Fakat dikkat çekici soru şu; Dünyada, eğer partinin lideri giderse daha çok oy alacak denen CHP’den başka bir parti var mı?

CHP devrimci bir parti, cumhuriyeti kuran, laik düşünce sistemine göre devleti inşa eden, başta kadın hakları olmak üzere pekçok çağdaş kazanımları Türk halkına armağan eden bir parti. Bugün ise, statükocu, değişimin karşısında olan,  AB gibi bir projeye bile kerhen destek veren, Kürt sorunu karşısında açılımları olmayan bir parti olarak suçlanıyor. Suçlama ötesi aşağılanıyor.

CHP bunları hak ediyor mu? Kesinlikle hayır.

2002 seçimi sonrası parlamentoda AKP karşısında dirençli bir muhalefet de sergiledi. Başarısız da değildi.

Buna karşın niçin halkın oylarını alamadı?

Batı’daki oy kaybının bir nedeni, koalisyon olasılığına karşılık CHP seçmeni MHP’ye  oy vermiştir. Nesrin Baytok örneğinde olduğu gibi, Baykal’ın aday gösterme konusundaki yanlış tercih ya da politikası sonucu CHP’nin kadın kolları haklı olarak çalışmamıştır. Meydanların sesine kulak veren liderler iki partiyi aynı çatı altında seçime sokmalarına karşın, CHP’nin, DSP’ye grup kuracak sayıda milletvekili kontenjanı vermeyişi, DSP’nin güçlü yerel örgütlerini de küstürmüştür. Anadolu’da çok tepki toplayan Nur Serter ve Çankaya yerine İzmir’den aday gösterilen Güldal Mumcu konusunda da stratejik yanlışlık yapılmıştır. Başka adaylar da var ama üzerinde durmuyorum.

Asıl CHP; AKP’nin mağduriyet üstüne seçim stratejisi kuracağını hesap etmemiştir. Farkına vardıklarında da çok geç oldu.

CHP meydanlarda proje sunamadı. Yalnızca Deniz Baykal’ın karizmasıyla seçimi götüreceklerini düşündüler. Oysa AKP bir takımla boy gösterdi.

Deniz baykal’ın öne sürdüğü ve mağlubiyetini yasladığı etkenler çok kabul edilebilir değil. Asıl mesele partinin iç dinamikleriyle ilgili. Bunu görmek gerekiyor.

Peki CHP toparlanabilir mi? Niye toparlanmasın. Ama stratejideki yanlışlık taktik doğrularla düzeltilemez, bu unutulduğu sürece CHP’nin toparlanması zor.

Gelelim asıl yapısal sorunlara. CHP bir sağ parti değil. Bu nedenle merkez yoklaması değil, önseçim düşüncesi hakim olmalıdır yani demokrasi uygulanmalıdır ve CHP kitlelere sosyal demokrat parti olduğunu anımsatacak programlarla onların karşısına çıkmalıdır. Solu örgütleyemediği ve köy ve ilçelerde etkin olamadığı sürece CHP başarılı olamayacaktır. Bu anlayışla devam ederlerse, nufus değişiminin farkına varamazlarsa, çok yakında artık İstanbul’da da CHP başarısızlığa mahkum olacaktır.

Baykal’ın gitmesi çözüm mü? Bu aşamada kesinlikle hayır. Çünkü CHP yıllar yılı bir potansiyel genel başkan hazırlamadı. Genel başkan değişikliği 2 yıl sonrası için gerçekçidir. Bugün için problem genel başkanın değişmesinden daha çok, parti üst yönetiminin değişmesiyle ilgilidir. Kurmaylar tamamen değiştirilmezse, bir dahaki seçimlerde baraj aşılması bile hayal olur.

 erolmutercimler@haberturk.com

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!