Yerli kömürden elektrik üretimine yeni model
Sonunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yerli kömürü ekonomiye kazandırmak için yola çıktı. Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması programı çerçevesinde yerli ve ucuz bir enerji kaynağı olan kömür, yeni modelle elektrik üretiminin artırılması için devreye girecek.
Öğrendiğim kadarıyla Enerji Bakanlığı, öncelikle hayata geçirilebilecek santral potansiyelleri olan yerleri tespit etti. İlk olarak Adana Tufanbeyli'de 323 milyon ton rezervli sahada, özel sektörün minimum 600 MW santral kurulumuyla ilgili ihale, 29 Mayıs 2012 tarihinde gerçekleştirilecek. Söz konusu ihaleyle ilgilenen yerli ve yabancı 40'ın üzerinde firma dosya almış durumda.
Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) tarafından yapılacak ihalede, yeni bir yöntem uygulanacak. 323 milyon tonluk rezerv özel sektöre verilecek ve ilk aşamada bir şey istenmeyecek. Elektrikten pay almaya yönelik bir rödovans olacak, kömürden değil. Santral yapımı için de yatırımcıya 6 yıl süre verilecek. Mantık şu: "Sahayı al, ucuna santralı yap, santral elektrik üretmeye başladığında devlete kilovatsaat başına pay ver." Yani saha için veya kömür için başlangıçta herhangi bir para istenmeyecek. Kömürden elektrik üretmeye başlandığı andan itibaren devlet pay alacak.
Bu yeni uygulamanın hızlı gerçekleştirilebilmesi için TKİ'den 5-6 kişi komisyon olarak görevlendirilecek. Kiminle sözleşme imzalanmışsa, projesi tamamlanana kadar, yatırımcıya bürokratik işlemlerini çözmede yardımcı olacaklar.
Büyük yatırımlarda şirketlerin en çok sıkıntı yaşadıkları finans konusunda da TKİ yöneticileri, bazı kamu bankalarının üst yöneticileriyle görüşüp destek için uygun model arıyorlar. Geliştirilecek finans yönteminin, destek veren kuruluşlara elektrik üretilmeye başlandığı zaman, elektrikten pay vermeye yönelik bir finans paketi olabilmesi için çalışılıyor.
Yeni kurulacak kömür santralları, son teknolojiye dayalı olacak, emisyon değerleri itibarıyla da çevreye duyarlı. Bakanlık, Çanakkale Çan'da kurulan santralı bu konuda örnek gösteriyor.
Türkiye'nin kesinleşen toplam linyit rezervi 11.7 milyar ton ile dünya linyit rezervinin yaklaşık yüzde 1.6'sına tekabül ediyor. Linyit rezervinin yaklaşık yüzde 42'si Afşin-Elbistan havzasında bulunuyor. Türkiye'deki linyitlerin büyük kısmının ısıl değeri düşük olması sebebiyle termik santrallarda kullanımı ön plana çıkıyor, ama şu ana kadar yeterli adım atılmamıştı.
Ülkemizdeki linyit kömürünün ısıl değeri 1000-5000 kcal/kg arasında değişiyor. Toplam linyit rezervinin yaklaşık yüzde 68'i düşük kalorili olup, yüzde 23.5'i 2000-3000, yüzde 5.1 'i 3000-4000 arasında, yüzde 3.4'ü ise 4000 kcal/kg üzerinde ısıl değerlerde.
Bu tespitlerden sonra Enerji Bakanlığı şu sahalardan işe başlamak istiyor. Linyit sahalarından Konya-Karapınar, Kahramanmaraş-Elbistan, Afşin-Elbistan Kışlaköy, Çöllolar ile C, D ve E sahalarının da kısa sürede ihale edilmesi planlanıyor. Bakanlık yetkililerinin çalışmalarına göre, söz konusu sahalardan Konya-Karapınar'da 1.8 milyar ton linyit rezervi ve 4.400 MW termik santral potansiyeli bulunuyor. Kahramanmaraş-Elbistan sahasında 515 milyon ton rezerv ve 940 MW termik santral potansiyeli bulunuyor. Afşin-Elbistan kömür havzasında olan, Kışlaköy kömür sahasında 574 milyon ton, Çöllolar kömür sahasında 1 milyon ton rezerv bulunuyor.
760 milyon ton rezervi bulunan Afşin-Elbistan C sahasında 2 bin 400 kişinin istihdam edilmesi ve 3 milyar dolar yatırım yapılması öngörülüyor. 758 milyon ton rezervi bulunan D sahasında termik santral yatırım tutarının 3 milyar dolar, 741 milyon ton rezervi bulunan E sahasının da maden sahası ve termik santral yatırım tutarının 3 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor.
Afşin-Elbistan havzasında bazı sahalar için geçmişte rödovans modeliyle iki kez ihaleye çıkılmış, ancak sonuç alınamamıştı. Enerji Bakanlığı'nın rakamlarına göre Türkiye de Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) kanalıyla halen kömür rezervinin yüzde 38'lik kısmı enerjiye çevrilebiliyor. Ancak mevcut sahalardan 18 bin MW kurulu güce kadar çıkabilecek rezerv bulunduğunun altı çiziliyor.
Yeterli mi? Bana sorarsanız hayır. Anayasa daki komünist mantıklı ilgili madde değişmedikçe, Güney Afrika'nın kömürü yatırım için daha kıymetli olacaktır. Anayasa Madde 168: Tabii servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve isletilmesi hakkı devlete aittir.
Bu madde orada durdukça gelişmek zor. Bakan Yıldız'dan bir adım daha bekliyorum...