Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BU kadar çok top kaybıyla ve bu kadar yavaş oyunla galip gelebilmek için gerçekten şanslı ya da çok usta ayaklara sahip olman gerekir.

        Galatasaray’da ikisi de vardı.

        Dün sadece duran toplar için sahada bulunan Sneijder’ın buram buram gol kokan ortaları ile sahanın her yerine koşmaya çalışan ve koşan Melo ve tabii ki yine Muslera ve ilk yarıdaki Sabri, Galatasaray’ın üç puanının baş aktörleriydi.

        Maçı da kaybedebilirdi Galatasaray. Ancak Konya’nın ileri uç elemanlarının ve özellikle Hasan Kabze’nin final paslarında ve vuruşlarındaki büyük hataları ile kararsızlıkları Galatasaray’ın büyük bir felaket yaşamasını önledi. Bir gol olsa Galatasaray altından kalkabilecek halde değildi.

        ilk 45 dakikaya baktığımızda Galatasaray’ın sadece Sneijder’ın ceza alanının hemen önünden kaleye vurduğu bir şutun dışında hiçbir varlık gösterememesi gerçekten enteresandı. Asıl enteresan olan ise sahada o kadar yıldız varken Galatasaray’ın bu yarıda ki en önemli gücünün Sabri olmasıydı. Sabri’nin olağanüstü sağ kanat mücadelesi hem takımını hem de tribünleri oyunda tutmasını bildi. Ancak tabii ki o kadar etkisiz elemanın yanında sadece Sabri’nin varlığı Galatasaray’ın üstünlük kurmasına olanak tanımadı. Bu yarıda Konya gol atamadıysa gerçekten büyük bir şanstı Galatasaray için.

        İkinci yarının seyri hemen hemen belliydi. Burada önemli olan Konya’nın oyunu ne kadar kendi sahasından ileride tutabileceğiydi. Elbette bunu başaramadı Konyaspor. Çünkü bu kaliteye sahip olan bir takım değil. Oyunun ilerleyen anlarında hamle bakımından Hamza hoca, Aykut hocaya oranla daha erken davrandı. Yani zamanında takıma teşhis koydu. Örneğin hiçbir varlığı olmayan Bruma’yı çıkardı. Umut’u oyuna aldı. Ama Aykut hoca aynı çevikliği Hasan Kabze’de gösteremedi. Takımının bir kişi eksik oynadığının farkına varamadı. Maç bir anda teknik direktörler arası satranç oyununa döndü ve Hamza hoca kazandı. Aykut hoca ise şu satrancı hiçbir zaman öğrenemedi.

        Ve tabii ki Melo’nun büyük mücadelesi. Kabul edelim ki bu oyuncunun sevimsiz yönleri çok fazla. Dünde bu yönlerini fazlasıyla gösterdi. Ancak takımına verdiği futbol gücü ve hırsı olağanüstü. Belki rakipler Melo’dan nefret ediyor. Ama ben içten içe böyle enerji yüklü bir futbolcuya sahip olmak için can attıklarına eminim. Zaten o sevimsiz yönleri olmasa Melo’nun dünya futbolundaki yeri bambaşka boyutlar olabilirdi. G.Saray’ın golündeki rolü ise çok büyüktü. Yani yoktan yarattı.

        Sonuç olarak maç tam bir Gaziantep maçının kopyası oldu. ‘Galatasaray iyi mi oynadı’ kesinlikle hayır. Ama bir şekilde hırsıyla, heyecanıyla o golü atmasını biliyor Galatasaray. O yüzden kalan dört haftada ligin en büyük favorisi.

        SELÇUK

        Bu yıl onun için iyi başlamamıştı. Ama Hamza hoca ile her şey yoluna girdi. Bu sezon çok kritik goller attı. Üstelik Bruma, Sneijder kötü oynadıkları zaman onların yerine de mücadele edebilecek düzeye geldi. Dün attığı gol gerçek bir golcü fırsatçılığıydı.

        OLCAN

        Ben Olcan’daki ısrarı anlamış değilim. Bu oyuncuya gösterilen yüksek anlayış kesinlikle Yasin’e gösterilmiyor. Olcan’ın yeri kesinlikle ilk on bir değil. Ama bu takımda anlayamadığım bir torpile sahip.

        Diğer Yazılar